Edebiyat severler Aziz Nesin tarafından yazılan Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz kitap özeti ve incelemesine bakmaya ne dersiniz?

Aziz Nesin Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz Kitap Özeti ve İncelemesi

Kitap İsmi: Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz Kitabın Yazarı: Aziz Nesin Kitabın Konusu: Resmî kayıt hataları yüzünden “yaşıyor da sayılmayan, ölü de sayılmayan” Yaşar’ın, bürokrasiyle boğuşmasını ve sistemin insanı nasıl ezdiğini hicivle anlatır. Okuduğunuz kitabın şahıs ve varlık kadrosu: Yaşar Yaşamaz, annesi, Nermin, memurlar, müdürler, avukatlar, polisler, hâkimler, tanıklar ve mahalleli; nüfus müdürlüğü, mahkeme, karakol ve resmî evraklar. Okuduğunuz kitaptaki olayın geçtiği Yer ve zaman hakkında bilgi veriniz: Olaylar Türkiye’de, şehir hayatı içinde resmî kurumlarda geçer. Zaman 20. yüzyıl Türkiye’sinde modern bürokrasinin yerleştiği bir dönemi yansıtır; olaylar yıllara yayılan bir uğraşa dönüşür. Kitabı siz yazmış olsaydınız başlığını ne koyardınız: Kâğıtta Yok Kitapta en çok beğendiğiniz bölümü yazınız: Yaşar’ın “Ben varım!” demesine rağmen her kapıda başka bir engelle karşılaşması; çünkü sistemin saçmalığını çok komik ama acı şekilde gösteriyor. Kitapta beğenmediğiniz bölümü yazınız: Bazı tekrar eden resmî kapı dolaşma sahneleri; çünkü aynı çaresizlik hissi uzun sürebiliyor. Kitabı siz yazmış olsaydınız sonunu nasıl bitirirdiniz: Yaşar, mahkeme kararıyla varlığını kabul ettirir ve sonra da memurlara ders veren, hak aramayı öğreten birine dönüşürdü. Okuduğunuz Kitabın özetini yazınız: Roman, Yaşar’ın daha doğduğu anda başlayan bir “kayıt” sorunuyla açılır. Yaşar’ın kimliğiyle ilgili resmî bir hata yapılır ve bu hata büyüyerek onun bütün hayatını etkiler. Yaşar büyür, çalışır, âşık olur, evlenmek ister; yani normal bir insan gibi yaşar. Ama resmî kayıtlarda sorun olduğu için bir türlü “tam anlamıyla” vatandaş sayılmaz. Bir yerde ölü görünür, başka bir yerde hiç doğmamış gibi görünür. Bu yüzden işe giremez, askerlik işlemlerini yapamaz, evlenirken bile sorun yaşar, hatta bazen karakola düşer. Yaşar’ın derdi aslında çok basittir: Devletin ona “Sen varsın” demesini ister. Fakat bürokrasi, basit bir şeyi bile karmaşık hâle getirir. Yaşar çözüm için kapı kapı dolaşır. Nüfus müdürlüğüne gider, dilekçe verir; “şu kâğıt eksik” derler. Bir belgeyi tamamlar, bu kez “öbür kurumdan onay getir” derler. Bir kuruma gider, o kurum “bizlik değil” diye geri yollar. Yaşar her seferinde bir umutla gider, her seferinde daha yorgun döner. Memurların çoğu onu dinlemez; çünkü karşılarında bir insan değil, bir dosya görürler. Kimi memur dalga geçer, kimi “yarın gel” der, kimi de işi başından savmak için kuralları bahane eder. Yaşar’ın en komik ama en acı hali burada ortaya çıkar: Yaşar herkesin gözü önünde yaşayan bir insandır, ama kâğıt üzerinde yoktur. Bu yüzden roman boyunca Yaşar’ın “gerçek hayatı” ile “resmî hayatı” sürekli çatışır. Bu süreç Yaşar’ın kişiliğini de değiştirir. Başta sakin ve saf bir adamken, zamanla sinirlenir, kırılır, bazen de umudunu kaybeder. Çünkü insanın varlığına bile inanılmaması, onu küçültür. Yaşar bazen kendini suçlu gibi hisseder: “Acaba ben gerçekten yok muyum?” diye düşünür. Bu, Aziz Nesin’in eleştirisinin en sert yeridir; sistem insanı o kadar ezer ki insan kendinden şüphe etmeye başlar. Yaşar’ın çevresindeki insanlar da etkilenir. Kimisi “boş ver” der, kimisi “uğraşma” der, kimisi de Yaşar’ı kullanmaya çalışır. Yaşar’ın sevdiği kişiyle ilişkisi bile bu sorun yüzünden zarar görür; çünkü resmî engeller, özel hayatın içine kadar girer. Roman ilerledikçe olaylar mahkemelere, karakollara ve farklı kurumlara taşınır. Yaşar, varlığını kanıtlamak için tanık bulmak zorunda kalır, belgeler toplar, avukatlarla görüşür. Her adımda bürokrasinin bir başka yüzü çıkar: İmza, mühür, fotokopi, onay, sıra, dilekçe… Hepsi küçük görünür ama insanın hayatını kilitleyen zincirlere dönüşür. Aziz Nesin bu süreci mizah ile anlatır; okur güler, ama gülerken içi de acır. Çünkü Yaşar’ın yaşadığı şey, aslında “haksızlığın sıradanlaşması”dır. Roman bittiğinde okur, Yaşar’ın hikâyesini sadece komik bir olay gibi değil; insanı insan yerine koymayan bir düzenin eleştirisi olarak hatırlar: Yaşar, kâğıtta yok sayıldıkça, gerçek hayatta da nefes alamaz hâle gelir.

Aziz Nesin tarafından kaleme alınan Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz tavsiye ettiğimiz kitaplardandır.