"Rüzgâr Kız Hikaye" okumak için aşağıdaki yayınımızı inceleyiniz.

Rüzgâr Kız Hikaye

Melis; 10 yaşında, meraklı ve hayalci bir kızdı. Mavi saçları ve upuzun boyuyla herkesin dikkatini çekerdi. İstanbul'da Kınalıada'da yaşardı. Araştırmaya ve bilime oldukça meraklıydı. Özellikle hava olaylarını incelemeyi çok severdi. Hatta bunun için tuttuğu bir meteoroloji günlüğü bile vardı. Bu günlüğe o günkü hava durumunu; rüzgâr, yağmur, kar gibi hava olaylarını yazardı. Güneşin, rüzgârın, bulutların canlı olduğunu düşünür bazen onlarla ilgili hayaller kurardı. Bir gün camı açtığında sanki dışarıda rüzgârdan bir kız varmış gibi hissetti, pencerenin önünde usulca geçip giden uzun saçlı bir siluet..."Bir toz bulutu herhâlde" diye düşündü. Ama birkaç gün üst üste tekrarlanınca rüzgâr kızın gerçek olduğunu anladı. Dışarıdaki şey her neyse, Melis onunla arkadaş olmak istiyordu. Ama ailesine söylemeyecekti çünkü ona inanmazlardı. Birkaç gün sonra Melis'in ağabeyi Can, annesine okul ile gidecekleri geziyi anlatıyordu. Can Melis'in sadece iki sınıf üzerinde idi yani Melis de gidebilirdi. Hem de rüzgâr türbinlerinin olduğu tepeye gideceklerdi; rüzgâr kızı orada bulabilirdi. Heyecanla annesine geziye gitmek istediğini söyledi. Annesi izin verdi, "Abinin yanından hiç uzaklaşmamak şartıyla tabii ki gidebilirsin kızım," dedi. Gezi yarındı. Odasına gidip çantasını hazırladı. Yanına su, kâğıt, kalem, fotoğraf makinesi ve biraz atıştırmalık aldı. İçinden bir ses Rüzgâr Kız'ı orada bulacağını söylüyordu. Bu fikir onu çok heyecanlandırdı. Rüzgâr Kızı düşünürken uykuya daldı. Ertesi gün abisiyle hazırlanıp gezi otobüsüne bindiler. Uzun bir yolculuktan sonra rüzgâr türbinlerine varmışlardı. Melis karşısında duran dev türbinlere hayranlıkla baktı. Hemen fotoğraf makinesini çıkarıp bir fotoğraf çekti. Bir de ne görsün! Fotoğrafta Rüzgâr Kız da çıkmıştı. Gözlerine inanamayıp bir fotoğraf daha çekti. Evet, işte oradaydı; uzun dalgalı saçlı, beyaz bir bulut gibi gökte süzülen rüzgârdan bir kız... Melis rüzgâr kızı görebilmek umuduyla dev türbinlere doğru ilerlemeye başladı. Bu sırada öğretmeni onu omuzundan yakaladı ve dedi ki: "Melis türbinlere o kadar yaklaşırsan rüzgârdan başın dönebilir, üstelik bu çok tehlikeli!" Melis mahcup bir ifadeyle onayladı ve oradan uzaklaştı. Arkadaşlarının yanına dönerken garip şekilli bir kaya dikkatini çekti. Kayanın içinden dışarıya doğru hafif bir rüzgâr esiyordu. Kayanın altına doğru baktığında bir insanın yaşayabileceği kadar büyük bir oyuk gözüne çarptı. Kayaya yaklaştı. Oyuktan içeri bakınca bir de ne görsün! Onlarca rüzgâr gülü. Mavi, yeşil, kırmızı, rengârenk rüzgârgülleri... İçerideki esinti sayesinde rüzgârgülleri yavaşça dönüyordu. Kayanın üzerinde de silik bir şekilde "Rüzgâr Kız" yazıyordu. "İnanılmaz!" dedi içinden Melis, "Rüzgâr Kız gerçekten de burada yaşıyor!" Tam o sırada öğretmeni onu çağırdı. Melis Rüzgâr Kızı bulmak istiyordu ama gitmesi gerekiyordu. Oyuktaki rüzgâr güllerinden birini alıp çantasına koydu. Çabucak kâğıdını ve kalemini çıkarıp bir not yazdı ve oyuğun içine bıraktı: "Rüzgâr kız senin gerçek olduğunu biliyorum. Ve seninle arkadaş olmak istiyorum. Lütfen beni ziyarete gel. Çınar Mah. Güneş sok. Kınalıada/ İstanbul" Melis yol boyunca, Rüzgâr Kız, notu bulacak mı diye merak edip durdu. Eve gider gitmez kayalıktan aldığı rüzgâr gülünü hemen penceresine taktı; böylece rüzgârın çıktığını kolayca anlayacaktı. Sonraki günlerde Melis her sabah uyanıp, o gün rüzgâr var mı diye ilk iş pencereye koşuyordu. Ama son günlerde hava hep çok sıcak ve güneşliydi. Birazcık esinti bile yoktu. Artık umudunu kaybetmek üzereydi ki birden açık penceresinden perdenin havalandığını fark etti. Umutla pencereye koşup baktı. Evet, rengârenk rüzgâr gülü nasıl da dönüyordu. Biliyordu Melis, bugün onunla tanışacaktı, Rüzgâr Kızla... Pencerenin önünde beklerken uyuyakaldı, birden saçlarını okşayan bir serinlik onu uyandırdı. Rüzgâr Kız odasında gülümseyerek ona bakıyordu. "İşte geldin" dedi Melis, "Günlerce seni bekledim. Seni öyle çok merak ediyordum ki!" "Evet, Melis ben de birkaç gündür rüzgârın bu tarafa esmesini bekliyordum. Ancak bugün gelebildim. Seninle arkadaş olmaya geldim," diye yanıt verdi Rüzgâr Kız. "Çoğu kişi beni görür ama benim gerçek olduğuma inanmaz. Sen bana inandın. Benimle arkadaş olmayı istedin. Beni aramak için evime kadar geldin. Sana çok teşekkür ederim," diye devam etti. Melis çok mutlu olmuştu. O gün saatlerce sohbet ettiler. Daha sonraki günlerde de Rüzgâr Kız sık sık Melis'i ziyaret etti. Çok iyi arkadaş olmuşlardı. Melis bu gizemli arkadaşından hiç kimseye söz etmedi ama ne zaman biri hayallerinden bahsetse kendi kendine gülümserdi. Çünkü Melis hayallerine inandığı için çok iyi bir arkadaş kazanmıştı.

"Rüzgâr Kız Hikaye (Çocuklardan Ev Yapımı Öyküler)" ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.