“Sosyal Bilim Çalışmaları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 21 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Sosyal Bilim Çalışmaları Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 21

İLK VE ORTA ÇAĞLARDA TÜRKİSTAN'DAKİ TÜRK DEVLET�RINİN SOSYAL VE KÜLTÜREL YAPISI OKUYORUM KONARGÖÇERLİKTE YAŞAM

Göçebe, ilkbaharda yaylaların bulunduğu kuzeye ve yüksekliklere çıkıyordu. O tabiatla iç içe yaşadığı için tabiat ve tabiatın yasalarını çok iyi biliyordu. Çünkü yüksek yerlerde taze ot, su ve serinlikten başka yazın insanları ve hayvanları rahatsız eden ve hastalık yapan sinek ve haşarat pek fazla bulunmuyordu...

Yaylalara göç, boy beyinin emri ile başlardı. Göç hazırlığı birkaç saat içinde tamamlanırdı. Zira, göçebenin evi derme çadırlardan ibaretti. Eşyalarının hepsi de taşınabilir türden idi. Göç, çift hörgüçlü develer veya dört tekerlekli, üstü kapalı ve öküzlerle çekilen arabalarla (kağnı) yapılmaktadır. Bu arabalar, kadınların içinde yün eğirdikleri, dikiş diktikleri, doğum yaptıkları ve çocukların emzirdikleri âdeta gerçek bir konut gibi idi. Yaylalara göç tam bir eğlence halini alırdı. Güzel elbiseler giyilir, yol boyunca neşeli şarkılar söylenirdi. Bütün yaz, sürülerin bakımı ve semirtilmesi, ürünlerin alınması ve bunların çeşitli yiyeceklere dönüştürülmesi, yünlerin kırpılması ve dokunması gibi faaliyetlerle geçiyordu. (...) Türkler, dışa dönük, eğlenmeyi seven, neşeli ve aktif insanlardı. Yaz aylarında günlük işlerin dışında genellikle at ve ok yarışları düzenlenmekte, güreş tutulmakta, çeşitli oyunlar oynanmakta ve silâh eğitimi yapılmaktadır.

Özellikle silâh eğitimi onlar için çok önemliydi. Bu işe daha çocukluk yaşından itibaren başlanmaktadır. Şahsını, ailesinin ve malını korumak isteyen herkes, iyi silâh kullanmak zorundaydı. Zira boylar arasında sık sık yaylak ve otlak kavgaları meydana gelmektedir. Orta Asya'daki atıgöçeba hayatın önemli faaliyetlerinden biri de akıncılık idi. Büyük ölçüde hayvancılığa dayanan bozkır ekonomisi, Türklerin geçinmeleri için tamamen yeterli olmamaktaydı. Bundan dolayı, onlar, ekonomilerinin eksiğini ya ticaret yoluyla, ya da akınlar yoluyla temin etmek zorunda kalyorlardı. (...)

Salim Koca, Eski Orta Asya'da Tabiat, İklim, İnsan Unsuru (Metin aslına sadık kalınarak alınmıştır.)

UYGURLARIN SOSYOKÜLTÜREL YAPISI

Uygurlar yerleşik yaşama geçmeleri nedeniyle Türk tarihinde dönüm noktası oluşturmuş bir Türk topluluğudur. Özellikle Büyük Uygur Kağanlığı'nın yıkılışından sonra vuku bulan göçlerle ortaya çıkan Kansu ve Turfan Uygur devletleri konumlandıkları noktalar, Manihaizm dininin etkisi ve yerleşik yaşam süreci ögelerinin birleşimi sonucu diğer Türk topluluklarından farklı bir toplumsal süreç izlemişlerdir. Fakat bu farklılık tamamen bir kopuş değil, eski Türk gelenekleri ile yeni edindikleri değerlerin uzlaşırılması ve geliştirilmesi tarzında bir özgünlüğe sahip olan farklılaşmadır.

Mani dini ile birlikte Sogdlarn alfabesini de alan Uygurlar, bu yeni yazı sayesinde milli bir edebiyat geliştirmişlerdir. Önceleri bu yeni yazı çeşidiyle ilk etepta Farsçadan birçok metni daha sonra da Sanskritçe ve Çinceden Budist metinlerini Uygurcaya çevirmiştir. Bu sayede, Uygurlar diğer Türk ve Moğol milletlerine nazaran Cengiz Han zamanına kadar çok büyük ilerlemeler kaydetmişler ve hatta bu milletlerin hocalığını yapmışlardır.

Yazarlar tarafından yazılmıştır.

Notlarım

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

Meb Yayınları Sosyal Bilim Çalışmaları Ders Kitabı Sayfa 21 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.