“9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Sayfa 47 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 47

giysiler ile keçeden çadırlar imal etmişlerdir. Yiyecek ve içeceklerin büyük bir kısmı hayvanlardan temin edilmiştir. Bunların üretimi ve uzun süre bozulmadan kalacak şekilde işlenmesi de ağırlıklı olarak kadınların görevidir. Atlı konargöçer Türk toplumunun temelini aile oluşturmuştur. Çekirdek ailelerin kan ve soy bağına göre bir araya gelmesiyle de boy oluşmuştur. Ortak bir atadan türediklerine inanıldığı için aynı boydan olanların evlenmesi yasaktır. Boyların başında iç dayanışmayı sağlayan, adaletle hükmeden ve gerektiği zaman güç kullanmaya yetkili bir bey (beg) bulunmuştur. Türklerin çetin doğa şartları ve saldırılarla başa çıkabilmesi boylar arasındaki dayanışma ve birlikteliği sağlamaları ile mümkün olmuştur. Bunun için en uygun yöntem boylar arasında gerçekleşen evlilikler aracılığıyla akrabalık bağı kurmaktır. Eski Türkler devleti "il" olarak adlandırmış ve devletin başındaki kağan sosyal, askerî, dinî ve hukuki alanlarda toplumu yönlendiren temel otoritedir. Milletini koruyup kollamak, doyurmak ve bir arada tutmak onun görevleri arasındadır. Kağan ile baba görev ve sorumluluklar bakımından büyük ölçüde benzerlik göstermektedir. Bu durum devletin eski Türklerce "baba" figürüyle özdeşleştirilmesini ve "devlet baba" anlayışını ortaya çıkarmıştır. Köktürk Yazıtları1 nda Bilge Kağan "Türk milletinin Gök Tengri Hakan olarak beni görevlendirdi, bana kut verdi. Varlıklı, zengin millet üzerine oturmadım. İçte aşsız, dışta elbisesiz perişan milletinb üzerine hükümdar oldum. Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. (,..)Az milleti çoğalttım. Dört yandaki milleti hep itaat ettirdim, düşmansız kıldım, hepsi bana tâbi oldu."diyerek halkına karşı sorumlu bir baba gibi hareket ettiğini ifade etmiştir. Sıra Sizde
Soru: Aşağıda verilen bilgilerden yararlanarak soruyu cevaplayınız. Eski Türkçede "ög" anne demekti. Günümüzdeki öksüz kelimesinin kökeninde bu sözcük bulunmaktadır. Yusuf Has Hacip’in (1019 7-1070 ?) Kutadgu Bilig adlı eserinde iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırt edebilen (mümeyyiz) akıl anlamında ög, erdemi tercih eden akıl anlamında ise ögdülmiş kelimeleri geçmektedir. Ayrıca günümüz Türkçesindeki öğretmen, öğrenci, öğüt kelimelerinin kökeni de "ög" sözcüğüne dayanmaktadır.
Soru: Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938) "Türk, öğün, çalış, güven." sözüyle ne anlatmak istemiştir? Açıklayınız.
  • Cevap: Atatürk bu sözle Türk milletinin önce kimliğiyle gurur duymasını, sonra çok çalışmasını ve sonunda da kendi gücüne, aklına ve geleceğine güvenmesini istemiştir. Yani milletçe ilerlemenin yolu; gurur, emek ve özgüvenden geçer.

9-10. Sınıf Meb Yayınları Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Sayfa 47 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.