“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 71 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 71

ŞAİR — Şeyh Galib’in ikiliği, ya da bu ikiliği taşıyan gazel güzel olabilir. Yapısı, sesi bizim içimizi açabilir. Gelgelelim, bu renklilik, bu aruzdan gelen renklilik dışında da güzellik yok mudur? Külebi’nin: Pasinlerdeki köyümüzün Sokakları beyazdı. Pasinlerdeki köyümüzün Sokakları beyazdı; Sonra ovalar gördüm ki Ya çöldü ya ayazdı. dizelerinde Galib’in sıcaklığını bulmuyor musunuz? ELEŞTİRMEN — Külebi’nin şiirlerini bilirim. Onun Şarkılı Kahve’sini birkaç kez okudum. Yalnız ne bileyim, şimdi sizin andığınız şu şiirde: Pasinlerdeki köyümüzün Sokakları beyazdı. demek için insanın şair olmasına gerek var mı? ŞAİR — Adamın Biri demek istiyorsunuz herhalde. Şarkılı Kahve Sabahattin Kudret’in kitabıdır çünkü. Ama darılmayın, sayın büyüğüm, ben sizi anlamıyorum. Siz, hem yeni şiiri seviyorum diyor, hem de yeni şiirin en sağlam örneklerinden birini yazmak için insanın şair olmasına gerek olmadığını savunuyorsunuz. ELEŞTİRMEN—Yeni şiiri, yeni şairleri beğenmesine beğeniyorum. Ama benim demem başka. Aruzun bir sesi var ya, işte o kalkınca geride ne kalır diye merak ediyorum ben. ŞAİR — Siz yani her şiirin bir fâilâtün’lü, bir feilâtün’lü sese mi dayanması gerekeceğini düşünüyorsunuz? ELEŞTİRMEN — Değil elbet. Bu sesin dışında da sesler olabilir. Nedir, bu ses bir divan dizesi gibi... ŞAİR — Dört başı bayındır sayılmaz değil mi? ELEŞTİRMEN — Hah, tamam. Bakın anlaşıyoruz. ŞAİR—Anlaşmıyoruz. Divan şiirinin bir değeri olduğu üzerinde birleşiyoruz da yeni şiirin divan şiirini aratmayacak bir şiir olduğunda bağdaşamıyoruz. ELEŞTİRMEN — Peki siz “Yine zevrak-i derunum kırılıp kenare düştü.” dizelerindeki sözcük diziminin bir iç zenginliği olduğuna inanmıyor musunuz? ŞAİR — Sözlerimden buna inandığım anlaşılıyor galiba. Yalnız ben diyorum ki Cahit Külebi’nin, Oktay Rifat’ın, Orhan Veli’nin, Necati Cumalı’nın şiirlerinde de en azdan bu iç zenginliği vardır. Gerçi bu, aruzun şu bilinen kalıplarına dayanmıyormuş, varsın dayanmasın. İstenen şey aruz kalıplarını mı kullanmaktır, yoksa bir şiir örgüsü, bir güzellik düzeni mi yaratmaktır? ELEŞTİRMEN — İşi bu kılığa sokarsanız bir güzellik düzeni yaratmaktır derim. Ama sorarım size, bu güzellik düzeni belli kalıplara, belli seslere dayanmadan yaratılabilir mi? ŞAİR — Yeni şiirin kuruluşu belli seslere dayanmıyor ama onun da, özgür şiirin de bir sesi var. Kendine özgü bir sesi. Hem de her özgür şiire göre değişen bir sesi var.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 71 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.