“Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Sayfa 49 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Sayfa 49

Ata Tohumların Korunması Son yıllarda endüstriyel tarımın etkisiyle ata tohumları hızla kaybolmuş; bunların yerine daha fazla ürün veren, hastalıklara karşı daha dayanıklı, dış görünüşü daha çekici olacak şekilde geliştirilen ancak organik yapısı değiştirilmiş tohumlar artış göstermiştir (Görsel 2.19). GDO şeklinde bilinen genetiği değiştirilmiş tohumların büyük kısmının varlığından tüketiciler haberdar değildir. Tarımsal gelir açısından kısa vadede kazanç artışı sağlayan bu uygulamalar insan sağlığına etkileri açısından riskleri barındırsa da gıda üretimine olan gereksinim ve ucuz gıdaya yönelik eğilimlerden dolayı bu tohumların üretimine devam edilmektedir. Bu uygulamalarda kullanılan tohumlar endüstriyel olduğu için birçoğu, firmaların alıcıları tohum açısından kendine bağlama stratejisinden kaynaklı olarak kısırlaştırılmıştır. Endüstriyel tohumlar yüksek verim vermesine rağmen üründen tohum elde edilemediği için firmalardan her yıl yeniden tohum alma gerekliliği oluşmaktadır. Bu durum bir ülkedeki tarımın geleceği açısından risk taşıdığı gibi gıda üretimindeki stratejik durumdan dolayı da büyük bir tehlike barındırmaktadır. Bitkisel üretimdeki bu olumsuzlukların benzeri hayvansal üretimde de yaşanmaktadır. Yerli hayvan ırklarının ıslah edilmesi sonucu bu ırklar yok olmaktadır. Daha fazla üretim hedefi için yapılan bu uygulamalarda maddi kazanç açısından hedefe ulaşılırken gıda güvenliği ve sağlık açısından taşıdığı riskler göz ardı edilmektedir. Görsel 2.19: Gıda güvenliğinin geleceği ata tohumları Kimyevi Maddelerin Canlılara Etkisi Görsel 2.20: Tarım ilaçlarının arılara etkisi Tarımsal faaliyetlerin üretim aşamasında diğer canlılar için en büyük risk kaynağı kullanılan kimyasal ilaçlar (pestisit) ve kimyevi gübrelerdir. Bu kimyasallar bitkilerin ve tarım ürünlerinin yapısına girerek bunları tüketen insan ve diğer canlıların sağlıkları açısından risk oluşturmaktadır. Ayrıca toprağa ve suya nüfuz ederek onların yapısını değiştirmektedir. Böylelikle sadece kullanıldığı yıl değil sonraki yıllarda da olumsuzluklarını sürdürebilmektedir. Tarımsal haşereleri ortadan kaldırarak bitkilere zararını önlemek için kullanılan kimyasal tarım ilaçları kontrolsüzce uygulandığı zaman tarım ürünleri üzerinde kalıntılar bıraktığı gibi toprak ve sudaki mikroorganizmalara da olumsuz etki yapmaktadır. Bunun en büyük yansımalarından biri de arılar üzerinde görülmektedir. Son yıllarda dünya genelinde büyük miktarda arı ölümleri yaşanmaktadır. Bunun çeşitli sebepleri olmasına karşın en büyüklerinden biri de tarım alanlarında kullanılan kimyasal böcek ilaçlarıdır (Görsel 2.20). C. TARIMDA SOSYAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Sosyal sürdürülebilirlik, toplumsal değerlerin korunması ile ilgili bir kavram olmasına karşın daha çok eğitim, sosyal sınıf ve etik gibi soyut konuları kapsamaktadır. Ayrıca gıda, giyim ve barınma gibi temel ihtiyaçlar da sosyal sürdürülebilirliğin önemli parçası durumundadır. Toplumsal değer ve ihtiyaçların sürdürülebilirliği aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirliğin kalitesini belirleyen önemli bir basamaktır. Tarımda sosyal sürdürülebilirlik, insan odaklı bir gelişmenin sağlanmasına ve bu sayede kırsal alanda yaşayanlar başta olmak üzere toplumda refah düzeyinin artırılmasına dayanmaktadır.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 49 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.