“9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Sayfa 69 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 69


Batılılaşma Dönemi'ndeki Hukuki Düzenlemelerin Türk Aile Yapısına Etkileri Batılılaşma Dönemi'nde yaşanan hızlı değişim ve dönüşümden Türk aile yapısı büyük ölçüde etkilenmiştir. Özellikle hukuk alanında yapılan düzenlemeler, geleneksel Türk aile yapısındaki bazı değişiklikleri beraberinde getirmiştir. Bu dönemde medeni kanunun ya Fransa'dan alınması ya da İslam hukukuna dayanan yeni bir kanun hazırlanması şeklinde iki farklı yaklaşım ortaya çıkmıştır. Sonunda Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında bir komisyon oluşturularak İslamiyet'in hukuk ilkeleri ile Türk-İslam kültüründeki uygulamalara dayanan yeni medeni kanun "Mecelle"(Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye) adıyla hazırlanmıştır (Görsel 2.27). 1869'da uygulanmaya başlanan Mecelle 1917 yılına kadar yürürlükte kalmıştır. Kişi, vakıf, aile ve miras hukukuna ilişkin hükümler bulunmadığı için Mecelle gerçek bir medeni kanun niteliği taşımamaktadır. Bunda OsmanlI toplumundaki inanç farklılıklarından dolayı İslam dünyasın, herkesi kapsayacak bir aile hukukunun hazırlanmasındaki zorluklar etkilidir. Bireyin hayatı boyunca başkalarıyla kurduğu ilişkiler ve yaptığı işler büyük ölçüde medeni hukukun kapsamı içinde yer almaktadır. Örneğin doğum, erişkin oluncaya kadar ebeveyn velayeti altında bulunma, reşit olma, ikamet etme, nişanlanma, evlenme, mal mülk edinme gibi konular medeni hukuk alanına girmektedir. Hatta medeni hukukla ilişkisi kişinin ölümünden sonra da devam eder. Çünkü kişinin mirasçılarına kalan mal varlığının (miras) paylaştırılması medeni hukukun alt dallarından olan miras hukukuna tabidir. Medeni hukukun alt dallarını aile hukuku, kişiler hukuku, miras hukuku, eşya hukuku ve borçlar hukuku oluşturur. Aile hukuku ise nişanlılık, evlilik, boşanma, eşlerin sahip olduğu malların yönetimi, aile konutu, evlat edinme, velayet ve nafaka konularını kapsamaktadır. Aile hukuku alanında Mecelle ile başlayan çalışmalar yaklaşık elli yıl kadar sonra gerçek manada bir yasal çerçeveye oturmuştur. Aile hukukunu düzenleyen "Hukuk-ı Aile Kararnamesi" (Aile Hukuku Kararnamesi) 1917 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu kararnamenin hazırlanmasında İslam hukuku esas alınmakla birlikte çağın gerekleri ve toplum yapısındaki değişimler de göz önünde bulundurulmuştur. Aile Kararnamesine en düşük evlenme yaşının kadında 17, erkekte 18 olması gerektiğine yönelik bir hüküm konulmuştur. Ayrıca kararnameye göre evlenme ehliyetine sahip kadının nikâh akdinin gerçekleşebilmesi için velisinin yanı sıra hâkimin de izni gerekmektedir. Nikâh, hâkim tarafından kıyılmalı ve mahkemece onaylanmalıdır. Kararname ile eşler arasında ortaya çıkan geçimsizliğin giderilememesi durumunda eşlere boşanma hakkı tanınmıştır. En yoğun tartışmalar çok eşliliğin sınırlandırılması konusunda yaşanmış olup kocanın ikinci bir eşle evlenmesinin yasaklanmasına yönelik bir maddenin evlilik akdinde yer alabileceği kararnamede belirtilmiştir. Dönemin siyasi koşullarından dolayı Hukuk-ı Aile Kararnamesi 1919 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Araştır-Paylaş
Soru: Batılılaşma Dönemi'nde aile hukuku alanında yapılan reformların kadın ve çocuğun korunması hususundaki katkıları ve sınırlılıkları üzerine araştırma yapınız. Araştırma konunuzla ilgili sunum hazırlayarak arkadaşlarınızla paylaşınız.
  • Cevap:

SUNUM BAŞLIĞI: BATILILAŞMA DÖNEMİNDE AİLE HUKUKU REFORMLARI, KADIN VE ÇOCUK HAKLARI

1. Slayt: Giriş

Batılılaşma Dönemi’nde aile hukuku alanında Mecelle ve 1917 Hukuk-ı Aile Kararnamesi gibi düzenlemeler yapılmıştır.
Amaç; aile hayatını belli kurallara bağlamak, kadın ve çocuğu daha fazla korumaktır.

2. Slayt: Kısa Tarihçe

Mecelle (1869–1917) İslam hukukuna dayanan bir medeni kanun denemesidir fakat aile ve miras hükümleri tam değildir.
1917 Hukuk-ı Aile Kararnamesi ise evlilik, boşanma, nikâh ve velayet gibi konuları daha sistemli hâle getirmiştir.

3. Slayt: Kadının Korunmasına Katkılar

En düşük evlenme yaşının kadın için 17, erkek için 18 olarak sınırlandırılması, erken yaşta evliliklerin önünü kısmen kesmiştir.
Kadının nikâhı için sadece veli değil, hâkim izninin de gerekmesi, kadını baskıya karşı daha güçlü kılmıştır.
Nikâhın mahkemede kıyılması ve onaylanması, kadının resmî kayıtlarla haklarını aramasını kolaylaştırmıştır.
Boşanma hakkının eşlere tanınması, kadının mutsuz ve problemli evlilikten çıkabilmesini mümkün kılmıştır.

4. Slayt: Çocuğun Korunmasına Katkılar

Evlenme yaşının yükselmesi, çocuk yaşta gelin ve damat olma ihtimalini azaltarak çocukların fiziksel ve psikolojik korunmasına yardım etmiştir.
Resmî nikâh ve velayet hükümleri, çocukların “resmî aile içinde” doğmasını ve haklarının (nafaka, miras vb.) daha net tanımlanmasını sağlamıştır.
Boşanma durumunda nafaka ve velayet gibi konuların hukuk çerçevesinde ele alınması, çocuğun korunmasına katkı sunmuştur.

5. Slayt: Kadın ve Çocuk Haklarının Sınırlılıkları (Hukuki)

Mecelle tam bir aile hukuku içermediği için kadın ve çocuk hakları birçok konuda eksik kalmıştır.
Hukuk-ı Aile Kararnamesi’nde çok eşlilik tamamen yasaklanmamış, sadece sınırlandırılmış ve bu da kadın için tam bir eşitlik getirmemiştir.
Kararname kısa süre sonra (1919) yürürlükten kaldırıldığı için düzenlemelerin kalıcı etkisi sınırlı kalmıştır.

6. Slayt: Kadın ve Çocuk Haklarının Sınırlılıkları (Uygulama)

Toplumda geleneksel anlayış ve erkek egemen bakış açısı, kanunların tam uygulanmasını çoğu yerde engellemiştir.
Kadınların okuryazarlık oranının düşük olması, haklarını bilip savunmalarını zorlaştırmıştır.
Kırsal bölgelerde örf ve âdetler, resmî hukuk kurallarından daha güçlü kalmış; çocuk ve kadın her zaman yeterince korunamamıştır.

7. Slayt: Genel Değerlendirme

Batılılaşma Dönemi aile hukuku reformları, kadın ve çocuğun korunması yönünde önemli ilk adımları atmış, yaş sınırı, resmî nikâh ve boşanma gibi alanlarda ilerleme sağlamıştır.
Ancak kısa süreli uygulama, toplumsal direnç ve çok eşliliğin tam kaldırılmaması gibi nedenlerle bu reformlar tam anlamıyla eşitlikçi ve kapsayıcı olamamıştır.

9-10. Sınıf Meb Yayınları Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Sayfa 69 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.