Temel Dini Bilgiler (İslam-1) Lise Ders Kitabı Cevapları Sayfa 22
“Temel Dini Bilgiler (İslam-1) Lise Ders Kitabı Cevapları Sayfa 22 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Temel Dini Bilgiler (İslam-1) Lise Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 22
Kişinin sahip olduğu izzetli ve onurlu duruş, asla başkalarına tepeden bakmasına veya kibirlenmesine yol açmamalıdır. Nitekim Yüce Allah, “Şüphe yok ki Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları hiç sevmez.”43 buyurmuştur. Mümin, gerçek değerini kendi nefsinde değil, Allah katındaki konumunda arar. Bu bilinç kişiye, sarsılmaz bir öz güven kazandırırken aynı zamanda tüm canlılara karşı mütevazı bir duruş sergilemesini sağlar. Kur’an-ı Kerim’de yer alan, Asıl güç ve izzet Allah’ındır, Resulünündür, müminlerindir; fakat münafıklar bunu bilmezler!”44 ayeti, bu güvenin asıl dayanağını açıklar. Allah’tan (cc) hakkıyla sakınan bir gönül, dünyevi hiçbir güçten korkmaz. Bu da kişiye toplumsal baskılar karşısında hakkı savunma cesareti yani şecaat verir.
Bu duruşun tamamlayıcısı ise tevekküldür. Müslüman, bir işe girişirken sonucun mutlak sahibinin Allah (cc) olduğunu bilir. Bu teslimiyet onu başarısızlık korkusundan özgürleştirir. Çünkü onun için gerçek başarı, sadece hedefe ulaşmak değil; halis bir niyetle gösterilen gayretin kendisidir.
İlkeli yaşamanın en temel sınavı, kişinin kimsenin tanıklık etmediği yalnızlık anlarında verdiği kararlardır. Toplumsal onay veya kınama kaygısının ortadan kalktığı bu alan, insanın gerçek karakterinin aynasıdır. Müslüman için bu anlar, ihsan makamının tecelli ettiği yerdir. Hz. Peygamber’in ifadesiyle, Allah’ı (cc) görüyormuşçasına yaşamak45; sadece başkalarının yanındayken değil, kapalı kapılar ardında da aynı ahlaki vakarı korumayı gerektirir. Zira inanan bir kalp bilir ki insanlardan gizlenebilen her şey Allah’a (cc) ayandır. Bu bilinç, kişiyi diğer insanların yanı sıra kendi vicdanına karşı da dürüst kılar. Kimsenin görmediği yerde dahi haktan sapmayan, emanete hıyanet etmeyen ve harama el uzatmayan kişi; ilkelerini menfaatlere değil, mutlak bir teslimiyete bağlamış demektir. Bu sadakat, bireyin şahsiyetini sağlamlaştırır.
Değerden Hayata
Soru: Aşağıdaki metni okuyunuz ve soruların cevaplarıyla ilgili düşüncelerinizi sınıf arkadaşlarınızla paylaşınız.
İslam’ın ilk yıllarında Mekke’nin ileri gelenleri, Hz. Muhammed’in (sav) getirdiği mesajın kendi kurdukları adaletsiz düzeni (zorbalık, sömürü, sınıfsal ayrım) sarstığını fark ederler. Önce alay ederler, sonra sosyal dışlama (boykot) uygularlar. Sonuç alamayınca pazarlık ve tehdit yoluna başvururlar. Mekke’nin nüfuzlu isimleri, Hz. Muhammed’in amcası Ebu Talib’e giderek ağır bir baskı kurar ve onu tehdit ederler. Ebu Talib hem yeğenini korumak istemekte hem de kabilesinin yok olmasından endişe etmektedir. Yeğenini çağırır ve durumu anlatarak, “Beni ve kendini koru, gücümün yetmeyeceği yükü üzerime yükleme” der. Bu, bir insanın en yakınından gelen en büyük duygusal baskıdır. Bir yanda hayatta kalan tek koruyucusu ve amcası, diğer yanda ise uğruna yaşadığı ilkeleri, inançları vardır. Hz. Muhammed (sav) amcasına şu yanıtı verir:“Ey amca! Vallahi, bu işi bırakmam için güneşi sağ elime, ayı da sol elime koysalar; ben yine de bu davadan vazgeçmem. Ya Allah onu galip kılar ya da ben bu yolda ölürüm!
- Cevap:
Soru: 1) Metinde Hz. Muhammed (sav) Mekkeli müşriklerin yaptığı zorbalık karşısında nasıl bir duruş sergilemiştir?
- Cevap:
Soru: 2) Sizin “Dünyaları verseler vazgeçmem” dediğiniz temel ilkeniz nedir?
- Cevap:
Soru: 3) Duygularınız ile ilkeleriniz çatıştığında nasıl bir yol izlersiniz?
- Cevap:
Soru: 4) Kişinin kendi ilkeleri uğruna mücadele vermesinin özgürlükle ilişkisi nedir?
- Cevap:
Temel Dini Bilgiler (İslam-1) Lise Ders Kitabı Sayfa 22 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.