“Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Cevapları E Yayınları Sayfa 74” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Cevapları E Yayınları Sayfa 74

Dinimizin bize öğütlediği yoksulu gözetme ibadeti bizim toplumumuzda bir kültürün oluşmasını sağlamıştır. Tarihimizde bunun en güzel örnekleri mevcuttur. Osmanlı Devleti zamanında da bize örnek olacak yoksulu gözetme örnekleri sergilenmiştir. Örneğin ramazan günlerinde pek çok zengin hiç tanımadığı mahallelerde bakkal, manav dükkânlarına gider, veresiye defterinin rastgele sayfalarındaki kimselerin borçlarını ödeyip kendilerini tanıtmadan çekip giderlerdi. Böylece borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu; borcu sildiren, kimin borcunu ödediğini bilmezdi. Bununla birlikte genellikle camilerin bulunduğu yerlerde sadakaların içine bırakıldığı "sadaka taşları” vardı. Bu sadaka taşlarına insanlar sadakalarını gizlice bırakır, bırakılan sadakalardan ihtiyaç sahipleri, ihtiyaçları kadar alırlardı. Bu şekilde "sadaka verenin, sadaka alanı incitmemesi” sağlanmış olurdu. Dolayısıyla bu şekilde infak etme davranışlarının sergilenmesi toplumda barış ve güveni sürekli hâle getirmişti. Toplumsal kaynaşmayı sağlamış, zenginden fakire bir şefkat ve merhamet; yoksuldan zengine bir saygı ve sevgi köprüsü oluşturmuştu.

Müminlerin paylaşmak için sadece maddi imkânlara sahip olmaları gerekmez. Kur’an-ı Kerim’de: “Takva sahipleri (sorumluluklarının bilincinde olanlar), bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar (infak ederler). Öfkelerini yenerler ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.” buyrularak bollukta ve darlıkta başkalarını gözetmek öğütlenmiştir.

Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette özellikle yoksullar, yetim ve öksüzler belirtilmek suretiyle insanların yardımlaşmaları ve dayanışma içinde olmaları emredilmiştir. Örneğin bir ayette bu durum şöyle ifade edilmiştir: “... De ki: Maldan harcadığınız şey; ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular için olmalıdır. Şüphesiz Allah, yapacağınız her hayrı bilir...” olarak ifade edilmiş, yine ilgili bir ayette de durum şu şekilde vurgulanmıştır: “Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rabb’leri katında mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.”

Müminler bu görevi, mümin olmanın bir gereği gibi görmelidir. Çünkü olgun insan olmanın yolu başkalarına yardım elini uzatmaktan geçmektedir. Bu nedenle imkân sahibi müminler bu görevi yapmaya muhtaç olduklarını düşünmelidir. Böyle bir anlayış da toplumdaki eşitsizlikleri gidermeyi ve insanlar arası ilişkilerde olumlu adımlar atmayı sağlayacaktır. Ayrılıkların ve huzursuzlukların giderilmesine vesile olacaktır. Aynı zamanda müminler bu görevi herhangi bir karşılık beklemeksizin sırf Allah’ın (c.c.) rızasını kazanmak amacıyla yerine getirmelidir. Bunun yoksulların bir hakkı olduğunu bilmelidir. Dolayısıyla yardım edilen yoksul ve ihtiyaç sahiplerinin onurları zedelenmemelidir. Malın iyisinden verilmeli45, yoksul kişiye saygı ile davranılmalı ve minnet altında bırakılmamalıdır.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır. 

Temel Dini Bilgiler E Yayınları İslam 1 Ders Kitabı Cevapları Sayfa 74 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.