“Sosyal Bilim Çalışma 1 Ders Kitabı Cevapları Sayfa 64 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Sosyal Bilim Çalışma 1 Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 64

Soru: Aşağıdaki kaynaktan faydalanarak soruyu cevaplayınız.

Türklerin İslam dinini fazla bir güçlük çekmeden, seve seve kabul ettikleri muhakkaktır. Bu kolaylıkta onların Gök Tanrı dinleriyle İslâmiyet arasında birtakım benzerliklerin bulunması da önemli rol oynamıştır. Türklerin eskiden Tek Tanrı ile birlikte cennet ve cehenneme inandıklarını biliyoruz. Üstelik İslam'ın gazâ ve cihâda verdiği önem onların hayatlarına ve dünya görüşlerine de çok uygun düşüyordu. (...) Türkler'in Müslüman olmaları hem İslâm târihi, hem Türk târihi bakımından, dolayısiyle bütün dünyâ için pek önemli bir olaydır. Bu sâyede Türkler birliğe kavuşmuş ve eriyip yok olmaktan kurtulmuşlardır.

  • Cevap:

Soru: 1) Türklerin İslamiyet'i benimsemelerinde hangi unsurun daha etkili olduğu söylenebilir? Gerekçe- lendirerek açıklayınız.

  • Cevap:

Soru: Aşağıdaki kaynaktan faydalanarak verilen çalışmaları yapınız.

Anlaşılan bir gerçek vardır ki o da Türklerin savaşla, kılıç zoruyla, şiddet ve baskıya maruz kaldıkları için değil kendi hür iradeleriyle bu dini seçtikleridir. Türk sınırlarındaki şehirler dârü'l-cihâd ilan edilmiş, buralarda gazilerin barınması için çok sayıda ribat yaptırılmış ve bunlar için vakıflar tahsis edilmiştir. (...)İslâm ülkeleriyle Türk ülkeleri arasında ticaretin en yaygın olduğu ve yoğunluk kazandığı bölge Maveraünnehir idi. Bunun yanında Harezm de ticârî hayatın canlı olduğu bölgelerden biri idi. Ticaret kafileleriyle gelen din bilginleri ve sufiler halk arasında İslamiyet'in yayılmasına çalışıyorlardı. (...) Müslümanlarla Türkler arasında iki asırdır devam eden askerî mücadeleler, siyasî ilişkiler ve ticârî faaliyetler sonunda Türkler İslâmiyet'e yakın ilgi duymaya başlamışlardı. Horasan ve Maveraünnehir'de İslâmiyet'in yayılmasında dinî-kültürel ilişkilerin ve sûfilerin de önemli rolü oldu.İslâmiyet büyük ölçüde Müslüman Arapların siyasî hakimiyet kurdukları sahalarda yayılmış olduğu halde siyasî hakimiyet tesis edilmeden İslâm'ın yayıldığı topraklar ise başta Türk ülkeleri olmak üzere Güney Doğu Asya'dır. (...) Kâinâtın ezelî ve ebedî Gök-Tanrı tarafından idare edildiğine inanan Türkler zamandan ve mekândan münezzeh, her türlü yorum ve tasavvurdan uzak ilâh fikrini İslâm'ın Allah inancında buldukları için Müslümanlığı benimsemekte zorlanmadılar.Allah'ın sıfatları, ahiret hayatı, ruhun ebedîliği, kıyamet hayatı, kadere iman, ahlak anlayışı, sevap-günah, cennet, cehennem, şehitlik, aile hayatı, fetih felsefesi, cihad, adalet, hakimiyet, vatan sevgisi, istiklâl aşkı ve şûra gibi çeşitli konularda İslâm dininin ortaya koyduğu prensip ve esaslarla Türklerin benimsemiş olduğu inanç sistemi ve ilkeler arasında büyük bir uyum olması onların İslâm'a bakış açılarını etkilemiş ve diğer dinlere tepki göstermelerine rağmen İslamiyet'e karşı çıkmak şöyle dursun kendi istek ve irâdeleriyle rahatlıkla benimseyip kabul etmişlerdir. (...) Kısacası Türkler kendi töre, inanç, ideal ve karakterleriyle bütünleşen prensiplere sahip bu mükemmel din ve medeniyet dairesine girmekte asla zorlanmadıkları gibi İslâm kültür ve medeniyetine her alanda önemli katkılarda bulundular. Türkler İslamiyet'i kabul ettikten çok kısa bir süre sonra dini ilimler başta olmak üzere çeşitli ilim dallarında, tefekkür ve felsefe konusunda dünya çapında haklı bir şöhrete kavuşmuş bilim adamları ve mütefekkirler yetiştirdiler ve Ortaçağ İslâm kültür ve uygarlığının kurulup gelişmesinde önemli rol oynadılar.

  • Cevap:

Sosyal Bilim Çalışma I Ders Kitabı Sayfa 64 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.