“Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Sayfa 32 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Sayfa 32

Hızla artan dünya nüfusu insanların gıda ihtiyacını da artırmıştır. Bu ihtiyacın karşılanması için kullanılan tarım yöntemleri beraberinde çevresel sorunları, sağlık sorunlarını ve doğal kaynakların aşırı tüketimini getirmiştir. Sadece yüksek verime ve üretime dayalı tarımsal yöntemlerin gündeme getirdiği bu sorunlar neticesinde son yıllarda çevreye daha duyarlı, insan sağlığını tehdit etmeyen ve doğal kaynakları gelecek nesillere aktaran, tarım tekniklerini içeren sürdürülebilir tarım kavramı ortaya çıkmıştır. Sürdürülebilir tarım çevreye ve doğal kaynaklara zarar vermeden toprağın işlenmesinden ürünün hasadına hatta tüketimine kadar olan sürecin her aşamada kontrol edilmesi olarak tanımlanabilir. Kısaca çevreyi ve doğal kaynakları koruyup gelecek nesilleri de düşünerek bugünün insanlarının besin ihtiyacının karşılanması olarak da tanımlanabilir. Sürdürülebilir tarımın hedefleri genel olarak şu şekildedir: • Doğal kaynakların korunması, • Besin kaynaklarının genetiğinin korunması, • Çevrenin korunması, • Tarımsal işletmelerin teknolojik açıdan ve altyapı açısından modern hâle getirilmesi, • Tarımsal verimliliğin artırılarak devamlılığının sağlanması, • Mevcut kaynaklardan en üst seviyede faydalanılması, • Toprağın korunması ve verim derecesinin arttırılması, • Kırsal nüfusun refah seviyesinin yükseltilmesi. Görsel 2.1: Gelişmiş ülkelerde sürdürülebilir tarım uygulamaları Sürdürülebilir tarım uygulamalarında konuların ele alınış şekli ve öncelikleri ülkelerin gelişmişlik seviyelerine göre değişmektedir. Refah seviyesi yüksek ülkelerde sürdürülebilir tarım uygulamaları çevresel kalite ve mevcut kaynakların insan sağlığına olumsuz etkileri üzerine yoğunlaşmaktadır (Görsel 2.1). Gelişmekte olan ülkelerde ise yoksullukla mücadele ve gıda güvenliği üzerine eğilmiştir. Sürdürülebilir tarım modelleri geri kalmış ülkelerde ekonomik koşulların yetersizliği ve düşük eğitim seviyesinden dolayı uygulanamamaktadır. Sürdürülebilir tarımın ekonomik olarak en önemli etkisi birim alandan daha fazla ürün almaya imkân tanırken yerel halka da yeni istihdam alanları sağlayacak olmasıdır. Çevresel anlamda ise doğaya zarar vermeden üretilen ürünlerin sağlıklı bir şekilde tüketiciye ulaşmasını sağlamasıdır. Sürdürülebilir tarım uygulamaları doğaya verilen zararları engelleyerek kırsal bölgelerde yaşayan insanların ekonomik olarak ek gelir elde etmesini sağlayıp kırsal alanlardan kentlere olan göçün de önüne geçecektir. 1798 yılında ilk kez Thomas Malthus (Tamıs Maltıs) dünya genelinde görülen nüfus artışından dolayı üretilen gıdanın nüfus artış hızına yetişemeyeceğini ve bu durumun kıtlık ve savaşlara sebep olacağını ileri sürmüştür. Ancak 21. yüzyılın ortalarından itibaren nüfus artışına bağlı gıda ihtiyacı tarım alanındaki teknolojik gelişmeleri de beraberinde getirmiş ve “Malthus Kapanı” adı verilen görüş geçerliliğini yitirmiştir. Bununla birlikte gelecekte yaşanacak sorunlarla ilgili tartışmaların toplum üzerindeki kaygıları harekete geçirmesi 1950 - 1960 yılları arasında başlamıştır. Rachel Carson’ın (Recıl Karsın) 1963 yılında yayımlanan “Sessiz Bahar” isimli kitabında tarımsal faaliyetlerden kaynaklı çevresel sorunlar ve riskler üzerinde durulmuştur. Çevreyle ilgili uluslararası ilk konferans 1972 yılında Stockholm’de gerçekleşmiş, sonrasında da 1983 yılında BM bünyesinde “Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu” kurulmuştur.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 32 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.