“Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 129 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 129

Bu bozkırda, bu mutlu göçerler, görültülü patırtılı hayvanlar içinde yaşayıp, aşık oynayıp, çölde at oynatıp, düğünlerde delikanlılar, güzel kızlar, çeşitli yiğit ve güzeller arasında şarkı, türkü söylerken birbirleriyle dost olup, Kaltay ile Karligaç da büyüklüler. Ancak birbirlerine gönül bağı yoktu. Kız, yiğidi ile karşılaştığında hiçbir şey anlamadan hayran olup bakıyordu. Delikanlı Kaltay bu söz ustası, bedence kendinden büyük güzel kızın önünde ne söyleyeceğini bilmeden, biraz ezilip, şaşına döndü.

Karligaç, çölün güzelü olup, zamanla olgunlaştı. Sesi için ona bülbül derler. Söylediğinde Kazak'ın saz şairleri onun endamlı boynunu düz kamışa benzetirler, belin ince, gözlerin derin, kirpiklerin ok gibi, kendin ay gibi diye överlerdi. Yurt içinde de sadece ismi ile seslenmezler, Karligaç Siluv derlerdi.

Kız on sekiz yaşına girdiğinde her iki yurt büyük bir düşünün yapıp, onu kayınbabasının yurduna uğurlama çaresini görmek için düşünmeye başladılar. (...)

(Alimcan Ibrahimov, Kazak Kızı)

(Uluslararası Türk Akademisi tercümesidir.)

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

Meb Yayınları Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 129 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.