“11-12. Sınıf Sosyoloji 1 Ders Kitabı Cevapları Sayfa 183 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Sosyoloji 1 Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 183

herhangi biri ve sun'i bir yapı olarak kabul eden bir anlayışla gerçekleştirilemez. Bu tam manasıyla oryantalistlerin yapmaya çalıştığı şeydir: İslam'ı tarihsel ve kültürel tezahür alanlarına hapsetmek. (...) Göstermeye çalıştığım üzere oryantalistler, Hz. Muhammed'in ve İslam'ın hangi geleneğe ne kadar borçlu olduğunu, kimlerden neler ödünç aldığını kendilerine mesele edinmişlerdir. Bu yöntem, İslam yapay bir kültürel yapı olarak kabul edildiğinde anlamlı sayılabilecek bir yöntemdir.

(...) Oryantalistlerin bakış açısında Hazreti Muhammed ve Kur'an bir problem teşkil etmektedir. (...) Oryantalistler Kur'an'ın kökenlerini akıllarına gelen tek yer olan kültürel arka planda aramaktadır. Müslüman ise Kur'an'ın bir yerlerden ödünç alınmadığına iman eder. Kur'an ona göre bilinen bir hakikatin saflaştırılarak yeniden bildirilmesidir. (...) Bu görüşü zımnen reddeden oryantalistler bir İslam parodisi sunmakta, öteki kaynak ve geleneklerden kökenler bulmaya çalışmaktadır.

Sonuç Müslümanlara saldırı niteliğindedir tabii. (...) Özetle oryantalistler meseleye yanlış yerden yaklaşmaktadırlar. Öteki kültürlerden ödünç alınan İslam değildir. Kültürler ödünç alır. İslam ise yansıtır. (...) Öne sürdüğümüz meseleler akılda tutulduğunda oryantalistlerin İslam'la ilgili olmadığı, sunuluş biçimlerinin ise hakaretâmiz olduğu açığa çıkacaktır. (...)

Medyadaki Temsil Biçimleri

Lean'e (Liin) göre medya Müslüman kimliği sistematik biçimde "güvenlik tehdidi" ve "yabancı öteki" olarak temsil ederek, toplumsal korkuları kurumsallaştırmaktadır. Haber dilindeki tekrarlar, seçilen imgeler ve genellemeler bireysel ön yargıların ötesine geçerek toplumsal algıyı biçimlendirmektedir. Bu temsiller yalnızca haberlerle sınırlı kalmayarak film, dizi ve sosyal medya içerikleri aracılığıyla da yeniden üretilmektedir. Medya bu yolla ön yargıları hem görünür hem de olağan hâle getirerek toplumda İslam'a dair güvensizlik duygusunun kalıcılaşmasına neden olmaktadır. (...)

Siyasal Olgu ve Söylemlerle Kurulan İlişki

(...) Deprem, sel, yangın, savaş, ırkçılık, din ayrımcılığı (...) gibi durumlar hem bireyler hem de topluluklar üzerinde ruhsal travmalar oluşturabilen örneklerdir. (...) Toplumsal travma, bireylerin yanı sıra bir toplumu veya grubu derinden etkileyen ruhsal yaralanmalara yol açan bir olgudur. Bu bağlamda, Türkiye'nin siyasal ve toplumsal tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 28 Şubat süreci, toplumsal travma kavramı çerçevesinde değerlendirilebilir. Zira bu süreçte yaşanan çeşitli hak ihlalleri ve baskıcı uygulamalar, yalnızca o dönemin bireylerini değil, sonraki kuşakları da etkileyerek uzun vadeli psikolojik ve sosyal sonuçlar doğurmuştur. (...) 28 Şubat'ın bireysel ve toplumsal etkileri incelendiğinde, başörtüsü yasağı, kamu görevlerinden ihraçlar, eğitim hakkına yönelik kısıtlamalar gibi uygulamaların, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini ihlal ettiği ve uzun vadeli psikolojik ve sosyal sonuçlar doğurduğu görülmektedir. (...) Sürecin siyasi, hukuki ve toplumsal yansımaları, Türkiye'nin demokratikleşme mücadelesinin önemli bir parçası olarak değerlendirilebilir. (...)

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11-12. Sınıf Meb Yayınları Sosyoloji 1 Ders Kitabı Sayfa 183 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.