“Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 159 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 159

NOGAY ILE TÜRKMEN

Hileci Nogay ile Türkmen yaşarmış. Bir gün Nogay, Türkmen yurdunda “tütün satmak iyi fikir.” diye, heybesinin iki gözüne kuru yaprakları doldurup yola çıktı. Türkmen, Nogay yurdunda “satarım” diye, develerin pisliğini eyesine doldurup yola çıktı. İkisinin de amacı para kazanmaktadır. Yürüdüler, yürüdüler, birini aradılar ikisi de: “Ah seni, birisi şimdi karşıma çıksa” diye düşündüler. Gece de gündüz de yürümüşler, bir cumaya yaklaşırken, bunlar birbiri ile karşılaştılar.

–“Selamin aleyküm!”

–“Allah izin verirse, nereye?

– “Aleyküm selam!”

“Türkmen yurduna ‘tütün satışı iyi geçti’ diye, tütün alıp gidiyorum. Ya sen?

–“Men Nogay yurduna “koz bitti” diye, koz alip gidiyorum.” diye Türkmen cevap verdi. Nogay “Ben şunu aldatayım” deyip Türkmen ile heybesini değiştirmeye karar verdi. Nogay “Öyle ise burada heybeleri değiştirip, geri dönelim.” dedi. Türkmen “değiştireceksek, değiştirelim, ama heybeni bana ver.” dedi. Takasa çok sevinen Nogay ile Türkmen kendi yurtlarına döndüler. Nogay gidip: “Ben Türkmen”i kandırdım!” Türkmen ise: “Ben Nogay”ı kandırdım!” dediler. Türkmen eve gelip, heybesini açıp bakınca, heybenin içinde tütün yok, yaprak dolu. Türkmen, “Tüh! O Nogay Allah”ın laneti olsun! Ben sana göstereceğimi gösteririm.” dedi.

Nogay evi gelince heybesini açıp baksa, koz yok, devenin pisliği vardı. Nogay, Türkmen’e “Vay! Allah’ın laneti.” dedi, “Ben şimdi sana hak ettiğini gösteririm.” dedi. Çok sinirlendi. İkisi de iki yurtta sinirlenip, dahaşı ikisi de karşılaşmayı beklediler. Bir günün bir zamanında bunlar karşılaşip, bir beyin sığırını bakmaya ve gü�resini atmaya karar verdiler. Nogay, sabah erkenden sığırlara baktı, Türkmen ise gübreyi attı. Bir sığır sabah erkenden akşamın karanlığına kadar kaçtı, Nogay telaşlandı. Türkmen sabah erkenden, geç vakte kadar gübre atıp yoruldu. Geç olunca birbirine danıştılar: “Benim sığırlarımı otlarken vurdular, ben ise uyuyordum.” – “Ben sabah erkenden gübreyi atıp, sonra yatıp uyudum. Yeni kalktım.” Gece çay içerken, Nogay sığır bakmayıp, gübre atmayı kabul etti, Türkmen ise gübre atmayıp, sığır bakmaya razı oldu, niyeyse bunlar birbirinin düşüncelerine inandılar.

Türkmen, ikinci gün sığırlara baktı. O da geceye kadar kaçan sığırı kovaladı, Nogay ise geceye kadar gübreyi attı. Türkmen, gece şöyle dedi: “Birbirimizi aldatmış olmayayım.”

–“Doğru!” dedi Nogay.

Bir günün bir zamanında bunlar sözü geçen beyin gümüş ve altın dolu sandiğini çalacak oldular. Göze dürtsıde de görünmeyerek gecenin karanlığında Nogay ve Türkmen sandiği çalmaya geldiler.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

Meb Yayınları Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 159 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.