Okulun Tarihçesi
“Okulun Tarihçesi” ile ilgili yazımızı incelemeye ne dersiniz? Okulun Tarihçesi Günümüzde, ailemizden sonra en çok vakit geçirdiğimiz, ikinci evimiz haline gelen okul; tarih boyunca şu an sahip olduğu her alana sahiplik yapmıyordu. Okul, tarihin ilk çağlarından beri var olan ve kullanılan bir fikird
“Okulun Tarihçesi” ile ilgili yazımızı incelemeye ne dersiniz?
Okulun Tarihçesi
Günümüzde, ailemizden sonra en çok vakit geçirdiğimiz, ikinci evimiz haline gelen okul; tarih boyunca şu an sahip olduğu her alana sahiplik yapmıyordu. Okul, tarihin ilk çağlarından beri var olan ve kullanılan bir fikirdi. Belli bir bilgeliğe ulaşmış insanların, kendi veliahtlarını yetiştirmek adına bir grup gence bildiklerini aktarma yoluyla başlamış; yetişen veliahtlar da kendi veliahtlarını yetiştirmek adına bu döngüyü devam ettirmişlerdir.
Bu döngü zamanla bir geleneğe dönüşmüş ve okullar resmi olarak kurulmaya başlanmıştır. İlk zamanlarda, okulların hepsi belli tapınakların adı altında çıkıyor, o tapınakların izin verdiği bilgiler eşliğinde din adamları yetiştiriliyordu.
Belli bir grubu, bir araya toplayıp bilgi verme ritueli büyük şehirlere kadar ulaştığında, toplum tarafından saygı duyulan, hatırı sayılır derecede bilgili insanlar kendi özel okullarını açıp burada resim, müzik, jimnastik ve edebiyat gibi uzmanlık alanlarının eğitimini vermeye başladılar. M.Ö. 5. Yüzyılda Yunanistan’da okullar yeterince yaygınlaşmış ve toplumun fakir kesiminden insanlar bile bir karşılık vermeden eğitim alabilir hale gelmişti. Yoksul kesimle aynı ortamda olmasını istemeyen aileler, çocuklarını genelde bir filozofun ya da sanatçının yanına çırak olarak veriyor ve bunun daha iyi bir eğitim olduğuna inanıyorlardı.
Yunanistan’ın aksine Roma’da, okul çok daha farklı bir anlama geliyordu. Çocuklarını, diğer çocuklarla birlikte bir alana göndermeye sıcak bakmayan ebeveynler; başka ülkelerden köle olarak getirilmiş aydınları çocuklarının yetiştirilmesine katkı için satın alıyorlardı. Yani Roma’da okul, evdi.
Okulda çocuklara daha çok sanatçı yanları için eğitim veriliyor, o zamanın müzik aletlerinin çalımı öğretiliyor, resim çizdiriliyor ya da şiir yazdırılıyordu. Edebi açıdan yetiştirilme konusunda sıkı bir tutum sergilenmesine rağmen, Latince’nin dil bilgisi okul fikri ortaya çıktıktan birkaç yüzyıl sonra öğretilmeye başlanmıştır.
En başından beri dini çıkarlar gözetilerek yürütülen okullar, medrese ve tapınakların etkisi altından çıkma konusunda günümüzde bile zorlanmaktadır. Okuma-yazma dışında dünyaya ait bilgilerin de alınabildiği okulların birçoğunda öğretmenler kutsal sayılarak, bilim göz ardı edilmiştir. Dünyanın birçok yerinde hâlâ dogmatik okulların bulunmasının en büyük nedenlerinden biri de budur. Belli bir grup içinde, diğerlerinden daha fazla bilgiye sahip kişinin üstün kabul edilmesi ve her şeyin onun çıkarları etrafına kurulması, eğitimin birincil düşmanıdır.
Eğitim, herkes için eşit ve evrensel olmalıdır. Din, dil, ırk, cinsiyet fark etmeksizin sizi kabullenmeli, sanatkâr olarak yetiştirmeli ve toplum için faydalı olmalıdır. Kişiye bağlı çıkarların aksine toplum bazlı çıkarlar gözetilmeli ve dünyanın her yerinden ulaşılabilir olmalıdır.
“Okulun Tarihçesi” ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok