NUSRET DİŞO ÜLKÜ HAYATI

  • (Prizren,1937-)
  • Üsküp’te Tan ve Birlik gazetelerinde yayıncılık ve yazarlık yaptı.
  • Sevinç, Tomurcuk, Kuş dergilerini çıkardı.
  • Şiir ve hikâye kitapları yayınladı.
  • Türkçe, Osmanlı İmparatorluğu, İslam konularında kitaplar yayınladı.
  • Yahya Kemal Beyatlı Derneği’ni kurdu.
  • Eserlerinde Türkçe, Türklük, Allah sevgisi, İslam konularını işledi.
  • Şiirleri Çocuklarla Ağaçlar, Diyeceklerim, Çocukların Elleri, Üçgen, Ozan Güncesi kitapları yayımlandı.

NUSRET DİŞO ÜLKÜ ŞİİRLERİ

BAYRAMLAR

Bayramlar olmasaydı günleri sayamazdık Bayramlara hazırlanmazdık sayılı günler olmasaydı

Savaşlara değil bayramlara inandık Ama savaşlarda yendik bayramlara değil

Bayramlar ardına bayramlar yaptık Gene tanrılar yarattık bayramlar adına

Ant içtik bayramlardan mezarlara çelenk taktık Gazaları andık bayram bayrama

Bayramları kutladık eski yeni bayramları Öyle ya eski bayramlarda yeni bayramları kutladık.

***********************

DENİZ VE BEN

Deniz senin suyun tuzludur Benim gözyaşlarını tuzlu. Bir damla gözyaşımdan tat Bir yudum suyundan tadayım.

Deniz senin suyun dalgalıdır, Benim saçlarım dalgalı. Bir tel saçımdan al, Bir avuç dalgandan alayım.

Deniz dalgaların saçlarımdır, Tuzlu suyun gözyaşlarını. Dalga dalga sen varsın, Tel tel ben varım.

***********************

ÜSKÜP’E AĞIT

Alı ala, akı aka, moru mora, karayı karaya sormadım. Yeşili gözlerde, maviyi göklerde, kızılı yüreklerde aradım. Sarı; sarışın kızın saçlarında tel tel olup Hasta çocukların yüzlerinde pul pul olup Yaz ağaçlarının yapraklarında dal dal olup İlkin ağardı, göğerdi sonra karardı.

Yeşili yeşile, maviyi maviye, kızılı kızıla, sarıyı sarıya sormadım. Alı güllerde, akı bulutlarda, karayı yırtıcı kuşlarda aradım. Mor; esmer kızın etlerinde yer yer olup Ezik çocukların diş etlerinde kan kan olup Ölü anaların gözlerinde yol yol olup İlkin ağardı, göğerdi sonra karardı.

Dedeyi dedeye, nineyi nineye, oğlanı oğlana, kızı kıza sormadım. Anayı hıçkırıklarda, babayı çığrıklarda, Üskübü yıkıntılarda aradım. Üsküp; sarışın kızın düşlerinde hiç hiç olup Hasta çocukların yataklarında düş düş olup Geçen bir yılın yılçaklarında diş diş olup İlkin doğrandı, kana boyandı sonra uyandı.

Anayı anaya, babayı babaya, Üsküb’ü Üsküb’e sormadım. Oğlanı yağmurlarda, kızı çamurlarda, Üskübü haritalarda aradım. Üsküp; esmer kızın ağlamaklarında inim inim olup Ezik çocukların gömütlerinde dilim dilim olup Ölü anaların memelerinde yudum yudum olup İlkin çalkandı, kana boyandı sonra uyandı.