“9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Sayfa 103 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9-10. Sınıf Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 103

beslendiğini ve akrabalar arasındaki sevgi, saygı ve dayanışmanın önemini vurgular. "Akarsuya inanma, eloğluna dayanma." atasözünde de akrabalar dışında kalanlara bel bağlanmaması gerektiğinin öğütlendiği söylenebilir. Çünkü "el olmak" çoğu durumda akraba olmamak anlamına gelir. Soy, olumlu niteliklerin kaynağı olabileceği gibi olumsuz niteliklerin de kaynağı olabilir. "Katrandan olmaz şeker, olsa da cinsine çeker." şeklindeki atasözü, bu konudaki katı yargıları sanatsal bir tarzda ifade eder. Ebeveyn-çocuk ilişkisi de atasözlerine yansımıştır. "Akıllı evladın var, neylersin malı; akılsız evladın var, neylersin malı." atasözünde eğitimli, bilgili ve erdemli bir çocuğa sahip olmanın anne-babanın malından daha değerli olduğu belirtilir. Baba ve evlat arasındaki ilişki "Baba koruk (veya erik) yer, oğlunun dişi kamaşır." atasözünde vurgulanmıştır. Annelik ise atasözlerinde genellikle merhamet ile ilişkilendirilmiştir. "Ağlarsa anam ağlar, gayrisi yalan ağlar." sözü, bu ilişkinin akla gelen ilk ifadelerin- dendir. Yine de atasözlerinin genellemelere dayandığı ve bunların her zaman gerçeği yansıtmayacağı unutulmamalıdır. Eski Türk kültüründe ve geleneklerinde önemli bir yeri olan akrabalık ilişkileri İslam inancında da son derece önemlidir. Bu noktada ilk dikkat çeken unsur Türk atasözleri ve deyimleri ile hadislerin iç içe geçmiş olmasıdır. Öyle ki bazı hadisler zaman içerisinde aynı ifadelerle atasözü olarak kullanılmıştır. "Teyze, anne konumundadır."(Tirmizi, Birr, 6.) hadisi kültürümüze "Teyze, anne yarısıdır." şeklinde geçmiştir. İslam inancında hadislerde sıklıkla işlenen "sılayırahim" kavramı ile ifade edilen; akrabalarla ilişkiyi kesmemek, iyi ilişkiler kurmak ve hatta tek taraflı da olsa iyi duygular beslemektir (Görsel 3.26). “Allah'a ve ahirete inanan, misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe inanan, akrabalık ilişkilerini sürdürsün..." (Buhari, Edeb, 85.) hadisinde bu husus vurgulanmaktadır. Hatta Hz. Peygamber akraba ile ilişkisini kesenin cennete giremeyeceğini belirtmiş (Müslim, Birr, 19; Buhari, Edeb, 11.), akrabası kendisine kötü davransa bile onlarla iyi ilişkiler sürdürmeyi tavsiye etmiş (Buhari, Edeb, 15.), bir yardım yapılacağı zaman önce akrabadan başlanmasını emretmiş (Nesai, Zekât, 82.) ve soyu tanımanın önemini vurgulamıştır (Tirmizi, Birr ve Sıla, 49.). (...) İslam akrabalar arasında iyiliklerin paylaşılmasında din farkı gözetmemektedir. Müslüman kişinin akrabası başka bir dinden olsa veya İslam inanç ve yaşam ilkelerine aykırı bir hayat sürse bile, onunla ilişkilerini kesmemesi gerekir. Ancak İslam' da büyük önem verilen adalet ve doğruluk ilkeleri, akrabalık bağı sebebiyle çiğnenemez. Müslüman en yakın akrabası aleyhinde de olsa, doğruluktan ve adaletten ödün veremez. Ahiret hayatında da akrabalık ilişkisi bir fayda sağlamayacaktır. Hz. Peygamber'in kızı Fatıma'ya eğer dünyada İslam'a göre doğru ve güzel davranışlarda (salih ameller) bulunmamışsa, ahirette bir peygamber olarak kendisinin bile onu kurtaramayacağını ifade etmesi bu gerçeği vurgulamaktadır(
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

9-10. Sınıf Meb Yayınları Türk Sosyal Hayatında Aile Ders Kitabı Sayfa 103 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.