Servetifünun romanının en kusurlu yönü, hiç şüphesiz, dili ve üslubudur. Yaptıkları uzun tamlamalar ile o zamanlar “mükemmel şekilde işlenmiş” dedikleri bir dil meydana getirmişlerdir. Okuduğunuz metinde de görüldüğü gibi fiil ve fiilimsilerle birbirine bağlanmış uzun cümleler, bu dönemin ürünlerinde sık rastlanan bir üslup özelliğidir. Fakat sonraları bu dilden vazgeçme yolunu tutmuşlar ve eserlerinin 1920den sonraki baskılarında dil ve üslup bakımından değişiklikler yapmaya başlamışlardır. Söz
Servetifünun romanının en kusurlu yönü, hiç şüphesiz, dili ve üslubudur. Yaptıkları uzun tamlamalar ile o zamanlar “mükemmel şekilde işlenmiş” dedikleri bir dil meydana getirmişlerdir. Okuduğunuz metinde de görüldüğü gibi fiil ve fiilimsilerle birbirine bağlanmış uzun cümleler, bu dönemin ürünlerinde sık rastlanan bir üslup özelliğidir. Fakat sonraları bu dilden vazgeçme yolunu tutmuşlar ve eserlerinin 1920den sonraki baskılarında dil ve üslup bakımından değişiklikler yapmaya başlamışlardır. Sözü edilen bu sanatçıların dil konusundaki keskin tavırlarından vazgeçmelerinin nedenleri sizce neler olabilir? ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Servetifünun romanının en kusurlu yönü, hiç şüphesiz, dili ve üslubudur. Yaptıkları uzun tamlamalar ile o zamanlar “mükemmel şekilde işlenmiş” dedikleri bir dil meydana getirmişlerdir. Okuduğunuz metinde de görüldüğü gibi fiil ve fiilimsilerle birbirine bağlanmış uzun cümleler, bu dönemin ürünlerinde sık rastlanan bir üslup özelliğidir. Fakat sonraları bu dilden vazgeçme yolunu tutmuşlar ve eserlerinin 1920den sonraki baskılarında dil ve üslup bakımından değişiklikler yapmaya başlamışlardır. Sözü edilen bu sanatçıların dil konusundaki keskin tavırlarından vazgeçmelerinin nedenleri sizce neler olabilir?
3. Servetifünun romanının en kusurlu yönü, hiç şüphesiz, dili ve üslubudur. Yaptıkları uzun tamlamalar ile o zamanlar “mükemmel şekilde işlenmiş” dedikleri bir dil meydana getirmişlerdir. Okuduğunuz metinde de görüldüğü gibi fiil ve fiilimsilerle birbirine bağlanmış uzun cümleler, bu dönemin ürünlerinde sık rastlanan bir üslup özelliğidir. Fakat sonraları bu dilden vazgeçme yolunu tutmuşlar ve eserlerinin 1920den sonraki baskılarında dil ve üslup bakımından değişiklikler yapmaya başlamışlardır. Sözü edilen bu sanatçıların dil konusundaki keskin tavırlarından vazgeçmelerinin nedenleri sizce neler olabilir?
- Cevap: Dil sürekli değişen, gelişen, kendi yolunda akan canlı bir varlık olduğu için yapay müdahaleleri kabul etmez. Zamanı gelince asıl kaynağına döner. O kaynak da o dilin sahibi olan halktır. O eserlerin muhatabı da halktır. Ve belli bir kültür seviyesine sahip bir okurun bile eline alamayacağı kadar ağır bir dile sahip olan eserler türü ne olursa olsun sadeleştirilmelidir. Bu doğal bir süreçtir. Tabi eserin sahibi sanatçı sadece edebiyat tarihlerinde adı anılan bir kişi olmak istemiyorsa.
10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 414 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok