“Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Sayfa 16 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Sayfa 16

D. TARIMSAL FAALİYETLERİN GELECEĞİ Artan dünya nüfusu, kentleşme, değişen tüketim alışkanlıkları ve iklim değişikliği tarımsal faaliyetlerin geleceğini önemli ölçüde etkilemektedir. Bu durum gıdaya talebi artırarak doğal kaynaklar üzerinde baskı oluşturmaktadır. Toprak erozyonu, yanlış arazi kullanımı ve kentlerin tarım alanlarını işgali gibi nedenlerle tarımsal alanlar giderek azalmaktadır. Ayrıca iklim değişikliği de tarımda üretimin azalmasına neden olmaktadır. Tarıma elverişli alanların zaman içinde daralması ve kullanılabilir su kaynaklarının azalması, tarımı birçok açıdan stratejik bir sektör hâline getirmiştir. Tarım sadece gıda üretimi yönüyle değil; istihdam, dış ticaret dengesi, sanayi ve hizmet üretimi gibi birçok konuda öneme sahiptir. Gelecekte tarımsal faaliyetlerin temel hedefi üretim, arz ve gıda güvenliği olacaktır. Fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri itibarıyla tüketime uygun, yeterli, sağlıklı, güvenilir tarımsal ürünlere ve besleyici gıdaya erişim büyük önem taşımaktadır. Biyoçeşitliliğin korunması ve GDO’lu ürünler karşısında geliştirilecek yaklaşımlar tarımsal faaliyetlerin geleceğinde belirleyici olacaktır. Özellikle son yıllarda tarımsal ilaç ve yapay gübrelerin bilinçsizce kullanımı, tarımsal üretimde artışın yanında kalitesiz ve insan sağlığını tehdit eden tarımsal ürünlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca kullanılan bu ürünler bitki sağlığını ve ekolojik dengeyi bozmaktadır. GDO’lu ürünler dış görünüşünden anlaşılmamaktadır laboratuar incelemesi ile anlaşılır. Verimli tarım arazilerinin giderek azalması ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin devam etmesi durumunda gelecekte tarımsal üretim dünya nüfusunun ihtiyacını karşılayamayacaktır. Bu sorunun çözümü için genetik mühendisliği çalışmaları ve biyoteknolojik çalışmalarla olumsuz çevre koşullarına ve bitkisel zararlılara daha dayanıklı bitki ırkları üretimi fikri ortaya çıkmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) olarak tanımlanan ırklar elde edilmiştir. Bu bitkiler hem çevresel koşullara dirençlidir hem de çok fazla tarımsal ilaç kullanmadan daha fazla ürün elde edilmesini sağlamaktadır. Ancak GDO’lu bitki üretiminin yüksek teknoloji gerektirmesi, ülkeleri tarımsal üretimde belli başlı devletlere bağımlı kılmaktadır. Ayrıca bu bitkilerin yapılan deneylerle de kanıtlanmış birçok sağlık problemine ve doğal türlerin yok olmasına neden olduğu belirlenmiştir. Bu risklere rağmen dünya üzerindeki gıda ihtiyacının her geçen gün artması GDO’lu bitkilerin üretimini de artırmaktadır. Dünyada baş döndürücü hızla ilerleyen teknolojik gelişmeler tarım alanında da kendini göstermektedir. Üreticiler başta olmak üzere birçok insana büyük kolaylık sağlayan tarım teknolojilerindeki gelişmelerin günümüzdeki zirve noktası Tarım 4.0 teknolojisidir. Tarım 4.0 ya da dijital tarım olarak adlandırılan gelişmeler, hassas çiftlik üretim sistemine dayalı tarım mühendisliğinin dönüşümüdür. Bu akımın temel amacı tarımda sürdürülebilir üretimin sağlanmasıdır. Dijital tarımda gelinen nokta, bir anda gelişen bir sürecin sonucu değildir. Tıpkı Sanayi Devrimi’nin aşamalarında olduğu gibi Tarım 4.0’da da yıllarca süren bir gelişim evresi yaşanmıştır.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 16 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.