Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 13
“Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 13 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 13
Oguznâme"Oğuznâme", Öğuz-Kıpçak grubu dilinde yazılmış bir soy efsanesine dayanan destandır. Destanın tek nüshası Paris'teki Fransa Ulusal Kütüphanesinde koruma altındadır. Uygur harfli nüshası Eski Türk Dönemi'nin bir ürünüdür. Destanın ikinci versiyonu Ebülgazi Bahadır Han'ın "Şecerei Terakime" eserinde yer almaktadır. Destanın içeriği ve yapısı ile halk masallarımızın ve destansı şarkılarımızın özelliği olan sanatsal, dilsel işaretler ve görüntüler sisteminde çok ortak nokta vardır. Örneğin, bizim epik destanlarımızda asıl kahramanın cesurluğu kendine layık eş seçiminde görülürken Oğuznâme'de Oğuz Kağan düşmanı olan gergedanı meydanda öldürmesiyle yansıtlmaktadır. Ayrıca Oğuz Kağan'ın çevresindeki Kıpçakbek, Kalaş, Kangalık, Kanlı, Karlık, Saktab kahramanları da masallarımızdaki Celayak, Koltauysar, Mergen kahramanlarına benzerlik göstermektedir. Ayrıca bu kişilerin halklarımız arasında kabile adı olarak geçti dikkate alınırsa destanın etnik benzerliği daha da belirgin hale gelmektedir.
Oğuznâme'den parçaDoydan sonra Oğuz Kağan beylere ve halka yarlık verdi ve ‘Ben sizlere oldum Kağan: alalım yay ile kalkan: nişan olsun bize buyan: kurt olsun (bize) uran (savaş bağrışı): demir kargı olsun orman: av yerinde yürüsün kulan: daha deniz daha müren (irmak): güneş bayrak, gök kurıkan (çadır)’ – dedi. Ondan sonra Oğuz Kağan dört yana emirler yolladı: tebliğler yazdı ve ilçilere verip gönderdi. Bu tebliğlerde şöyle yazılmıştı: ‘Ben Uygurların kağanıyım ve yeryüzünün dört köşesinin kağanı olsam gerektir. Sizden itaat dilerim. Kim benim emirlerime baş eğerse, hediyelerini kabul ederek, onu dost edinirim. Kim baş eğmezse, gazaba gelirim: düşman sayarak, ona karşı asker çıkarır ve derhal baskın yapıp onu bastırı ve yok ettiririm’. Yine o zamnlarda sağ yanda Altın Kağan adında bir kağan vardı. Bu Altın Kağan Oğuz Kağan’a elçi gönderdi. Pek çok altın, gümüş takdim etti ve yakut taşlar alıp, pek çok cevahir yollayarak bunları Oğuz Kağan’a saygı ile sundu. Ona itaat etti, hediyelerle dostluk temin etti ve onunla dost oldu. Sol yanında Urum adında bir kağan vardı. Bu kağanın askeri ve şehlirleri pek çoktu. Bu Urum Kağan Oğuz Kağanın emrini dinlemezdi. Onun arkasından gitmezdi. ‘Ben onun sözünü tutmam’ – diyerek emrine bakmadı. Oğuz Kağan gazaba gelerek onun üzerine yürümek istedi: bayrağını açarak, askeri ile ona karşı yürüdü. Kırk gün sonra Muz tağ adında bir dağın eteğine geldi. Çadırını kurdurdu ve sessizce uyudu. Tan ağırınca Oğuz Kağan’ın çadırına güneş gibi bir ışık girdi. O ışıktan gök tüylü ve gök yeleli bir erkek kurt çıktı. Bu kurt Oğuz Kağan’a hitap etti ve: ‘Ey Oğuz, sen Urum üzerine yürümek istiyorsun; ey Oğuz,
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Meb Yayınları Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 13 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok