“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 72 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 72

Siz bunda mı ses buluyorsunuz? ŞAİR — Bu dizelerde ses olup olmadığını araştırmağa gerek yok. Bunlarda ses şöyle dursun, güzellik bile yok. Hem siz, ne diye, bir şairin alay olsun diye yazdığı bir şiiri, şiirciği alıp da bütün bir yeni şiiri suçlandırmağa kalkıyorsunuz? Sizin o Bâkî, o Fuzulî efendilerinizin lâf olsun diye yazılmış hiç şiiri yok mu sanki? Sonra şunu unutmayın ki, yeni şiirin de dayandığı birtakım temeller var. Yeni şair aruzun, hecenin belli kalıplarını kullanmıyor ama, yeni bir ses yapısına varabilmek için, daha önce yazılmış şiirlerden, kendi şiir örgüsüne uyacak ses yapılarından, ses parçacıklarından yararlanma yolunu da elden bırakmıyor. ELEŞTİRMEN — Bu yüzden de hep birbirlerini taklit ediyorlar değil mi? ŞAİR — Taklide düşenler işin yabancıları, çömezler, şiirciler. Ustalar, gerçek şairler değil. ELEŞTİRMEN — Yani ustalar işi çaktırmadan mı yapıyorlar? SAIR — Öylesi değil elbet. Bir türküden bir dize alalım: “Sinanoglu derler benim bir adım.” İşte şimdi şu dize var ya, usta bir şair bu dizedeki deyişi, bu dizedeki sesi alıp bambaşka bir dize çıkarabilir bundan. O dizenin de “Sinanoğ- lu derler benim bir adım.” dizeleriyle hiçbir ilgisi bulunmaz. Ama bu dize bir şiircinin eline geçmişse, o şiirci, dizenin yapısından değil de söylediği şeyden konusundan yararlanmağa bakar. “Ahmet Topçu derler benim bir adım” türünden bir şeyler yumurtlayınca da her işin olup bittiğini sanır. ELEŞTİRMEN — Tuhaf şey. Demek usta bir şair bir şiirin iç sesini, toy bir şair de anlamını aşırır öyle mi? ŞAİR — Edebiyat eserleri, sanat ürünleri başka türlü mü yaratılır sanıyorsunuz? Hepsinde kendinden önceki eserlerin etkisi yok mudur? ELEŞTİRMEN — Desenize ben pek bilisiz kalmışım. İşin kolayı dururken hep dolambaçlı yollarda tüketmişim kendimi. ŞAİR — Yani siz hiç düzyazı ve şiir düzeninden ya da konuşma biçimlerinden bir şeyler almadığınızı mı söyleyeceksiniz? ELEŞTİRMEN — Devenin pabucu. ŞAİR — Kızmayın hemen. Bakın az önce, desenize ben bilisiz kalmışım gibilerde bir laf etmiştiniz. ELEŞTİRMEN — Beni bilgisizlikle mi suçlandıracaksınız.? ŞAİR — Acele etmeyin. Ben pek bilisiz kalmışım sözü size bir yerden alınmış gibi gelmiyor mu? Söz gelişi Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere adaptasyonlarındaki ya da rahmetli Naşit’in tuluat oyunlarındaki konuşmaları hatırlatan bir çeşni yok mu bunda? ELEŞTİRMEN—Allah, Allah. Siz nerdeyse, benim, kitaplardan çıkardığım cümlelerle konuştuğumu söyleyeceksiniz. ŞAİR — Nasıl düşünürseniz düşünün. Yazarken, konuşurken, siz de, ben de daha önce yazılmış, söylenmiş, bir ulusun diline geçmiş cümle ve deyiş biçimlerine dayanırız. ELEŞTİRMEN — Buna benzer bir şeyleri frenklerin şu Victor Hugo’su da ortaya atmış galiba. ŞAİR — Hugo değil Aragon. Ona bakarsanız, o herkes taklit eder ama taklit ettiğini söylemez diyor. ELEŞTİRMEN—Yani siz sanatın bir taklitçilik olduğuna mı inanıyorsunuz? ŞAİR — O kadar çıkmayın. Aragon’un sözünde doğrular kadar yanlışlar
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 72 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.