“Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 13 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 13

Türklerin inanışına göre gök, Dünya'ya paralel ve kubbeli bir daire şeklinde olup çok katmanlıdır. Göğün merkezinde Demirkazık da denilen Kutup Yıldızı bulunmaktadır. Türkler, Kutup Yıldızı'nı gökyüzünün göbeği olarak kabul etmişler ve gök kubbenin bu yıldız etrafında döndüğünü tasavvur etmişlerdir. Büyükayı takımyıldızının yıl içerisindeki hareketlerine bağlı olarak mevsimleri ve takvimi oluşturmuşlardır. Gök kubbenin, Kutup Yıldızı'nın etrafındaki yıllık deviniminin yanında, Gök Çarkı da (Çarkıfelek) sürekli devinim hâlindedir. Bazı kaynaklarda, Gök Çarkı'nın dönüşünün ejderha sayesinde olduğunu gösteren bilgiler mevcuttur. Oğuz Kağan Destanı'nda göğün sembolünün "altın yay" olarak düşünülmesi, Türklerin Gök Çarkı'nı yay şeklinde tasavvur ettiklerine işaret eder. Bu unsurlar Türklerin efsanelerine, sembollerine ve dinî törenlerine de yansımıştır. Âlemin orta tabakasını oluşturan Dünya, insanın yaşadığı alan olarak merkezî bir konuma sahiptir. Dünya, genellikle yer ve yer altı olarak iki tabaka şeklinde düşünülmüştür. İnsanların üzerinde yaşadığı alan yer tabakası; ölülerin gömüldüğü, ağaçların kök saldığı ve suların çıktığı tabaka ise yer altı tabakası olarak kabul edilir. Eski Türk toplumlarında Dünya sadece insanların yaşam alanı değildir. Gökte, yeryüzü ve yer altında insanların yaşamlarını etkileyen ruhların (iyelerin) bulunduğuna da inanılmıştır. Dünya kutsal dağlar, dünya ağacı ve yağmur aracılığıyla göğe bağlıdır. Eski Türk inancında Dünya su üstünde yüzen bir dört köşe veya dikdörtgen, gökyüzü de bir daire olarak düşünülmüştür. Eski Türklere göre evren; ağaç, demir, ateş ve su olmak üzere dört unsurdan meydana gelmiştir. Onlar âlemin bir zaman ve düzen içinde var olduğunu düşünerek onunla bütünleşmişlerdir. Oğuz Kağan Destanı'nda Oğuz Kağan'ın çocuklarına Gün, Ay, Yıldız ve Gök, Dağ, Deniz isimlerini vermesi evren tasavvuru açısından anlamlıdır. Oğuz Kağan'ın gök ve yerle sembolik olarak bütünleşmesi, Türk birliğini kurma düşüncesinin bir ifadesi olarak da görülebilir. Dünya, Tanrı tarafından insanların hayatlarını sürdürebilecekleri şekilde düzenlenmiştir. Göktürkler ve Kırgızlar Dünya'nın tam merkezinde, doruk noktasının altında özel bir mekâna yerleşmiş olduklarına inanmışlardır. Göktürkler için Dünya'nın merkezi etrafı ırmaklarla çevrili Ötüken bölgesidir. Ötüken'in merkezinde bulunan dağın hem göğün temel direği hem de Dünya'nın ekseni olduğunu benimsemişler ve Dünya'nın merkezi olarak tasavvur edilen vatan toprağını kutsal kabul etmişlerdir.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 13 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.