Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 58
“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 58 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz. Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 58 yaptırdığı “İncili Köşk”ün vîrâne-i zâili üstünde idik. Sanıyorum ki bugün baştan başa vatan, evl
“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 58 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 58
yaptırdığı “İncili Köşk”ün vîrâne-i zâili üstünde idik. Sanıyorum ki bugün baştan başa vatan, evlâtlarının kan ve yaşlarıyle yâkutlu ve incili bir kâşânedir. İkimiz de içinde iki ufak bürkân gibi tutuşan kalplerimizi örten sinemizi Kâbetullah’a çevirdik. Bu râyihalara bürünen ruhlarımız sanki güneşten kanatlar takınarak sâhib-i Kur’ân’ın eşiğine çarpa çarpa erimek için bizden ayrıldı. O dakika o da, ben de o mertebe mâsivâdan ayrılmış. o mertebe fenâfillâha ermiş... Ben bir tayf, o bir zilf olmuştuk. İkimiz de birbirimize yaklaştık. Ey genç adın nedir? - Mazlum! - Bak bahar nethaları, güneş renkleri, nesîm râyihaları bütün önüne dökmüş. Daha ne istiyorsun? Neden mahzunsun? Sepette ne kadar çiçek varsa aldım. Gencin kucağına. etrafına yığdım. - Bak! Bu kokular, senin harem-i râyihalarındır. Saraylarının, pınarlarının, kulübelerinin, ninelerinin. mihraplarının kokulandır. Münkesir kalbini bu çiçeklerin özleriyle perçinle! Mazlum. önünde bir sahife gibi açılan Topkapı Sarayı’nın etrafına solgun bakışlarını gezdirdi. İçini çekti. kolları, birer kırık dal gibi, kıvrıldı ve yanına düştü. - Hayır, dedi, bütün kokuları bir siyah tül ile örtülü sanıyorum. Lâle bir açık yara, gonca bir kan pıhtısı. sümbül çitişmiş bir hasta saçı, menekse, mâvi gözlerin damla damla yaşı... - Bütün bir senenin fecri bahar! Bak sana ne neşeli dakikalar vâdediyor. - Bende şimdi bir zevk kaldı: Ağlamak zevki.... Bir ümid kaldı: Mahşer ümidi. - Baharın ninesi yağmurdur. Babası güneş. Bütün bunlar âile efradını sana, senin saadetine hasrettiler. SİYASETİ BIRAKMAK, FELSEFEYİ BIRAKMAK, ŞİİRİ BIRAKMAK (I)* 17 yaşındaydım. Neler olup bittiğini anlamalı, birisiyle kendimi konuşmalıydım. İmdadıma yetişen şiir oldu. Şiirin bu iş için biçilmiş kaftan olduğu bilgisi nasıl olduysa oldu bana ulaşmış idi. Niçin şiirden başkası bana yardımcı olamayacaktı? Meselâ resim? Meselâ müzik? Görebilmiştim ki, birer ifade imkânı olarak resim ve müzik kendimle kendimi konuşmak istediğim “birisi” arasına istenmeyen şeyler karıştırmadan yürütülemeyecek meşguliyetlerdi. Ressam olamazdım; çünkü resme kim olursa olsun akademik bir yerden başlayacaksa, bu yeri Las Meninas’tan (Las Meninas) daha büyük bir iş çıkarılamayacağı bilgisinin kapladığını öğrenmek zarureti karşısındaydı. Bu demek yeni zamanlarda bir ömür boyu Diego Velâzquez’den (Diyego Velaskez) daha büyük ressam olunamayacağını bile bile çalışmak demekti. Hâsılı, o yaşımda ressam olmakla, mimar, mühendis, hekim olup dünyevî bir hâsılata talim etmek arasında ciddi bir fark olmadığını anlama yetisi bana verilmişti. Böyle dediğime bakıp beni parlak bir tahsil hayatı yürüten biri sanmayın. Aslında o günlerde beni uzanamadığı ciğere pis diyen kediden, erişemediği üzümleri koruk sayan tilkiden ayırdetmek kolay değildi.- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 58 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok