Susuz Gelecek Hikaye
"Susuz Gelecek Hikaye" okumak için aşağıdaki yayınımızı inceleyiniz.
Susuz Gelecek Hikaye
Yıl 2070, aylardan Mayıs. Yine karanlık bir gün, bugün de hayattayım. Vücudum halsiz, yürümeye gücüm yok. Susuzluğumu her hücremde hissediyorum. Masanın üstündeki bardağa bakıyorum, o da benim kadar susuz. Su bulmak zorundayım. Sürüklenen adımlarla evden çıkıyorum. Sokaklar da benim kadar, evim kadar susuz ve renksiz. Yeşilden eser kalmamış. Ağaçlar kuru, bahçeler çiçeksiz, her şey benim kadar çaresiz. Sıcaktan kurumuş topraklar, susuzluktan sürünen hayvanlar, susayan çocuklarına bir bardak su isteyen anneler bana çaresizliği anlatıyor. Etrafımda, ellerinde boş kaplarla su aramaya giden insanlar var. Benim de elimden gelen tek şey bu. Su kaplarımı alıp, yürümeye başlıyorum. Su buluncaya kadar yürüyebilecek miyim? Vücudum susuzluğa ne kadar dayanacak? Uzunca bir müddet yürüdükten sonra, susuzların kuyruğunu görür gibiyim. Kuyruktakilerin tek isteği biraz su alabilmek. İnsanlar sıralarının gelmesini beklerken sabırsızlanıp birbirlerine giriyorlar. Bu sıraya nasıl gireceğimi, burada ne kadar bekleyeceğimi bilemiyorum. Umutsuzca yere oturuyorum. Dedem anlatırdı; onların çocukluğunda bahar mevsimi bol yağmurlu geçermiş. Dereler, ırmaklar dolup taşarmış. Kışın lapa lapa kar yağar, toprak karı emerek bereketlenirmiş. Yağmur ve kar bolluk, bereket demekmiş. Yeşilin her tonu huzur verir, mavinin sonsuzluğu yeri ve göğü sararmış. Mavinin beslediği yeşil bana yabancı, bize yabancı. Hiç tanımadığımız renkler bunlar. Mavi ve yeşili bizden alan ne? Bu dünyanın, bizden önceki sahiplerinin bencillikleri, düşüncesizlikleri olabilir mi? Dereleri, çayları, denizleri zehirleyen fabrikalar atıkları... Hırsları yüzünden arıtma tesislerini kurmadan para kazanan fabrikatörler. Dişlerini fırçalarken bir kova suyu boşa akıtan insanlar. Villaların, binaların bahçesinde hiçbir amaca hizmet etmeyen süs havuzları. Tamamen dikkatsizlikten ya da kasten çıkarılan orman yangınları. Yeşili, yağmur bulutlarını, bereketi bizden uzaklaştırdı. Çok acı bir gerçek, bu sorumsuzlar bizim insanlarımız. Allah'ım bu ne rahatlık? Oysa ben su için birbirlerini öldürecek insanların devrinde yaşıyorum. Su savaşlarının tam ortasındayım. Bu devirde hayat durdu. O sorumsuz insanların bencilce kullandıkları teknolojiyle bile üretemediğimiz ama tüketmek zorunda olduğumuz bir nimeti nasıl bu kadar hor kullanırlar? Onları anlamıyorum. Herkes bilir, "Su yoksa yaşam da yoktur." Bizler hak etmediğimiz bir hayatı yaşıyoruz. Bütün bu sitem dolu gerçekleri düşünürken sıra bana gelmişti. Saatlerdir beklediğim o anda, çatlayan dudakları susuzluktan acıyan ben, bir damla suyla mutluydum. İşte dünyanın eski sahipleri, bizim için mutluluk bu kadar ucuz, bir o kadar da pahalı."Susuz Gelecek Hikaye (Çocuklardan Ev Yapımı Öyküler)" ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok