Sosyoloji 1 Ders Kitabı Cevapları Sayfa 161
“11-12. Sınıf Sosyoloji 1 Ders Kitabı Cevapları Sayfa 161 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Sosyoloji 1 Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 161
Antonio Gramsci: "Hegemonya" KavramıAntonio Gramsci (Antonyo Gramşi) egemen sınıfın toplumu sadece devletin zorlayıcı güçleriyle değil aynı zamanda kültürel ve ideolojik bir üstünlük kurarak yönettiğini savunmaktadır. Hegemonya yönetilen kitlelerin mevcut iktidarı ve onun değerlerini zorlama olmadan, "kendi rızalarıyla" ve "doğal" kabul ederek benimsemeleridir. Bu durum meşruiyetin en derin ve sürdürülebilir biçimidir. Gramsci'ye göre bu rızanın üretilmesinde entelektüeller, kanaat önderleri, gazeteciler, sanatçılar gibi gruplar ile medya, akademi, aile, eğitim gibi kurumlar rol oynamaktadır. Hegemonya oluşturmak egemen sınıfın kendi görüşünü hâkim kılarak siyasi güç elde etmesidir.
Ziya Gökalp: Millî Egemenlik Yaklaşımı
Ziya Gökalp millî egemenlik ilkesinin gerçekleşmesi için devleti "halka doğru" gitmeyi prensip edinmiş aydınların yönetmesi gerektiğini savunur. Gökalp'e göre aydın yöneticiler, toplumun kültürel değerlerini yakından tanımalı ve bu değerlerden beslenmelidir. Bunun için aydınların "halka doğru" ilkesiyle bir yandan halkın yaşattığı özgün kültürel değerleri işleyerek millî kültürü geliştirmesi, diğer yandan çağdaş bilimsel gelişmeleri halka aktarması gerekir. Bu süreçte amaç; hem millî egemenliği gerçekleştirmek hem de toplumun millî kimliğini koruyarak çağın gerekliliklerine uyum sağlamasına katkıda bulunmaktır.
Siyasette Adaletin Belirleyici Rolü
İktidar, yönetme yetkisini hakkaniyet ve toplumsal rıza çerçevesinde icra ettiğinde meşruiyet kazanır. İktidar sahip olduğu gücü adalet ilkesiyle hukuki bir zemine oturtmazsa meşruiyetini kaybeder. Adil bir devlet, toplumsal düzeni zor yoluyla değil rıza ve hukuk aracılığıyla kurar.Toplumsal düzenin sürdürülebilirliği, toplumun farklı kesimlerinin çıkarlarının adil biçimde dengelenmesine bağlıdır. Bu nedenle adalet, devlet-toplum ilişkisinin temel taşıdır. Toplumsal düzeni sağlayacak olan "kanun önünde eşitlik, temel hak ve özgürlükler, insan onuru" adaletle güvence altına alınabilir.Hakkaniyetin olmadığı yerde liyakat ilkesi de zedelenecek, üretim ve kalkınma sekteye uğrayacaktır. Siyasal istikrar, gücün adaletle ne ölçüde sınırlandığına bağlıdır. Adalet, toplumsal sözleşmeyi ayakta tutan ve bireyleri ortak bir düzen içinde birleştiren tek unsurdur. Türk-İslam dünyasında adalet devletin ve toplumsal düzenin korunmasında başta gelen ilkedir.
Soru: Adalet ile toplumsal düzen arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
- Cevap:
11-12. Sınıf Meb Yayınları Sosyoloji 1 Ders Kitabı Sayfa 161 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.