“Sosyal Bilim Çalışma 1 Ders Kitabı Cevapları Sayfa 68 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Sosyal Bilim Çalışma 1 Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 68

Soru: İslam dini ve Türklerin eski inançları ile ilgili verilen kaynaklardan faydalanarak aşağıdaki çalışmaları yapınız.

Türklerin dini diyebileceğimiz, ancak şimdiye kadar ismi hakkında bir belgeye rastlamadığımız, fakat kitabelerden yola çıkarak Kök Tengri inancı ya da dini olarak adlandırabileceğimiz bu itikatın temelinde; her şeyin yaratıcısı bir Tanrı'ya ve ölümden sonra yeni bir hayatın başladığına iman, öbür dünyada yiğitliklerin ve iyiliklerin mükâfatlandırılması, ölmüş atalara saygı, onlar ve Tanrı için kurbanlar kesilmesi gibi hususlar yatmaktadır. Buna bağlı olarak, mesela Asya Hunları her yılın mayıs ayı ortalarında Kutlu Atalar Mezarlığında kurban keserlerdi ve burada, çok şey borçlu oldukları atalarını (eçü-apa) andıkları gibi, Tanrı'ya da ilerideki günlerin bolluk ve bereket getirmesi için yakarırlardı.

Bilindiği gibi Türkler, Gök Tanrı dininden itibaren dini hayatlarında; tek Tanrı, öte dünya, Uçmag (Cennet), Tamu (Cehennem), kıyamet günü (ulug gün), hesap verme, adalet... vb. dini kavramları zaten kullanıyorlardı. Bu kavramlar, daha sonra Türklerin İslam olmalarından sonra da aynı muhteva içinde kullanılmaya devam edildiği görülüyordu. Bu sebeple İslamiyet'in getirdiği bütün değerler, dini kavramlar tereddütsüz kabul edilip kullanılıyordu. Ortaasya'da Türkler arasında İslamiyet'in münferiden yayılmaya başladığı ilk dönemlerde Mengü Kağan'ın İslam Elçisine verdiği cevap ise, Türklerin İslamiyet ile ilk karşılaştıkları dönemdeki dini inançlarını tereddütsüz bir şekilde ortaya koyuyordu. Mengü Kağan şöyle cevap veriyordu: "Biz tek bir Tanrı ya inanır ve taparız. O'nun emri ile yaşarve ölürüz. Dünya ahirette mücazat ve mükafat da O'na aittir. Tanrı, görünen ve görünmeyen her şeyin halikıdır." (...) Sözleri, Türklerin İslam öncesinde de tek Tanrı inancını ortaya koyuyordu. İşte bu inanç sistemi içinde Türklerin İslamiyet'i kabulleri de kolay oluyordu.

İslâm dininin inanç açısından en belirgin özelliği Allah'tan başka yaratıcı ve mabut kabul etmeme esasına dayanan tevhid/Allah'ın birliği ilkesine verdiği önemdir. Müslüman olmak için Kur'ân-ı Kerim'in tamamının Allah tarafından Hz. Muhammed'e (s.a.v.) indirildiğine iman etmek gerekli olduğu gibi, ayet ve hadislerde yer alan dinin zorunlu/temel ilkelerine de kesin olarak inanmak gerekir. Bu açıdan iman konuları Kur'ân-ı Kerim ve Hz. Peygamber'in sünnetine dayanan İslâm'ın öğretilerinin bütününden oluşur. Bununla birlikte ilk dönemlerden itibaren İslâm âlimleri eğitim açısından kolaylık sağlanması amacıyla Cebrail'in Hz. Peygamber'e insan suretinde gelerek İslâm ve iman gibi konularda sorular sormasından bahseden ve "Cibril hadisi" (Buhârî, "îmân", 37) olarak bilinen hadisten de hareketle İslâm'ın asli unsurları olarak "kelime-i şehadet" (Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in (s.a.v.) O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik etmek) ile birlikte dört temel ibadet olan namaz, zekât, oruç ve haccı "İslâm'ın beş şartı" adı altında, inanç esaslarını ise "Allah'a, meleklere, ilahi kitaplara, peygamberlere, ahirete, kaza ve kadere iman" olarak altı noktada toplamışlardır. Müslüman olabilmek için İslâm dininin inanç esaslarının, bu esaslarla sıkı bağı bulunan İslâm'ın beş şartının ve İslâm'ın diğer zorunlu/temel hükümlerinin eksiksiz olarak kabul edilmesi gerekli olup bu esasların tamamen yahut kısmen açık biçimde inkâr edilmesi durumunda İslâm dairesi dışına çıkılmış olur.

  • Cevap:

Sosyal Bilim Çalışma I Ders Kitabı Sayfa 68 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.