Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 48
“Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 48 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 48
750'de Emevileri yıkıp halifeliği ele geçiren Abbasiler, felsefi ve bilimsel çalışmaları teşvik ederek kültürel bir zenginliğin doğmasını sağlamıştır. Özellikle ilk dönem Abbasi halifeleri, hangi dilden ve dinden olduklarına odaklanmaksızın bütün bilim insanlarına değer vererek onların birikimlerinden yararlanmıştır. Abbasilerin bu entelektüel yaklaşımı İslam düşüncesinin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Abbasiler Dönemi'nde Müslümanlar, öncelikle kadim medeniyetlerin bilgi birikiminden yararlanmışlardır. Bilim ile felsefeye dair eserlerin Grekçe, Sanskritçe ve Farsçadan Arapçaya çevirisi yapılmıştır. Özellikle Halife Me'mun Dönemi'nde çeviri faaliyetleri üst düzeye ulaşmış; Arapça, İslam medeniyetinin ortak bilim dili hâline gelmiştir. Çevirilerin oluşturduğu kültürel ortamla İslam dünyasında bir uyanış meydana gelmiştir. Müslümanlar akli ve naklî (dinî) bilimlerde büyük bir ilerleme göstermiş ve felsefede, matematikte, astronomide, tıpta, fizik ve kimyada atılım yapmışlardır. Kelam, tefsir, hadis, fıkıh gibi dinî ilimler birer disiplin hâline gelmiştir. Müslüman düşünce ve bilim insanlarının çabalarıyla İslam medeniyetinin altın çağı, bir İslam rönesansı yaşanmıştır. Abbasi devletinin başkenti Bağdat, dünyanın önde gelen bilim ve kültür merkezlerinden biri olmuştur. Bağdat, 1258'de Moğollar tarafından işgal edilmiş ve yağmalanmıştır. Kütüphaneler tahrip edilmiş ve kütüphanedeki kitapların bir bölümü yakılmış, bir bölümü de Dicle Nehri'ne atılmıştır. Nehrin günlerce mürekkep renginde aktığı söylenmiştir. Kültürel hayat bu işgalden büyük zarar görmüştür. Öyle ki Moğol işgali, İslam medeniyetinin duraklamasının en önemli sebeplerinden biri olarak görülmüştür. SIRA SİZDE Şu hususu bilhassa göz önünde bulundurmak gerekir: Tarih bir anlamda siyasi, ekonomik, fikri ve ilmi güçlerin mücadele sürecidir. Çeşitli güçlerin mücadeleleri sonunda tarihte büyük bir ilerleme kaydedilmiş, parlak uygarlıklar kurulmuştur. İnsanlığın büyük ve değerli kazanımları olan bu başarılar karşıt güçlerin mücadeleleri sonucu olarak gerçekleşmiştir. İslam tarihinde de bu durum aynen vardır. Selef, sûfîler, kelamcılar, fıkıhçılar, filozoflar birer güç odağıdır. İslam tarihi bu güçlerin mücadele süreci ve alanıdır. Şayet bu farklı fikir akımları ve onların yekdiğeriyle mücadeleleri olmasaydı büyük ve parlak İslam medeniyeti kurulamaz, İslam kültürü bu kadar renkli ve zengin olmazdı. Bu parlak uygarlığın oluşumunda ve bu zengin kültürün vücut bulmasında birer güç odağı olan Selefin, sûfîlerin, kelamcıların, fıkıhçıların, tarihçilerin ve filozofların katkıları büyüktür, hizmetleri değerli olmuştur.Soru: Karşıt düşüncelerin mücadelesi toplumu olumlu yönde mi yoksa olumsuz yönde mi etkilemiştir? Düşüncelerinizi paylaşınız.
- Cevap: Karşıt düşüncelerin mücadelesi, toplumu olumlu yönde etkilemiştir. Farklı fikirlerin çatışması, bilgi ve kültürel zenginlik yaratmış, büyük İslam medeniyetinin doğmasına katkı sağlamıştır. Bu çeşitlilik, İslam kültürünün gelişimini hızlandırmıştır.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 48 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok