“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 269 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 269

Garip, işledim sandığı cürümden beraat için “Herkes bağınr padişahım. Ben de bağırdım” dedi. “Neye bağırdığını sormam. Kızılelma neresidir? Onu söyle.” Garip tereddüt etmedi. “Padişahımızın bizi götüreceği yer!” dedi. “Orası neresi?” “Padişahımız bilir.” Padişah İskender Paşa’ya döndü. “İkincisini getir bakalım!” dedi. Dizüstü duran garip vezirlerin işaretiyle kalktı. Geri geri gitti. Perdenin yanında dikildi. Bu sefer huzura getirilen, tıknaz, esmer, beyaz keçeli, afacan bir yeniçeri neferiydi. Serbestçe yürüdü. Saçağı öptü. Kalktı, el bağladı. Padişahın “Kızılelma neresi?” sualine düşünmeden “Önümüze düşüp bizi götüreceğin yer... padişahım!” cevabını verdi. “Orası neresi?” “Sen bilirsin padişahım!” İskender Paşa üçüncüyü de huzura soktu. Bu. geniş omuzlarına baratasının3 uçları düşen genç bir bostancıydı. “!..” “Kızılelma neresi?” “Atınızın gittiği yer. padişahım!” “Orası neresi?” “Neresi olduğunu ancak padişahım bilir.” Eleştirel Okuma Notları Evet. orası ne Hint, ne Sint, ne Çin, ne Maçin, ne Viyana, ne de Roma’ydı! Padişah, huzurundakilere “Gördünüz ya” dedi, “üçünün de cevabında bir fark yok. Hakikat bir! ‘Kızılelma’ benim gitmek istediğim yer, işte. Hakk’ın beni göndereceği yer!..” Doğruyu söyleyen bu üç kişiye hemen üçer yüz kese akçe ihsan etti. Artık “Kızılelma’ya, Kızılelma’ya” naraları çoğalıyor, taşıyor, daha ziyade yaklaşıyordu. Padişah, birdenbire, Hakk’ın kendini göndereceği yeri düşündü. Nihayet bulunmaz Hak yolunun, hakikat yolunun gittiği “Kızılelma” denen bu cennet kapısında Viyana, Roma, Hint, Sint, Çin, Maçin birtakım fâni harabelerden başka bir şey miydi? Başını salladı. Arkasına dayandı. İri siyah gözlerini ufalttı. İlahî, manevî bir zevke varmış gibiydi! Müdebbir vezirlerinin, âlim kazaskerlerinin, kahraman beylerbeylerinin tekrar saçak öpüp çıkışlarını görmedi bile. Otağın kapısında onlar da, şimdiye kadar asla ulviyetinin, mehabetinin farkında olmadıkları muazzam bir manzara karşısında donup kaldılar; sefer eğlentisi yapan yüz binlerce asker, kol kol olmuş, cirit oynayarak, kaynaşarak otağ etrafında geniş bir daire çeviriyorlar, “Kızılelma’ya. Kızılelma’ya.” naralarıyla, sanki hayalin eremeyeceği derecede yüksek, pek yüksek bir arşa doğru. kalkanlardan kanatlarıyla uçmaya hazırlanıyorlardı!
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 269 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.