Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları (Lise) Sayfa 70
“9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Sayfa 70 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz. 9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 70 Batılılaşma Dönemi'ndeki Edebî Eserlerd
“9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Sayfa 70 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 70
Batılılaşma Dönemi'ndeki Edebî Eserlerde Türk Aile Yapısı Batılılaşma Dönemi'nde aile yapısında yaşanan değişimler hikâye, roman, tiyatro gibi edebî eserlerde de ele alınmıştır. Dönemin sanatçıları evlilik, aile kurumu, kadının toplum hayatındaki yeri, çocuk eğitimi, Batılılaşma gibi konularda doğru ve yanlış buldukları yaklaşımları eserlerindeki kişiler üzerinden örneklendirmiştir. Mesela ilk Türk tiyatro eseri olan Şair Evlenmesi'nde görücü usulü evliliğin neden olabileceği sorunlara mizahi üslupla değinilmiştir. Alafrangalık, alaturkalık, yozlaşma, dönemin aile yapısı gibi konular da eserlerde yer almıştır. Yazarların eserlerinde bu konuları nasıl ele aldıkları; Felatun Bey ile Rakım Efendi(1875), Araba Sevdası (1896) ve Kiralık Konak (1922) romanlarından alınan örneklerle Grafik Bilgi 2.2'de verilmiştir. Batılılaşmasını Yanlış Anlaşılması: Modernliği Batı kültürüne ve yabancı dile hayranlık, çocukların eğitimi için yabancı öğretmenler tutma, Batılı tarzda giyim kuşam, ev dekorasyonu ve eğlence düşkünlüğü olarak görme ve taklitçin, şeklinde kendini gösterir. Felatun Bey ile Rakım Efendi "Bizim Mustafa Meraki Efendi alafranga yaşama tarzını seven bir adamdı. Hani şu on beş yirmi sene öncesinin İstanbul alafrangaları var ya, onlar gibi severdi. Hem de nasıl severdi? Ekonomik durumu fazlasıyla iyi olduğundan Üsküdar'da bulunan konağı, bağı, bahçeyi ucuz pahalı demeden alafranga yaşamak için satmıştı. Tophane'nin Beyoğlu'na yakın bir mahallesinde yeni, güzel bir ev inşa ettirip buraya yerleşmişti. Alafrangaya olan merakının derecesini kagir tarzda yaptırdığı evden anlayınız." Ahmet Mithat Efendi, Felatun Bey İle Rakım Efendi(Metnin aslına sadık kalınarak kısaltılmıştır.) Araba Sevdası "Bihruz Bey ilk heyecanla beş altı ay kadar "Kalem" e devam ederek daha Fransızca bir kelime okumayı başa- ramadan, ağızdan bellediği bir hayli sözler deyimler ile alafranga genç beylerin davranışlarını, kıyafetlerini hal ve hareketlerini taklitte gerçekten büyük bir kabiliyet gösterdi. Bihruz Bey, annesinin tek çocuğu olduğu için zaten hep şımartılarak büyümüştü. Babasının serveti, oğlunun her arzu ettiği şeyi kolayca elde edebilmesine müsait olduğu gibi, gençliğinden kaynaklanan eğilimleri hiçbir şekilde, bir gün bile engellenmediği için Bihruz Bey sonraları kaleme gidip gelmeyi pek seyrekleştirmişti. Kaleme gitmediği günler ise terziye kıyafet ısmarlamak, kunduracıya ölçü vermek, saçlarını kestirmek gibi ardı arkası kesilmeyen bahanelerle Beyoğlu'nda, ötede beride vakit geçirir; cumaları ve pazarları da sabahleyin hocalarıyla yarımşar saat ders müzakeresinden sonra evinden çıkar, akşamlara kadar seyir yerlerinde dolaşırdı." Recaizade Mahmut Ekrem, Araba Sevdası (Metnin aslına sadık kalınarak kısaltılmıştır.) Batılılaşmanın Doğru Anlaşılması (İdeal Yaklaşım): Bilim, teknoloji ve eğitimi önemseme; çalışkanlık, tutumluluk, millî ve manevi değerlere saygı şeklinde kendini gösterir. Felatun Bey ile Rakım Efendi "Alafrangada kızlar iyi bir eğitim, öğretim görürler. Zavallı kızcağız öksüz büyüdüğünden pek çok şeyde olduğu gibi bundan da nasibini alamadı. Babası mızıka öğretmek için iyi bir piyano öğretmeni getirmişti. Fakat madam kendisi çalıp babası dinlediği için Mihriban Hanım "taş altında bir yılan, kaşları durur divan" şarkısından başka bir şey öğrenemedi." (...) "Fakat Rakım'ın cep harçlığına o kadar ihtiyacı yoktu. Sabahleyin Süleymaniye medresesine gidip saat dörtte oradan ayrılır, kaleme gider, sonra kalemde aldığı Fransızca dersini takip eder, kendisini biraz daha geliştirmek için de Galata'da bir hekime gidip akşam saat birde evine dönerdi. Yemekten sonra Kazancılar mahallesinden Beyoğlu'na çıkıp yine Hariciye kaleminden arkadaşı olan bir Ermeniye Türkçe okutur, bunun karşılığında da Fransızca kitaplarını karıştırmak için söz alır, vaktini böyle geçirmiş olurdu. Bu şekilde vakit geçiren bir çocuğun parayla alâkası olur mu ki?" "Hatta Rakım, cuma günleri bile, yukarıda bahsedilen Ermeni arkadaşının kütüphanesinden çıkmazdı. 0 kadar ki aile fertleri Rakım'a güven duymuşlar, kendileri Pazar günleri bir yerlere gitseler bile evin kütüphanesini ona bırakır olmuşlardı. Bu, Rakım'ın en mutlu günlerinden biri olurdu."(...)- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
9-10. Sınıf Meb Yayınları Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Sayfa 70 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok