“9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Sayfa 67 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 67

Yayımlanan fetva, ferman ve kararnamelerle yasal ve hukuki düzenlemelere gidilmiş, devlet desteğiyle Batı ülkelerine öğrenci gönderilmeye başlanmıştır, ilköğretim zorunlu hâle getirilip yaygınlaştırılmaya çalışılmış, kız çocuklarının eğitimine yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Bütün bunlar zihinsel değişimleri beraberinde getirmiş, bu durumdan gündelik yaşam ve aile hayatı da etkilenmiştir. Bu etkiler öncelikle Osmanlı başkentinde yaşayan ailelerde kendini göstermiştir. Bunun bir sonucu olarak toplumun eğitimli ve üst gelir grubuna mensup ailelerinde geleneksel aile yapısı hızla dönüşmeye başlamıştır. Bu ailelerin bireyleri giyim kuşam, yeme içme, konuşma, kadın erkek ilişkileri gibi konularda çağdaş ve Avrupai olarak nitelendirilen tarzı benimsemişlerdir. Zengin ailelerin köşk, konak ve yalıları Avrupa tarzı eşyalarla donatılmaya ve bu evlerde Batılı veya azınlık mensubu mürebbiye, hizmetçi ve dadılar çalıştırılmaya başlanmıştır. Bununla birlikte Osmanlı toplumunun büyük bir bölümünde geleneksel aile yapısı yaşanan değişimlere rağmen varlığını devam ettirmiştir. Batılılaşma Dönemi'nde Namık Kemal Görsel 2.24). Ahmet Mithat, Ahmet Cevat gibi bazı aydınlar Şemsettin Sami'nin kadının ailedeki önemini vurgulayan "Aile demek kadın demektir." sözünü benimsemiş, kadına değer vermeyen bir toplumun temelden sarsılacağını öne sürmüşlerdir. Namık Kemal, aile içindeki rol çatışmasının ailedeki mutsuzluğun ana sebebi olduğunu savunmuştur. Bu durumun genişleyerek toplumsal mutsuzluk ve huzursuzluğa yol açacağını bir yazısında şöyle dile getirmiştir: "Bir memleketin evleri bir evin odalarına benzer. Her odasında bir nefret, her gün bir kavga olan evlerde rahat mı olur? Huzur mu kalır? Dirlik düzen mi kalır? Mutluluk mu meydana gelir?"
Tanzimat ve Meşrutiyet Dönemlerinde Kadınların Eğitim Hayatına Girmesi Batılılaşma Dönemi'nde kadının eğitimi konusunda önemli değişimler yaşanmaya başlanmıştır. Tanzimat'tan önce kız çocuklarının eğitimi çoğunlukla sübyan mektepleri ile sınırlıyken Tanzimat Dönemi'yle birlikte başlayan eğitim hamlesi kız çocuklarının daha üst kademelerde eğitim almasının önünü açmıştır. Sultan Abdülmecit'in annesi Bezmiâlem Valide Sultan eğitim alanında gerçekleştirilen yeniliklere büyük katkıda bulunmuş, rüştiye (ortaokul) kademesi üstündeki ilk sivil mektebin kurulmasına öncülük etmiştir. Rüştiye mektepleri, Osmanlı eğitim sisteminde ilkokul düzeyinden sonra gelen ve genellikle 12-16 yaş arası çocukların eğitim aldığı kurumlardır. Kız öğrencilerin eğitime teşvik edilmesi amacıyla ağırlıklı kız rüştiyeleri açılmıştır. Hanedan üyesi bir kadının böyle bir eğitim kurumunun açılmasına öncülük etmesi ve bizzat katkıda bulunması, bu süreçte kız çocuklarının eğitimine verilen önemi göstermektedir. 1870 yılında ise kız rüştiyelerinde eğitim verecek kadın hocaları yetiştirmek için İstanbul'da Darülmuallimat (Kız Öğretmen Okulu) açılmıştır. Kız ebelik okulu, sanat okulu ve öğretmen okullarının yanı sıra genç kızların eğitimi için 1913-1914'te İstanbul İnas Sultanisi (Kız Lisesi) açılmıştır. 1915'te İstanbul Darülfünununda (Üniversite) kadınlar için haftada dört gün olmak üzere konferanslar verilmeye başlanmıştır. Aynı yıl İnas Darülfünunu adı ile kızlara modern anlamda üniversite eğitimi veren bir yükseköğretim kurumu açılmıştır (Görsel 2.25). Bu eğitim kurumu kadınların akademik alanda ilerlemeleri ve meslek sahibi olmalarına imkân tanımıştır. Tüm bu eğitim hamleleri eğitimin devlet ve toplum açısından önemini ve eğitim alanındaki cinsiyet eşitliği çabasını ortaya koymaktadır.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

9-10. Sınıf Meb Yayınları Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Sayfa 67 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.