“11-12. Sınıf Sosyoloji 1 Ders Kitabı Cevapları Sayfa 22 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Sosyoloji 1 Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 22

Krallık ortadan kaldırılınca ve dinin siyasi alandaki etkisi kırılınca süreç içinde toplumu ulusal kimlik etrafında bütünleştirmeyi amaçlayan milliyetçilik akımı ortaya çıktı. 1789 Fransız İhtilali’nin etkileri Fransa sınırlarını aşarak birçok ülkeyi etkiledi. Fransız İhtilali “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” gibi ideallerle şekillendi ancak yeni sınıfsal eşitsizlikler, uzun yıllar süren siyasal istikrarsızlıklar ve çatışmaları beraberinde getirdi. 18-19. yüzyıllarda yaşanan büyük dönüşüm siyasal egemenlik biçimini olduğu kadar toplumsal bütünleşmenin dayandığı meşruiyet temellerini de sarstı. Bu süreçte Avrupa ülkelerinde dinin toplumsal bütünleştirme fonksiyonu zayıflarken milliyetçilik güçlendi, bazı monarşiler yıkıldı ve yeni ulus devletler kuruldu. Milliyetçilik toplumlara yeni bir millî kimlik verme ve onları bu kimlik etrafında bütünleştirmeye çalışırken sosyoloji yeni bir toplumsal düzenin kurulmasına düşünsel katkıda bulunuyordu. Sosyologların kurmaya çalıştığı kolektif bilinç milliyetçilik için de bir hedefti. Bu anlamda milliyetçilik, modern toplumlarda ortak bellek ve kimlik inşa ederek toplumun dağılmasını önleyen birleştirici bir unsur vazifesi gördü. Avrupa devletleri, 15. yüzyıldan itibaren sürdürdükleri sömürgecilik [kolonyalizm (Görsel 1.6)] faaliyetleri sayesinde büyük bir ekonomik güç elde etti. Biriken bu ekonomik sermaye, bilim ve teknoloji alanındaki yatırımların artmasına imkân sağladı.

Sanayi Devrimi ile üretim kapasitesinin genişlemesi, ham madde ve pazar ihtiyacını daha da artırdı. Bu durum, Avrupa devletlerinin sömürgecilik faaliyetlerini hem hızlandırdı hem de daha sistemli hâle getirdi. Ancak sömürünün yalnızca askerî yöntemlerle sürdürülmesi hem zor hem de yüksek maliyetliydi. Bu nedenle sömürgeleştirilen toplumları tanımaya, onları uzun vadeli ve daha kapsamlı bir biçimde egemenlik altına almaya yönelik yeni stratejiler geliştirildi. Bu amaçla Asya ve Afrika toplumları hakkında coğrafya, tarih, dil, din ve kültür alanlarında kapsamlı araştırmalar yapıldı. Bu süreçte ortaya çıkan oryantalist çalışmalar; çoğu zaman Doğu’nun nesnel ve somut gerçekliğini yansıtmaktan ziyade Batı’nın ön yargılarını, beklentilerini ve Doğu’da görmek istediği imgeleri temel aldı. Oryantalizm; Doğu’yu edilgen, geri ve yönetilmeye muhtaç bir alan olarak kurgulayıp sömürgeci egemenliği meşrulaştıran bir bilgi biçimi üretti. Oryantalizm sosyolojinin ortaya çıkmasını şu noktalarda etkiledi: İlk olarak oryantalistler yaptıklarıçevirilerle Doğu’da üretilmiş bilgilere erişti. Örneğin İbn Haldun’la bu şekilde tanıştılar. İkinci olarak Doğu adını verdikleri coğrafyadaki toplumları tanımaya çalışırken kendilerine de ayna tuttular ve kendi kimliklerini buna göre tanımlamaya başladılar. Üçüncü olarak Doğu toplumlarını tanıma çabası, sistemli bilimsel araştırmaların gelişmesine zemin hazırladı. Örneğin 1798’de Fransa İmparatoru Napoleon Bonaparte (Görsel 1.7) askerî güçle birlikte çok sayıda bilim insanı, sanatçı ve mühendisten oluşan bir heyeti Mısır’a gönderdi. Bu heyet Mısır’ın coğrafyasından tarihine, bitki örtüsünden kültürel yaşamına kadar birçok alanda gözlemler yaparak bulgularını Mısır’ın Tasviri adlı 22 ciltlik ansiklopedide topladı. Bu girişim bilimsel bir merakın sonucu olmanın ötesinde sömürgeci bir bakışın ifadesidir. Yayımlanması 1809’da başlayıp 1829’da tamamlanan bu

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

11-12. Sınıf Meb Yayınları Sosyoloji 1 Ders Kitabı Sayfa 22 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.