“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 31 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 31

yok. Uşak’ta birçok kereste ve esir varmış, bunlardan bize verilmesini emretsin. Hemen kendimize dam yapalım. Ekmek isteriz. Asker ambarlarında buğday var, bir saat ötede, emretsin, bize versinler, çiğ olsun çocuklarımıza yedirelim. (Sesi acı ile, acıma ile yırtılarak devam etti.) Büyükler söz anlıyor, sesi çıkmıyor ama çocuklar söz anlamıyor, açlıktan hep ağlıyorlar, sabaha kadar ağlıyorlar, bunu Paşa’ya söyle... Çakal ulumasıyla, rüzgârın iniltisi arkasından öyle zannettim ki aç çocuklar ağlıyor, göğsü sütsüz, boş, sırtı çıplak analar yumruklarını sallayarak dünyaya, talihe, hayata haykırıyorlar. Bağlantı kur, tepki ver:
Soru: Savaşın Anadolu’yu nasıl etkilediğiyle ilgili tespitleriniz nelerdir?
  • Cevap: Savaş, halkı yoksullaştırmış, açlık ve barınma sorunlarına yol açmış, toplumsal yapıyı derinden sarsmıştır. Ancak, halkın dayanıklılığı ve mücadele gücü dikkat çekicidir.
- Yazdım, dedim; şimdi bize Uşak’a kadar bir kılavuz veriniz. Herkes birbiriyle konuştu; biraz meşveret etti, sonra: - Şu çocuk sizi şoseye çıkarsın, dediler. Kocaman kurt derisi gocuk, kalın çizmeler, yün başlık, artık ısıtmıyor, yakıyordu. Bütün gün yemek yememiştik. Yanımızda ne olur ne olmaz diye alınmış yarım çuval peksimet vardı ki, o da daha çok, yanımdaki şoförle kamyondaki iki muhafız askerindi. Fakat ne onlar, ne arkadaşlar, biraz evvel açlıktan şikâyet ettikleri halde, yemek arzusundan bir günahmış gibi bahsetmiyorlardı. Yalnız makinayı düzeltmekle uğraşır görünen nefer şoförün bir şey söylemeden içini yakan bir arzusu kalbime geçti, yavaşça: - Peksimeti köylülere verelim mi? dedim. Bu söz, yanmak için bekleyen kuru çıraya dokunan bir kıvılcım gibi oldu. Nasıl oldu bilmiyorum, üç nefer peksimet çuvalını yakalamış, titremiş gölgelere zorla dağıtıyorlardı. Ağır ve tok bir ses: Metnin dilini çözümle
Soru: Metinde altı çizili sözlerin anlamını, bu anlama nasıl ulaştığınızı açıklayınız.
  • Cevap:
Altı çizili sözlerin anlamı
  • Muhafız: Koruma görevi yapan asker anlamında kullanılmıştır. Bağlamdan, bu kişilerin görevlerinin kamyonu ve yolcuları korumak olduğunu anlıyorum.
  • Nefer: Asker anlamına gelir. Metindeki kullanımı, görev yapan sıradan askerler için yapılmış bir göndermedir.
  • Kalbime geçti: Bir başkasının arzusu ya da isteğinin kişiyi derinden etkilediğini ifade eder. Kullanıldığı cümlede şoförün içindeki arzu anlatılarak, bu durumun yazar üzerinde bıraktığı etki vurgulanıyor.

Soru: Daha önce karşılaşmadığınız kelimelerin, deyimlerin ya da yazara özgü dil kullanımlarının anlamını çözümlemeye çalışınız.
  • Cevap:

Kurt derisi gocuk: Soğuktan korunmak için kullanılan kürk mont anlamına gelmektedir. Bu, dönemsel bir ifade olduğu için yazarın tasvirlerinden anlam çıkarılabilir.
Kuru çıraya dokunan kıvılcım: Bu ifade, bir fikrin veya önerinin insanları hızlı bir şekilde harekete geçirdiğini betimlemek için bir metafor olarak kullanılmıştır.
Soru: Metnin dilini çözümlerken anlamakta zorlandığınız kelimeler ya da kelime öbeklerinin içinde geçtiği cümleyi yeniden okuyunuz.
  • Cevap: Anlamını tam anlayamadığım ifadelerden biri "kuru çıraya dokunan kıvılcım" oldu. Cümleyi tekrar okuyarak, bu ifadenin insanların açlık konusundaki hassasiyetini ve hızlı tepkilerini betimlemek için bir metafor olarak kullanıldığını kavradım.

Soru: Anlamlandırmanıza dayanak olabilecek ipuçları için o kelimelerin “bağlam”ına bakınız. Bunun için kelimelerin birlikte kullanıldığı ya da ilişkili olduğu diğer kelimeleri, içinde geçtiği cümleyi ve o cümleyle bağlantılı diğer cümleleri göz önünde bulundurunuz.
  • Cevap:
Bağlantılı diğer cümleler
  • "Nefer şoförün bir şey söylemeden içini yakan bir arzusu kalbime geçti" ifadesinde "nefer" kelimesinin anlamını, bir askerin çaresizliğini ve sessiz talebini ifade eden bağlamdan çıkardım.
  • "Kuru çıraya dokunan kıvılcım" ifadesini, insanların açlık ve fedakârlık karşısındaki tepkilerini anlatan cümlelerle ilişkilendirerek anlamlandırdım. Bu bağlam, kıvılcımın harekete geçirici etkisini açıkça ortaya koyuyor.
- Uşak’ta belki ekmek bulamazsınız. Yanınızda kalsın, diyordu. Yine kamyon hırıldadı, homurdandı, çatırdadı ve karanlığa, rüzgâra daldı. Yer olmadığı için kılavuz Himmet kamyonun basamağında, yanımda ayakta duruyordu. Kamyona tutunan küçük elin güçsüzlüğünü, zavallılığını görmekle beraber İney’deki küçüklerin açlık çığlığıyla içim dolu gibiydi. Acı acı düşünüyorum. Bu, kaç yıldır gezdiğim bölgedeki kül olan, hakkı aç ve ölmeye mahkûm olan kaçıncı köydü. Anadolu yaratılış günlerinin ilk çağlarındaki yoksuzluk, haraplık ve vasıtasızlık içindeydi. Yeni Türkiye’yi yaratacak ulusta yine Hazreti Adem’den

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 31 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.