Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 11
“Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 11 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 11
1.1. SÖZLÜ DÖNEM TÜRK EDEBİYATI 1.1.1.
Sözlü Dönem Türk Edebiyatının Özellikleri
Türk edebiyatı, çok eski devirlerde ürün vermeye başlar. Bu kadım devre folklor ve mitoloji devri de denebilir. Söz konusu devir, ilkel dönemde şekillenmeye başlayıp İskit, Hun dönemlerinde gelişme gösterir. Eski Türk devletinin güç kazandığı dönemde ortak unsurların artarak çeşitli türlerin birbirine uymak sağladığı, daha sonraki dağılma dönemlerinde ise ayrı ayrı devletler kuran Türk halklarının ortak eserlerini kendilerine özgü sanatla geliştirdiği fark edilir. Örneğin masallar, destanlar, efsane ve menkibeler, atasözleri, bilmeceler, çeşitli halk edebiyatı ürünlerinin Türk halklarının tümünde esasen ortak geleneğe dayandığı muhakkaktır.
Evren ve yaratılış, gökyüzü ve cisimleri, yeni yılın ortaya çıkışıyla ilgili mitler meydana gelmiştir. Tanrı, Umay Ana, kutsal Yer ve Toprak hakkındaki efsaneler benzer bir şekilde gelişir. Türklerde rastlanan eski destanların konuları ile motiflerinde genel olarak benzerlikler söz konusudur. “Manas”, “Alpamış”, “Öğuznâme”, “Kozı Körpeş ve Bayan Suluv”, “Edige” destanlarının Türklerin tümüne ortak olduğunu söylemek mümkündür. Türk halklarının kökeninden söz eden “Ergenekon” destanı, Atilla ve Mete Tanrıkut hakkındaki efsane ve destanlarda, Aşına hakkındaki mitlerde pek çok ortaklıklar söz konusudur. Dede Korkut, Sipira Ozan, Ulk Ozan (Ketbuka), Asankaygı, Jirenşe Şesen hakkındaki efsanelerin farklı nüshaları Türk halkları arasında yaygınlaşmıştır.
Ergenekon Destani
Yaklaşık 2000 yıl önce düşman askerleri ile Türk toplulukları arasında çatışma ortaya çıkp savaşa dönüşür. Anlatılanlara göre düşmanlar, Türkleri yenilgiye uğrattıklarında bir çift hayatta kalır. Onların düşmandan kaçarak boğaz ve yalı yarlardan, kapuzlardan geçip barındıkları ıssız yer, kimselerin bilmediği engebeli bir azadır. Etrafını dağlar ve boğazlarla çevirili bölgenin suyu son derece berrak, yeşil bir bölgedir. Adı, “Ergene- Kon”, “Kon – uzak, sarp, eşsiz dar boğaz, kaplı çit” anlamlarına gelir. Her çeşit kapıya “ergenek” denmiştir. Yani, “düşmanın giremeyeceği, engelli, kaplı dik dar boğaz” demektir. Buraya giden iki kişinin adı Nukuz ve Kiyan idi. Onların nesilleri yeni mekânda uzun yıllar rahat bir yaşam sürüp çoğaldı.
Onlar iyice çoğalarak büyük bir kavme dönüştü. Tanrı’nın rahmeti ile 400 yıl sonra sayıları diğer tayfaların sayısını da geçti. Onlar dar boğaza, kuytu yere sięmaz oldular
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Meb Yayınları Ortak Türk Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 11 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok