“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 69 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 69

Soru: Çözüm bölümü verilmeyen Devenin Pabucu adlı metni olay örgüsüne odaklanarak okuyunuz. DEVENİN PABUCU* Beyazıt’ta Küllük kahvesi. Saat 12'yi biraz geçmiştir. Gerçek bir hoşluk içindeki üniversiteli kızlar yavaş yavaş Emin Efendi lokantasına dolmaya başlamıştır. Kahve masalarından birinde ŞAİR oturmaktadır. Derken ELEŞTİRMEN görünür. ŞAİR — Oh, oh. Demek siz buralardasınız. Karpuz kabuğu denize düşmeden İstanbul’a gelebiliyorsunuz ha? ELEŞTİRMEN — Ben Ankara’nın sıcağından kaçıyorum. Mayıstan sonra oralarda durulmuyor. Ama İstanbul’da eskisi gibi değil. Bu aylarda bile, insan temmuzda, ağustostaymış gibi bunalıyor. Bu gidişle yazı geçirmek için kendime daha serin bir şehir aramam gerekecek. ŞAİR — İyi doğrusu. Ben yorganı daha üzerimden atamadım. Hoş, biz sizin gibi, eski toprak değiliz. Bizim kuşak pek çürük çarık şey. ELEŞTİRMEN — Bunu siz mi söylüyorsunuz? (Kahveciye) Az şekerli bir kahve, okkalı olsun. (Şaire) Bunu yeni yetişen şairler duymasın. ŞAİR — Canım, siz de sözümü genişletmeye kalkmayın hemen. Benim sözüm edebiyata değil. Diyeceğim, rüzgârı, soğuğu (...) umursamayanlarımız pek az. Bakın, Orhan Veli’yi pek erken yitirdik. Sait Faik’in de karaciğerinde bozukluk olduğunu duymuşsunuzdur. Bana gelince, hava biraz nemlensin, romatizmalarım azıyor. Gerçeğini isterseniz, bizim kuşak edebiyatının öyle sağlam temeller üzerine oturduğu da pek söylenemez hani. ELEŞTİRMEN — Sizinle çoğu zaman anlaşıyoruz. Sizde sorunlara yürek kaldırıcı bir gözle bakmasını bilen bir yön var. Melâli anlamayan nesle aşinâ değiliz. ŞAİR — Evet, ortak yönlerimiz olacak kuşkusuz. Bir kez, siz sağduyuyu hiç elden bırakmazsınız. ELEŞTİRMEN — Bu, herkeste bulunan bir şey. ŞAİR — Yoo, öyle demeyin. Ben sağlam düşüncenin ne olduğunu ilk sizin yazılarınızda gördüm. ELEŞTİRMEN — Ya sizin düş zenginliğinize ne demeli? ŞAİR — Sizin o akıcı diliniz... ELEŞTİRMEN — Sizin o telli pullu dizeleriniz... ŞAİR — Sizin konuya perende attırma gücünüz... ELEŞTİRMEN — Ya sizin kimseninkine benzemeyen açmazlarınız... ŞAİR — Bu memlekette eleştirmen varsa o da sizsiniz. ELEŞTİRMEN — Bana en uyanık, en kavrayışlı şair kim diye sorsalar sizi gösteririm. ŞAİR — Beni şımartıyorsunuz. Siz, siz, siz bir dâhisiniz. ELEŞTİRMEN — Siz ustalar ustasısınız. ŞAİR (Kahveciye) — Çabuk bırak kahveyi. (Eleştirmene) Siz bir söz hokkabazı, bir büyücüsünüz.
  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 69 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.