O gün Hikaye
"O gün Hikaye" okumak için aşağıdaki yayınımızı inceleyiniz.
O gün Hikaye
Ogün okuldan biraz geç çıkmıştı Ömer. Okulun voleybol takımındaydı ve antrenmana katılmıştı dersleri bitince. Elinde topu, sırtında çantası oynaya oynaya evine gidiyordu. Ayağı taşa takılınca birden yere kapaklandı, elindeki top fırlayıp gitti. Ne olduğunu anlamaya çalışırken kendisine doğru mahcup, ürkek, kirli bir elin uzandığını gördü. Düştüğü yerden kalkarak üstünü başını silkeledi ve topunu kaptığı gibi koşarak uzaklaştı oradan. Kendisine uzatılan eli tutmadığı gibi bunu yapan çocuğa da bir teşekkür etmemişti. Eve geldiğinde kimseye bir şey söylemeden odasının yolunu tuttu üstünü başını çıkarmalıydı. Pantolonun dizi yırtılmıştı ve kanıyordu. Banyodan pamuk ve batikon alarak dizini temizleyecekti. Batikon damlatılmış pamuğu dizini bastırdı. Acıyordu ama dizi mi kalbi mi bilemedi. Gözünün önüne ilk o kirli eller geldi. Kafasını kaldırdığında gördüğü o mahcup çipil çipil siyah gözleri hatırladı. Neden tutmamıştı o eli? Neden bir teşekkür etmemişti? En azından biraz gülümseyebilirdi? Kaçarak uzaklaşmak da neydi? Bütün akşam kafası bu sorularla meşguldü. Akşam sofraya oturmuş ne tek bir lokma yemek yemiş ne de tek bir söz etmişti. Yarın onu bulacak ve gereken neyse onu yapacaktı. Bu iç rahatlaması ile gözlerini sonunda kapatabildi. Ertesi gün okulda dersinin bitmesini bekledi ancak zaman geçmek bilmiyordu. Bekledikçe içindeki stres daha da artıyordu. Ya onu bulamazsa ya özrünü kabul ettiremezse? Tüm bunlar beynini meşgul ediyordu. Basket antrenmanı sonrası koşarak çıktı okuldan. Onu bulacaktı, bulmalıydı. Köşeyi dönerken derin bir nefes aldı ve biraz sonra karşısına çıkacak çöp tenekesini beklemeye başladı. Onu tam işte dün gördüğü o noktada bulacaktı. Ama korktu, yapamadı, durakladı. "Merhaba!" dedi birisi ona arkasından. Gelen sesle irkildi, sıçradı birden ve elindeki top fırladı gitti. Telaş, korku, pişmanlık, şaşkınlık, sevinç, heyecan tüm duyguları birbirine girmiş bir hâlde gülmeye başladı. Katıla katıla gözlerinden yaş gele gele gülüyordu. Karşısındaki çocuk bir an ne olduğunu anlayamadı ama o da kendini bıraktı, gülmeye başladı. Ne kadar duvarın dibine oturup güldüklerini bilmiyorlardı ama her kahkaha, her gözyaşı içlerindeki kiri pası temizlemişti. Bir zaman sonra Ömer sordu: - Kimsin sen? Ne yapıyorsun burada? Çocuk başını önüne eğerek, - Mustafa. Çöp topluyorum, dedi ve başını eğdi. Sanki adını söyleyince hayatını tüm gerçekliği ortaya çıkmıştı. Utandı. Acıktım ben, dedi ve cebinden yarım ekmek çıkardı. Hiç düşünmeden ikiye böldü ve Ömer'e uzattı. Yapmayacaktı bunu, bu sefer kendisine uzatılan eli boş çevirmeyecekti. Tereddüt bile etmeden aldığı ekmeği ısırdı, büyük bir iştahla. Mahcup çipil çipil gözler ışıl ışıldı. Yıllar sonra ofisinde otururken hatırladı bugünleri Ömer. Onun kendisini bulmasını sağlayan o yaşadığı iki gündü. Mustafa'yla o günden sonra çok iyi iki arkadaş oldular. Her dertte kederde sevinçte ortak oldular. Acıyı da tatlıyı da beraber yaşadılar. Hayatta yollarını hep kesiştirdiler. Bugün ikisi ülkede ses getiren bir yardım kuruluşunun başındalar. İhtiyacı olan insanlara yardımlar ulaştırıyorlar, o ilk gün duvarın dibinde otururken kurdukları hayaldeki gibi. Ve artık o mahzun çipil çipil siyah gözler ve Ömer ışıl ışıllar."O gün Hikaye (Çocuklardan Ev Yapımı Öyküler)" ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok