Oğlu Hüseyin’den Emine Anaya Mektuplar metni cevapları ve soruları, MEB Yayınları 5. Sınıf Türkçe 1. Kitap sayfa 82-83-84-85-86-87-88-89-90-91-92-93-94 (Atatürk’ü Tanımak Teması)

Oğlu Hüseyin’den Emine Anaya Mektuplar Metni Cevapları


5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 82 Cevabı

KEŞİF YOLCULUĞU


Soru: Milli Mücadele'de yer alan askerlerimizin vatan sevgileri, vatana karşı duydukları sorumluluk ve özgürlüğe olan inançları mektuplarına nasıl yansımıştır? Araştırmanızdan örnekler vererek düşüncelerinizi sınıfla paylaşınız.
  • Cevap: Mektuplara baktığımızda hiç korkudan eser yoktur. Hep savaşın kazanılacağına dair kuvvetli bir inanç kendini gösterir. Düşman üzerine saldırmak için can atmaktadırlar. Düşmana mermi atamadan yararlandığı için üzülen askerlerimiz vardır. Mektuplarda askerlerimizin vatan için ortaya koydukları fedakârlıklar, canlarını hiçe saymaları kendini göstermektedir.

*** Mektup Örneği: Sevgili Kardeşim, "Sabah güneşin doğmasıyla birlikte yüzlerce topun soğuk namlusundan müthiş seslerle çıkan mermilere asabiyetle yumruklarını sıkan askerin, düşman üzerine atılmak ve onları toprağa sermek için dört gözle bekletilen ileri hareketin emrini aldı. Gaziler'i takviyeye gidiyorduk. İlderesi, düşmanın yüzlerce mermisinin düştüğü yer olup buradan geçmek biraz tehlikeli ise de düşmandan intikam için bütün bedenleri titreyen askerim, din kardeşlerine yetişmeye mani olan her şeye bir alaka bakışla fırlayarak ileri atıldılar. Yol üzerinde her nasılsa düşman mermisinden ateş alan bir sandık cephane, yolu bütün bütün kapamış, dini, vatanı, milleti için yoldan geçmeye çırpınan bu Türk kalpleri, civardan tedarik ettiği kum torbalarını omuzlayarak yanan sandık üzerine hemen dördü birden atıldı. İki saniye sonra sandık, torbalar altında kalmış ve yolumuza mani olacak müşkülat ortadan kaldırılmıştı. Bu dört askerin cesareti ve fedakârlığı sayesinde İlderesi yolu açıldı. Tam zamanında Gaziler'de bulunan silah arkadaşlarına yetişmek mümkün oldu ise de Ethem Onbaşı ismindeki nefer bu vazifeyi yerine getirirken sol kalçasından şarapnel misketiyle yaralanarak şu sözleri söyledi. 'Bir senedir kullandığım silahımla hunhar düşmana bir kurşun atmadan hastaneye gidiyorum. Bari benim intikamımı siz alın' diye ellerime kapandı ve sulu gözlerinden yaşlar akıtarak ayrıldı."
✅Metni okumadan önce 2. etkinliğin "a" bölümünü yapınız .
✅Okuduğunuz metnin cümlelerinde uygun biçimde durmayı, anlam bütünlüğü oluşturmayı, vurgu ve tonlamanın ne zaman değiştirileceğini göstermek için renklendirme yapılmıştır. Metnin renklendirilmiş bölümünü öğretmeninizin nasıl ✅okuduğuna dikkat ediniz.
Öğretmeninizin ardından metni önce sesli, sonra sessiz okuyunuz. Okuma sırasında aynı renk kelime, kelime grubu ve cümleleri renk değişimine kadar duraklamadan okuyunuz. OĞLU HÜSEYİNDEN EMİNE AN AVA MEKTUPLAR Mart 1920 Kıymetli Anacığım, Evvela selam eder, senin ve Salih ağabeyimin ellerinden, kız kardeşimin gözlerinden hasretle öperim. Sizlerden ayrılalı bir aydan fazla oldu ama Basmane istasyonundaki anınız hep gözümün önünde. Küçük Nevreste’nin bir bana, birde kardeşim Haşana durup durup sarılması; Salih ağabeyimin hem gururlu, hem buruk bakışları; senin içine akıttığın gözyaşları hiç çıkmaz aklımdan anam.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 83 Cevabı Kim bilir ne çok ağladın arkamızdan... Ama üzülme anam. Kadınlar, çocuklar vatansız kalmasın diye gidiyoruz cepheye. Hem en iyi sen bilirsin vatansızlığın acısını. Doğduğun, büyüdüğün topraklardan düşmanın zulmü sürmedi mi seni? Ananı, babanı, telli duvaklı gelin gittiğin kocanın mezarını bırakıp da gelmedin mi Manastır dan? Eteğinde dört küçük uşak; aç sefil, nasıl Selanik'e vardığımızı her anlatışında güzel gözlerin dolar. Biz küçüktük Haşanla, her şey oyun gibi gelirdi bize, korku nedir bilemezdik. Nevreste daha bebekti bizim gözümüzde. Ama Salih ağabeyim, o bir kaç günlük yolculukta koca bir adam oldu çıktı sanki. Birkaç günde on yıl büyüdü ağabeyim. Sana, bana, kardeşlerime sahip çıkma telaşı büyüttü onu Çanakkale'de kaybettiği bacağından önce. Şimdi babamızın yerinde o, içim rahat geldim bu yüzden savaşa, sen ve kız kardeşim emin ellerdesiniz. Sen de içini rahat tut ana, bizler de bu peygamber ocağında, vatanımızı zalimlerden kurtaracağımız günü iple çekmekteyiz. Hele bir çıksınlar karşımıza, bizi yurdumuzdan edenlere Anadolu'yu yar etmeyeceğimizi göstereceğiz. Vatansız kalmayacak, garip kuşlar gibi ordan oraya savrulmayacak bizim evlatlarımız. Basmane'den ayrılıp Uşak'a yol almaya başladıkça kış yeniden geldi sanki. Oysa İzmir' de bahar çoktan yüzünü göstermiş, bademler çiçek açmaya başlamıştı bile. Geçtiğimiz her köy, her kasaba yokluk içinde. (...) Kış bir yandan, düşman bir yandan birlik olup kast etmişler sanki memlekete. Her istasyondan yeni erler ekleniyordu katarlarla bizim gibi. Üst baş perişan hepsinde, ama hepsinin yüreği vatan aşkıyla çarpar. Hepsinin gözleri ışıl ışıl, imanı tam. Ve her istasyonda gözü yaşlı analar, babalar, evlatlar... Hür bir memlekette yaşama özlemiyle dolu, cepheye uğurluyorlar sevdiklerini. Kimi elindeki testiden ayran dağıtıyor askerlere, kimi kendi pişirdiği saç ekmeğini. Belki elindeki son unla yaptı o ekmeği ama olsun. "VATAN SAĞ OLSUN!"
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 84 Cevabı diyor hepsi. Anadolu'nun bu cömert analarının doğurduğu Mehmetçiğin bileğini kimse bükemez ana, korkmayasın. Afyon İstasyonuna geldiğimizde trenden indik hepimiz. Afyonlular buraya "İzmir İstasyonu" derlermiş, duyunca çok hoşuma gitti. Burda hepimizi bölük bölük ayırdılar, Hasan başka bir bölüğe düştü. Onların birliği trenle yola devam edip Doğu Cephesine gidecekmiş. (...) Bizim birliği şimdilik İnönü'deki birliğe dahil ettiler. Her gün sabah ezanıyla birlikte talime başlıyor, yatsıya kadar çalışıyoruz. Hava çok soğuk, her yer diz boyu kar. Geceleri çadırın içi bile o kadar soğuk olur ki, cephedeki kardeşlerimiz şimdi ne yapıyordur diye düşünmekten uyku girmiyor gözüme. Komutanlarımız bize evlatları gibi düşkünler. Talimlerden kalan zamanı hep bizim aramızda dolaşarak, halimizi hatırımızı sorarak geçiyorlar. Yemeklerini bizimle yiyorlar. Yemek dediğimiz de ya tarhana çorbası ya mercimek. Yine de boğazımızdan bir lokma sıcak aş geçiyor ya, Allah ordumuza zeval vermesin. Bizi burdan daha içerilere sevk edeceklermiş ama ne zaman olacağı belli değil anacığım. Ne zaman sorsak "Yakında." diyor komutanlar. İnşallah yakında vatanımızı kurtarmak için biz de üzerimize düşeni yapacağız. Benim için hiç kaygılanmayasın anacığım, içini ferah tut, oğlun yakında Türk askerleriyle beraber bayrağı Sarı kışla ya dikecek. Hepinize selam eder, senin ve ağabeyimin ellerinden, Nevreste'nin gözlerinden öperim. Sağlıcakla kalın.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 85 Cevabı

1. ETKİNLİK 

Soru: Metnin başlık ve görselinden hareketle içeriğini tahmin ediniz. Tahminlerinizi ve tahminlerinizin gerekçelerini aşağıya yazınız.

  • Cevap: Metnin başlığından ve görselinden hareketle metnin savaş için cepheye giden bir askerin ailesiyle mektuplaşması olduğunu düşünüyorum.

Soru: Metnin içeriğiyle ilgili tahminleriniz doğru çıktı mı? Tahminlerinizin doğru çıkıp çıkmamasında gerekçelerinizin etkisini yazınız.
  • Cevap: Evet metnin içeriğiyle ilgili tahminim doğru çıktı çünkü hem başlıkta hem de görsellerde mektup söz konusu.

2. ETKİNLİK

Soru: Metinden alınan aşağıdaki bölümde duraklamadan okunması gereken kelime veya kelime gruplarını örnekteki gibi belirleyiniz. Yaptığınız ayrıma dikkat ederek metni yeniden okuyunuz. Öğretmeninizin geri bildirimleriyle ayrımlarınızı gözden geçiriniz.


Nevreste daha bebekti bizim gözümüzde. Ama Salih ağabeyim, o birkaç günlük yolculukta koca bir adam oldu çıktı sanki. Birkaç günde on yıl büyüdü ağabeyim. Sana, bana, kardeşlerine sahip çıkma telaşı büyüttü onu Çanakkale'de kaybettiği bacağından önce. Şimdi babamızın yerinde o, içim rahat geldim bu yüzden savaşa, sen ve kız kardeşim emin ellerdesiniz.
  • Cevap:

3. ETKİNLİK 

Soru: Aşağıdaki soruların cevaplarını metinden hareketle defterinize yazınız.


Soru: Okuduğunuz mektup kime ve neden yazılmıştır?
  • Cevap: Okuduğumuz mektup asker Hüseyin’den annesine duygularını, düşüncelerini ve yaşadığı olaylarla ilgili bilgi vermek için yazılmıştır.

Soru: Hüseyin, hangi gerekçeyle cepheye gitme kararı almıştır?
  • Cevap: Hüseyin, cepheye kadınlar, çocuklar vatansız kalmasın diye, vatansız kalmak çok zor bir şey olduğu için ve Salih ağabeyi onların başın olduğundan dolayı emin ellerde oldukları için gitme kararı almıştır.

Soru: Hüseyin, annesine geçmişiyle ilgili neleri hatırlatmıştır?
  • Cevap: Hüseyin, annesine düşman zulmünden dolayı vatanını terk etmek zorunda kaldığı günleri hatırlatmıştır.

Soru: Mektuptaki bilgilerden hareketle komutanların kişilik özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
  • Cevap: Komutanlar askerlerine evlatları gibi davranan, onların hâlini soran, aynı sofrada yemek yiyen, şefkatli ve sorumluluk sahibi kişilerdir.

Soru: Sizce Hüseyin nasıl biridir? Mektupta yazdıklarından ve yaşantılarından örneklerle açıklayınız.
  • Cevap: Hüseyin vatanını çok seven, cesur, fedakâr ve sorumluluk sahibi biridir. Annesini teselli etmesi, “Vatansız kalmayacağız.” demesi ve zor şartlarda bile görevini yapmaya çalışması onun güçlü bir karaktere sahip olduğunu gösterir.

Soru: Mektupta anlatılanlardan yola çıkarak ülkenin içinde bulunduğu durum kısaca nasıl ifade edilebilir?
  • Cevap: Mektupta anlatılanlardan ülkenin işgal altında, yokluk ve zorluklar içinde olduğu anlaşılmaktadır. Halk sevdiklerini cepheye uğurlarken fedakârlık yapmış, askerler ise vatan sevgisi ve özgürlük inancıyla mücadele etmiştir.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 86 Cevabı

4. ETKİNLİK 

Soru: Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümleleri inceleyiniz.

• "Üst baş perişan hepsinde ama hepsinin yüreği vatan aşkıyla çarpar." cümlesinde altı çizili "ama" kelimesi düşüncenin yönünü değiştirme işleviyle kullanılmıştır. • "Hepsinin gözleri ışıl ışıl, imanı tam. Ve her istasyonda gözü yaşlı analar, babalar, evlatlar..." cümlesinde altı çizili "ve" kelimesi ekleme işleviyle kullanılmıştır.
Soru: Okuduğunuz metindeki cümlelerde bulunan altı çizili geçiş ve bağlantı ifadelerini aşağıda verilen işlevleriyle eşleştiriniz. a. Seçenek belirtme b. Ekleme c. Zıtlık ç. Özetleme
  • Cevap:

Soru: Siz de metinden bu tür ifadelerin kullanıldığı cümleleri bulup işlevlerini belirterek aşağıya yazınız.
  • Cevap:

Evvela selam eder, senin ve (ekleme) Salih ağabeyimin ellerinden, kız kardeşimin gözlerinden hasretle öperim.
Şimdi babamızın yerinde o, içim rahat geldim bu yüzden (sebep) savaşa, sen ve kız kardeşim emin ellerdesiniz.
Oysa (zıtlık)İzmir' de bahar çoktan yüzünü göstermiş, bademler çiçek açmaya başlamıştı bile.
Soru: Aşağıdaki metinde altı çizili geçiş ve bağlantı ifadelerini verilen anlamlarla eşleştiriniz. a. Zıtlık b. Ekleme c. Sonuç bildirme ç. Örnekleme d. Vurgulama e. Ekleme
  • Cevap:

Soru: Siz de içinde geçiş ve bağlantı ifadelerini kullandığınız üç cümle yazınız.
  • Cevap:

Şeftali ve kiraz en sevdiğim meyvelerdir.
Kuzenim bize gelecekti ama son anda işi çıkmış.
Doğal gaz faturası yüksek geldi çünkü hava çok soğuktu.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 87 Cevabı

5. ETKİNLİK 

Soru: Aşağıdaki görseli inceleyiniz ve metni okuyunuz.

CEPHEDEN MEKTUP Hüseyin cephede bir ağacın altında dinlenmektedir. Elinde kâğıt ve kalem, anasına mektup yazmak niyetindedir. O sırada komutanı Hüseyin'e yaklaşır. Hüseyin, tam karşısına gelip duruncaya kadar onu fark etmez. Komutanını görür görmez ayağa fırlar ve selam verir: — Emret komutanım! — Hüseyin, evladım, ne yazıyorsun, şiir mi?
Soru: Yukarıda verilen metindeki karşılıklı konuşmanın devamını bir arkadaşınızla kurgulayınız. Kurguladığınız karşılıklı konuşmayı arkadaşınızla aşağıdaki yönergeler doğrultusunda sınıfta canlandırınız. • Yeni öğrendiğiniz kelimeleri kullanmaya özen gösteriniz. • Konuşmanızda uygun geçiş ve bağlantı ifadelerine yer veriniz. • Konuşma sürecine uygun selam ve hitap ifadelerini kullanınız. • Konuşmanızda uygun zamanda söz alıp vermeye özen gösteriniz. • Karşılıklı konuşma sürecinde anlaşılmayan noktaları açıklığa kavuşturmak için soru sormaya özen gösteriniz. • Canlandırmanızda konuşmanıza uygun yüz ifadelerini kullanınız ve arkadaşlarınızla göz teması kurunuz. • Size sorulan soruları uygun biçimde cevaplayınız.
  • Cevap:
CEPHEDEN MEKTUP Hüseyin cephede bir ağacın altında dinlenmektedir. Elinde kâğıt ve kalem, anasına mektup yazmak niyetindedir. O sırada komutanı Hüseyin'e yaklaşır. Hüseyin, tam karşısına gelip duruncaya kadar onu fark etmez. Komutanını görür görmez ayağa fırlar ve selam verir: — Emret komutanım! — Hüseyin, evladım, ne yazıyorsun, şiir mi? — Mektup yazıyordum komutanım.
Kime yazıyorsun? — Anneme ve kardeşime komutanım. — Ama “Muhtar Hüseyin’e” diye yazmışsın. — Evet, öyle yazdım komutanım çünkü anamla kardeşimin okuması yok komutanım. — Sen okuma yazmayı nasıl öğrendin? — Hem kendim uğraştım hem de muhtar yardım etti komutanım. — Aferin Hüseyin, mektubuna devam edebilirsin. — Sağ ol komutanım!
Soru: Karşılıklı konuşmanızı yukarıdaki yönergelere uygun bir şekilde gerçekleştirdiğinizi düşünüyor musunuz?
  • Cevap: Evet, karşılıklı konuşmamı yukarıdaki yönergelere uygun bir şekilde gerçekleştirdiğimi düşünüyorum.

Soru: Anlatımınızda güçlü ve gelişmeye açık yönlerinizi belirleyiniz. Öğretmeninizin geri bildirimleriyle bu yönlerinizi sonraki etkinliklerde geliştirmeye çalışınız.
  • Cevap: El kol hareketlerimi daha abartısız kullanmam gerekiyor.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 88 Cevabı

6. ETKİNLİK 

Soru: Aşağıdaki yarım bırakılmış ifadeleri inceleyiniz. Bunların bir anlam bütünlüğüne sahip olup olmadığını arkadaşlarınızla tartışınız. Bu ifadeleri anlam bütünlüğü sağlayacak şekilde bağlamdan hareketle tamamlayınız.

  • Cevap: Bu ifadeler, bir yargı bildirmediği için anlam bütünlüğüne sahip değildir.

Milletimiz vatanını her durumda korumasını bilmiştir.
Türk milleti, azim ve kararlılıkla yıllar süren mücadelesini kazanmıştır.
Vatan sevgisi bir milletin en güçlü duygusu olmalıdır.
Bayrağımızın gökyüzünde dalgalanması bağımsız olduğumuzun göstergesi olmuştur.
Çalışkan bireyler olarak vatanımıza borcumuzu ödemeliyiz.
Soru: Cümleleri tamamlamak için yazdığınız kelimeler bir varlığı mı yoksa "işi, oluşu, hareketi" mi karşılıyor? Gerekçeleriyle açıklayınız.
  • Cevap: Bu kelimeler bir iş, oluş, hareket karşılamaktadır. ”Bilmek, kazanmak, olmak, ödemek” sözcükleri bir varlığı karşılamaz yani isim olamaz.

7. ETKİNLİK 

Soru: Karekodu okutarak "Kastamonulu Şerife Bacı" adlı metni dikkatlice dinleyiniz.

  • Cevap:  Metni dikkatlice dinledim.

Soru: Dinlediğiniz hikâyeden hareketle kadınların Millî Mücadele'ye ne gibi katkıları olduğunu önceki bilgilerinizden de yararlanarak söyleyiniz.
  • Cevap: Millî Mücadele’de kadınlar hem cephede düşmanla savaşmış hem de ordumuz için cephane üretimi ve üretilen cephanenin ordumuza ulaşması konularında büyük yararlar göstermişlerdir.

Soru: Aşağıdaki görselleri inceleyiniz. Dinlediğiniz metnin içeriğiyle uyumlu olan görseli işaretleyiniz.
  • Cevap:

Soru: İşaretlediğiniz görselin dinlediğiniz metnin içeriğiyle ilişkisini nasıl kurdunuz? Açıklayınız.
  • Cevap: Çünkü metinde bir kadın olan Şerife Bacı’dan ve onun hayvanlarla cephane taşımasından söz ediliyor, görselde de cephane taşıyan kadınlar görülüyor.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 89 Cevabı

8. ETKİNLİK 

Soru: Aşağıda bir metnin serim, düğüm, çözüm bölümleri verilmiştir. Bu bölümler neden bu şekilde adlandırılmıştır? Bölümleri okuyup inceleyerek fikirlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Ardından paragrafların karşısında bulunan soruları sözlü olarak cevaplayınız.

  • Cevap: Serim bölümünde, metinde anlatılacak olay, kişiler, yer ve zaman kısaca tanıtılır yani bunlar okuyucunun önüne serilir. Düğüm bölümünde olay merak edilecek hâle getirilir yani düğüm atılır. Çözüm bölümünde olay okuyucunun merakını giderecek şekilde sona erdirilir yani düğüm çözülür.
Ankara'da soğuk bir kış günüydü. Çocuklar, okul bahçesinde sıraya girmiş, heyecanla bekliyorlardı. Okulun düzenlediği geziyle Türkiye Büyük Millet Meclisine gideceklerdi. Nihayet, yolculuk bitip de Meclis'ten içeri girdiklerinde Ahmet, önce etrafını dikkatlice inceledi ve kendini âdeta bir zaman tüneline girmiş gibi hissetti. Sanki o anda Millî Mücadele yıllarına gitmişti ve takvimler 12 Mart 1921i gösteriyordu... Meclisin duvarlarında önce, "Kahraman Ordumuza" diyen güçlü bir ses, sonra alkış sesleri yankılandı... Meclis kürsüsüne yaklaştıklarında, öğretmeninin sesiyle irkildi: "Üzerinde yaşadığımız toprakları kazanmak ve korumak için atalarımızın şehit ve gazi olduğu, milletimizin hep birlikte mücadele ettiği yıllardı.
Soru: Serim bölümünde olayın yer, zaman, kişi ya da kişilerine ilişkin bilgiler verilmiş midir? Bu bilgiler nelerdir?
  • Cevap: Evet verilmiştir. Zaman soğuk bir kış günü, yer Türkiye Büyük Millet Meclisi, kişiler ise öğrenciler, Ahmet ve öğretmendir.
Zamanla, milletçe yaptığımız bu mücadeleye bir marş yazılması ihtiyaç olmuştu. Bunun için, kazanana ödül verileceğinin duyurulduğu bir yarışma düzenlendi. İstiklal mücadelemizi ölümsüzleştirecek bir şiir aranıyordu. Mehmet Akif Ersoy ise, bu yarışmaya para ödüllü olduğu için katılmamıştı. Çünkü milletin ve ordumuzun içinden geçtiği zorlu süreci anlatan, millete adanacak bir şiiri para karşılığında yazmanın uygun olmadığını düşünüyordu." Ahmet'in gözü bir kez daha bayrağımıza takıldı, duvarlarda ise İstiklal Marşımız yankılanmaya devam ediyordu. Gözleri doldu ve öğretmeninin sesini yeniden duydu: "Fakat dostları Akif'i, kazanırsa para ödülünü yardım olarak vermesi şartı ile yarışmaya katılmaya ikna etti. Oysaki böyle bir ödülü reddederken, Akif'in o günlerde sırtında paltosu yoktu. Soğuk kış günlerinde ceketle geziyor, kimi zaman da bir paltoyu birlikte kaldığı arkadaşıyla nöbetleşe kullanıyordu."
Soru: Düğüm bölümünde okuyucuda merak uyandıran hangi ifadeler bulunmaktadır? Söyleyiniz.
  • Cevap: Düğüm bölümünde İstiklal Marşı yarışmasının sonucunun ne olacağını merak ediyoruz.
Mehmet Akif Ersoy, zorlu şartlarda Ankara Taceddin Dergâhında, İstiklal Marşını yazarken büyük duygu yoğunlukları yaşadı ve yazdığı şiir, Meclis'te ayakta dinlenerek ve her kıtası alkışlanarak Millî Marşımız olarak kabul edildi... Meclis'ten-çıktıklarında Ahmet, paltosuna sımsıkı sarılırken bir kez daha paltosu bile olmadığı hâlde vatanı için ödülü reddeden Mehmet Akif Ersoy'u rahmetle ve minnetle andı. Zihninde İstiklal Marşımızın şu kıtaları vardı: Bastığın yerleri «toprak!» diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Soru: Düğüm bölümünde merak uyandıran hangi konular bu bölümde çözüme kavuşmuştur? Ahmet'in paltosuna sarılmasına neden olan olay nedir?
  • Cevap: Yarışmanın sonucunun ne olacağı çözüme kavuşmuştur. Ahmet, Mehmet Akif’in paltosu olmadığını bildiği ve bunun için duygulandığından dolayı paltosuna sarılmıştır. Belki de onun soğuk havaya nasıl dayandığını düşünüp üzülmüştür.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 90 Cevabı Öyküleyici paragraflar veya diğer adıyla olay paragrafları yaşanmış veya hayal ürünü otağların anlatıldığı paragraflardır. Bu paragraflarda olayın kinler taraf fidan nerede ve ne zaman yaşandığına yer verilir Genellikle bu tür paragraflar tek başlarına kullanılabildikleri gibi birden fazla olayın yer aldığı masal, hikâye ve romanların içinde de sıkça karşımıza çıkar.
Haydi başlayalım!
Soru: Önce aşağıdaki paragraf örneğini inceleyelim, paragraftaki renklendirmenin neye göre yapıldığını belirlemeye çalışalım. Sonra da öyküleyici paragraf yazmayı uygulayarak öğrenelim. Yörük Musa kendisine verilen istihbarat görevini yerine getirmek üzere yola çıktığında ikindi vaktiydi. Kısa boyunun ve yıllardır süren savaşlar yüzünden zayıf kalan bedeninin düşman tarafından fark edilmeyeceği düşünülerek bu görev ona verilmişti. Hava kararmadan düşman siperlerine olabildiğince yaklaşacaktı. Gece yarısından sonra da siperlere sızıp düşmanın ne kadar silahı ve askeri olduğunu öğrenecekti. Musa önce düşman karargâhı ile kendileri arasında bulunan tepeyi aştı. Sık ağaçlar saklanmasına yardım etti. Tepenin eteklerine kadar inip düşman ordusuna oldukça yakın bir mağaranın girişine saklandı. Vakit gece yarısını geçerken düşman askerlerinin çoğunun uykuya daldığını fark etti. Yerinden ayrılıp yavaş hareketlerle sızdı. Birkaç saat boyunca çadırların arasında dikkatli bir şekilde gizlenerek dolaştı. Komutanının istediği tüm bilgileri topladığında havanın aydınlanmasına çok az kalmıştı. Artık oradan ayrılması gerektiğinin farkındaydı. Aynı şekilde dikkat ederek karargâhtan ayrılıyordu ki bir anda nöbetçi subaylardan biriyle burun buruna geldi. Tam silahına uzanacakken subayın "Merhaba asker!" dediğini duydu. Düşman askeri Musa'yı fark etmemişti. Musa hemen esas duruşa geçti ve subay yanından geçip gitti. Musa kalbinin atışlarını yavaşlatmak istercesine derin derin birkaç nefes aldıktan sonra geldiği gibi sık ağaçların arasında kayboldu. Komutanının yanına ulaştığında yüzünden, yorgunluğundan daha çok verilen görevi yerine getirmenin gururu okunuyordu.
  • Cevap: Renklendirilmiş bölümler paragraftaki kişi, yer ve zamanı belirtmektedir.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 91 Cevabı Öğretmenimiz şimdi "Meclisin açılışını takip eden günlerde küçük bir çocuğun Mehmet Âkif le tanışması”™ konu alan bir öyküleyici paragraf yazacak. Paragrafını planlarken, taslağını yazarken, yazdığı paragrafı gözden geçirip düzenlerken ve paylaşmak üzere hazırlarken sesli düşünecek. Nelere dikkat etmemiz gerektiğini bize öğretecek. Öğretmenimizi izlerken aşağıdaki sorulara odaklanalım.
Soru: Öğretmenimiz olay, yer, zaman, şahıs/varlık kadrosunu planlarken nelere dikkat etti, planlama sırasında neler söyledi?
  • Cevap: Öğretmenimiz olay, yer, zaman, şahıs/varlık kadrosunu planlarken bunların birbirleriyle uyumlu olmasına, hayatın akışına uygun gelmeyen bir durumun ortaya çıkmamasına dikkat etti. Bizi de bu konuda uyardı.

Soru: Taslağını yazarken bu unsurları nasıl bir araya getirdi? Bu sırada nelere dikkat ettiğini söyledi?
  • Cevap: Taslağını yazarken bu unsurları olay örgüsünü ortaya çıkaracak şekilde bir araya getirdi. Bu sırada olay örgüsünü sağlam kurgulamanın bir metin çok önemli olduğunu, buna dikkat ettiğini söyledi.

Soru: Öğretmenimiz paragrafını gözden geçirip düzenlerken nelere odaklandı, neler söyledi ve yazısını paylaşmak üzere nasıl hazırladı?
  • Cevap: Öğretmenimiz paragrafını gözden geçirip düzenlerken yazım ve noktalamaya, kelimeleri doğru anlamlarıyla kullanmaya odaklandı. Metinde mümkün oldukça Türkçe sözcükleri kullanmak gerektiğini söyledi. Yazısının paragraf düzenini, boşluklarını belirlediği düzene uyarak paylaştı.
Biz Uyguluyoruz
Soru: 4-6 kişilik gruplar oluşturalım ve öğretmenimizin rehberliğinde "Bir Anadolu kadınının cepheye kağnısıyla mermi taşımasını konu alan bir paragrafı planlayıp taslağımızı yazalım. Ardından metnimizi gözden geçirip düzenleyelim ve sınıf panosunda paylaşalım. Çalışmamızı yaparken aşağıdakilere dikkat edelim. Öğretmenimiz, bize kendi uygulamasındaki sıraya uygun olarak adım adım ne yapacağımızı söyledikten sonra biz de bunları uygulayalım. Grup olarak çalışırken önce birlikte düşünüp tartışalım, ortak bir karara varalım; sonra kararımızı görselden hareketle tasarladığımız ortak çalışma kâğıdımıza aktaralım. İhtiyaç duyarsak öğretmenimizden yardım alalım. Öğretmenimiz biz çalışırken bir eksiklik fark ederse onun uyarılarını dikkate alalım.
  • Cevap:
Planımız Kişiler: Asiye Ana, Asiye Ana’nın oğlu Mehmet, Ali Paşa, askerler Yer: Uşak, Dumlupınar Zaman: Kurtuluş savaşı yılları (1922) Olay akışı: Kurtuluş savaşı yıllarında, ordumuz Afyon üzerinden Uşak’a doğru gelip Yunan birliklerini etkisiz hâle getirecektir ama cephane sorunu vardır. Asiye ana, zorlu kış şartlarında oğlu Mehmet’le birlikte cephaneyi kağnılarla ordumuza ulaştırır. Taslak metnimiz: Yıl 1922. Savaşın en şiddetli zamanları. Sadece savaşın değil kışın da en zor zamanları. Ama yapılması gereken çok önemli bir iş vardır. Dumlupınar’daki Mehmetçiklere cephane ulaştırmak. Bunun için Uşaklı Vatan sevdalısı Asiye Ana ve oğlu Mehmet gönüllü olur. O dönemde Uşak da Yunan işgali altındadır. Uşaklı analar, dokuma tezgâhı görüntüsü altında ordumuz için gece gündüz mermi, tüfek, tabanca üretmektedir. Düşmanı Uşak’tan çıkarmak için Dumlupınar’da bekleyen askerlerimize cephane gitmesi gerekmektedir. Asiye Ana ve oğlu düşmana gözükmemek için gece karanlığında yola çıktı. Ana yollardan değil, düşmana görünmemek için dağ yollarından gidiyorlardı. Uşak’tan yola çıktıklarında hava soğuk ama sakindi. Banaz’ı geçip Dumlupınar rampasına geldiklerinde ise bir anda tipi başladı. Göz gözü görmüyordu. Rampa da çok zorluydu. Asiye Ana hayvanlarına yalvarıyordu. “Haydi benim aslanlarım göreyim sizi, ha gayret, şurayı da aştık mı Dumlupınar’dayız.” diyordu. Öküzler de var güçleriyle tepeyi tırmanmaya çalışıyorlardı. Nihayet yol düzlenmişti. Karargâha geldiklerinde askerler kardan bembeyaz olmuş iki vatan evladı gördüler, onları hemen çadıra alıp ısıttılar. Komutan Ali Paşa, Asiye Ana’nın elini öptü; Mehmet’in de gözlerini. Askerler hep bir ağızdan bağırdı: Vatan size minnettar!
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 92 Cevabı
Yine Uyguluyoruz
Soru: Şimdi daha küçük, 2-3 kişilik, gruplar oluşturalım ve aşağıdaki gibi bir çalışma kâğıdı tasarlayalım. "Bir öğrencinin Çanakkale şehitlerini anmak için düzenlenen törende okumak için şiir seçmesi'ni konu alan bir paragrafı planlayıp taslağımızı yazalım. Ardından metnimizi gözden geçirip düzenleyelim ve düzenlenmiş hâlini arkadaşlarımıza okumak üzere defterimize yazalım. Çalışmamızı yaparken aşağıdakilere dikkat edelim. Önceki uygulamalardaki sırayı takip ederek (planlama, taslak yazma, gözden geçirme, paylaşma) paragrafımızı yazalım. Öğretmenimiz gerekmedikçe bize müdahalede bulunmayacak ama ihtiyaç duyarsak öğretmenimizden yardım isteyelim. Paragraf yazma sürecinde grup arkadaşlarımızla konuşup tartışalım ama bu kez her birimiz kendi kitabımızdaki alanı ve defterlerimizi kullanalım.
  • Cevap:
Planımız Kişiler: Yavuz, Ali öğretmen, Yavuz’un annesi ve babası Yer: Okul, Yavuz’un evi Zaman: Mart ayı Olay akışı: Öğretmen, Çanakkale Şehitlerini Anma Töreni’nde şiir okuması için Yavuz’u seçer. Şiir seçimini Yavuz’a bırakır. Yavuz çok kararsız kalır ve bu konuyu evde anne ve babasıyla çözmeye karar verir.
Taslak metnimiz: Yavuz’un Tatlı Telaşı Zil çalmıştı ve herkes aceleyle sınıftan çıkmaya çalışıyordu. Ali öğretmen son anda bir şey hatırlamanın telaşıyla “Durun, durun! Bir şey söyleyeceğim.” diye bağırdı. Bir an önce eve gitme derdinde olan çocuklar bundan pek hoşlanmasa da durdular. Ali öğretmen “Çocuklar biliyorsunuz, 18 Mart’ta Çanakkale Şehitlerini Anma Töreni yapılacak. Bu sene bu törendeki şiiri sınıfımızdan bir arkadaşımız okuyacak.” deyip Yavuz’u işaret etti.
✅ Karekodu okutarak "Öyküleyici Paragraf Yazma" adlı elektronik içeriği dikkatlice inceleyiniz.
SIRA SENDE
Soru: Artık "öyküleyici paragraf yazma" stratejisini öğrendik. "Yazalım" etkinliğinde öğrendiğimiz bu stratejiyi uygulayalım.
  • Cevap: Öğrendiğimiz bu stratejiyi uygulayabilirsiniz.

5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 93 Cevabı

9. ETKİNLİK 

Aşağıda verilen çalışmaları inceleyiniz. İncelediğiniz bu çalışmalardan yola çıkarak bir hikâye planlayınız. Başlangıç olayını da içerecek şekilde en fazla birkaç paragraftan oluşan serim bölümünüzü yazınız. 9. Etkinlikteki serim bölümü örneğini ve açıklamalarını inceleyiniz. 1. Tema’da Basri Amca’nın betimlendiği “metin içi betimleme paragrafı” örneğini inceleyiniz. Önceki yazma etkinliğindeki mekân betimleme örneğini inceleyiniz. Kişiler: Eren (11 yaşında), Eren’in arkadaşı Ferhat, köylüler, düşman askerleri, Türk gözcü askeri, Atatürk Yer: Eren’in köyü, cephe hattı Zaman: Sıcak bir yaz günü Olaylar: Eren’in uyandığında Türk askerinin köylerinden geçmekte olduğunu görmesi, köylülerin askerlerimizin su ve yiyecek ihtiyacından bahsetmesi, Eren’in de cepheye su götürmek ve Atatürk’ü görmek istemesi, arkadaşı Ferhat’ı ikna edip yola koyulması, yolda konuşmaya dalıp düşman mevzilerine oldukça yaklaşmaları, yakalanma riski yaşamaları, her şeyin bittiğini düşünürken Türk gözcü askerleri tarafından fark edilip kurtarılmaları, Mustafa Kemal Atatürk’ün yanına götürülmeleri

KÜÇÜK KAHRAMANLAR

Sıcak bir yaz günü Eren, köyün sokaklarında bir telaş olduğunu fark etti. Türk askerleri köylerinden geçiyordu. Yorgun ama kararlı askerleri gören köylüler, ellerindeki azıklarını ve sularını onlarla paylaşıyordu. Eren, bu manzaradan çok etkilendi. “Ben de bir şey yapmalıyım.” diye düşündü. Hemen en yakın arkadaşı Ferhat’ı buldu. Ona askerlerin suya ihtiyacı olduğunu söyledi. İki arkadaş küçük bir testi su alarak cepheye gitmeye karar verdi.

Eren ve Ferhat yolda yürürken askerlerden, özgürlükten ve Atatürk’ü görme hayallerinden konuştular. Ferhat biraz korkuyordu ama Eren’in kararlı hali ona cesaret verdi. Bir süre sonra fark etmeden düşman mevzilerine yaklaştılar. Çalıların arasından gelen sesleri duyunca korktular. Tam yakalanacaklarını düşündükleri sırada Türk gözcü askerleri onları fark etti. Çocukları yanlarına alarak korumaya başladılar. Eren’in getirdiği testi ve ekmek askerlerin eline geçtiğinde askerlerin yüzündeki gülümseme çocuklara büyük bir sevinç verdi.

Gözcüler iki çocuğu Mustafa Kemal Atatürk’ün yanına götürdüler. Atatürk, onları dinledi ve cesaretlerini övdü. “Gerçek kahramanlık bazen küçük bir testi su taşımaktır.” dedi. O günden sonra Eren ve Ferhat, köylerinde “küçük kahramanlar” olarak anıldılar.


5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 94 Cevabı

10. ETKİNLİK 

Soru: Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki paragrafı inceleyiniz. Altı çizili kelimeleri isim ya da fiil olarak sınıflandırıp ilgili kutulara yazınız.

Salih ağabeyimin hem gururlu, hem buruk bakışları; senin içine akıttığın gözyaşları hiç çıkmaz aklımdan anam. Kim bilir ne çok ağladın arkamızdan... Ama üzülme anam. Kadınlar, çocuklar vatansız kalmasın diye gidiyoruz cepheye. Hem en iyi sen bilirsin vatansızlığın acısını. Doğduğun, büyüdüğün topraklardan düşmanın zulmü sürmedi mi seni? Ananı, babanı, telli duvaklı gelin gittiğin kocanın mezarını bırakıp da gelmedin mi Manastırdan? Eteğinde dört küçük uşak; aç sefil, nasıl Selanik'e vardığımızı her anlatışında güzel gözlerin dolar.
  • Cevap:

Soru: Fiiller kutusuna yazdığınız kelimeleri inceleyerek bu kelimelerin ortak özelliklerinin neler olduğunu düşününüz. Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
  • Cevap: Bu kelimeler bir iş, oluş, hareket bildirir ve cümledeki ana yargıyı oluşturur.
MATERYALİMİ SEÇİYORUM Atatürk'ün eğitime verdiği önemle ilgili bir araştırma yapınız. Araştırma sürecinizde aşağıdaki yönergeleri dikkate alınız.
Ulaşabileceğiniz bilgi kaynaklarını gözden geçiriniz.
Hangi bilgi kaynaklarını ve materyalleri kullanacağınızı seçiniz.
Araştırmanızı sunduktan sonra seçimlerinizin araştırma sürecine etkisini olumlu ve olumsuz yönleriyle değerlendiriniz. Daha sonraki araştırmalarınızda bu değerlendirmenizi göz önünde bulundurunuz.
  • Cevap:
✅Konuyla ilgili olarak EBA ve Youtube’da bulduğum kısa videoları izledim. Belirlediğim materyaller amacıma uygundu. Yeterli oldukları için yine bu kaynakları kullanırdım. ✅Atatürk, eğitimde modernleşmeye önem vermiştir. ✅ Atatürk, eğitimde milli bir kimlik ve bilincin oluşturulmasına büyük önem vermiştir. ✅Atatürk, toplumun geniş kesimlerinin eğitilmesi gerektiğini savunmuştur. ✅Atatürk, eğitimde cinsiyet eşitliğini savunmuş ve kız çocuklarının eğitimine büyük önem vermiştir.

ATATÜRK’ÜN EĞİTİME VERDİĞİ ÖNEM

Atatürk, Cumhuriyetin kurulmasından sonra eğitimi milletin gelişmesinde en önemli güç olarak görmüştür. Ona göre cehaletle mücadele edilmeden milletin ilerlemesi mümkün değildi. Bu yüzden “En büyük savaş, cehalete karşı yapılan savaştır.” sözünü söylemiştir.

Atatürk, halkın kısa sürede okuma yazma öğrenebilmesi için 1928’de Harf İnkılabı’nı gerçekleştirmiştir. Yeni Türk harfleri kabul edilmiş, Millet Mektepleri açılarak yetişkinlere okuma yazma öğretilmiştir. Kendisi de “Millet Mektepleri Başöğretmeni” unvanıyla halkın yanında yer almıştır.

Eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için köylerde okullar açılmış, öğretmen yetiştirmek için Öğretmen Okulları ve Köy Enstitüleri kurulmuştur. Atatürk, öğretmenlere büyük değer vererek “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” demiştir.

Ayrıca Atatürk, bilim ve fenni esas alan bir eğitim sistemini savunmuştur. Çocukların geleceğe hazırlanması için eğitimin çağdaş, akılcı ve bilimsel olmasını istemiştir.

Sonuç olarak, Atatürk’ün eğitime verdiği önem sayesinde Türkiye’de halk okuma yazma öğrenmiş, öğretmenlik mesleği değer kazanmış ve modern eğitim sistemi kurulmuştur.


5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Atatürk’ü Tanımak Teması Sayfa 82-83-84-85-86-87-88-89-90-91-92-93-94 Oğlu Hüseyin’den Emine Anaya Mektuplar Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.