Metni vurgu, tonlama ve telaffuza dikkat ederek sesli okuyunuz.'a ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Metni vurgu, tonlama ve telaffuza dikkat ederek sesli okuyunuz. 

Metni vurgu, tonlama ve telaffuza dikkat ederek sesli okuyunuz.

  • Cevap: Bu etkinliği siz yapmalısınız.

Tilki, leyleği yemeğe çağırdı. "Uygun bir zamanda bana gel." dedi. "Sana hiç tatmadığın yemekler hazırlarım. Yeter ki bana bir gün öncesinden haber ver." Tilki basit bir ormanda yaşar, dünyayı göremez, gezginlere imrenirdi. isterdi ki bir gezgin arkadaşı olsun, o dünyayı anlatsın, tilki de ona yemek versin, mırıl mırıl sorular sorsun. Tilki, uzun zaman leylekten haber bekledi. Leylek, tilkinin iyi biri olduğunu biliyordu ama annesinden tilkiler hakkında > hep kötü şeyler işittiği için bu yemek çağrısını kabul etmekte zorlanıyordu. Leylek, annesine durumu anlatmak ve ona danışmak istedi. Leylek anne, çocuğunu dinledikten sonra "Gözlerime inanamıyorum." der gibi baktı ve "Sakın gitme!" dedi. "Biz atalarımızdan böyle gördük, böyle işittik! Leylekler, tilkilerin yemeğine gitmez. Giderse de kabını yanında götürür." O eski öyküye göre kurnaz ve cimri tilki, konuğuna bir şey yedirmek istemediği için geniş ve yayvan bir tabağa çorba koyarmış. Kendisi kırmızı dilini çıkara çıkara güzelce çorbayı yalayıp yutar, leylek ise uzun gagasıyla bu çorbayı nasıl içeceğini düşünür dururmuş. Oysa bizim kızıl tilki, leylek hakkında çok güzel şeyler düşünüyordu. "Bir gelse..." diyordu, "Ona neler hazırlayacağım! Çünkü kuşlardan dostum olsun istiyorum. Kara karga dışında hiç kuş tanıdığım yok. Kuşlar, gökten gelip gökten gidiyor. Dalların en tepesine konuyor, suların en uzağında yaşıyorlar. Onlardan dost edinen kim bilir neler öğrenir? Yeryüzü yukarıdan nasıl görünür acaba? Gök daha mı sıcaktır? Bulutlar şekerli midir yoksa o beyaz pof pof kabaran şeyler, kuşların yatağı mıdır? Uzun yolculuklarında kuşlar o yataklarda mı uyur?” Aynı sıralarda leylek de şöyle düşünmekteydi: "Daldaki karganın ağzından peynir kaptığı söylenen kurnaz biriyle hiç yemek yemedim. Diyelim ki tilki kırmızı dilini hüp ettirerek çorbasını karşımda içti ve ben onu seyrettim, ne olur ki? Elimi çorbaya bile sürmem utanır."

4. Sınıf Türkçe Koza Yayınları Ders Kitabı Sayfa 78 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.