“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 216 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 216

Hızırla Kırk Saatin bu bölümünde Allah’ın yardımının bir simgesi, bir işareti olarak Hızır’ın adı üç kere geçmektedir. Şiirin ilerleyen bölümlerinde ayın bölünüşüne bağlı olarak o anda ve daha sonraki zamanlarda gerçekleşen olaylar yine şiir mantığı içinde anılıp yorumlanmaktadır. “Ay bir iftar gibi üzüm salkımında Dolaşan bir mimar mermer bir mimberde Döne döne inen Bir minareden Ayın bölünmesinden doğan Elhamra Ay bir zeytin dalı Kurtuba’da Mısır ’da ışıklı bir hurma” İnancı pekişen, şüphelerden kurtulan ve büyük bir aşkla hayata yönelen Müslümanların fetihlerini, eser ve uygulamalarını, yeni bir medeniyet inşa edişlerini simgeleyen olaylar Ay’ın bölünüşüne bağlı olarak ele alınır. Karakoç bu şiirde bizzat Ay’ın bölünüş mucizesine de çok çarpıcı yeni bir yorum getirmiştir. Buna göre Ay’ın bölünmesi, esasen Allah’ın yardımının, merhametinin, sonsuz kudret ve kuvvetinin, şefkatinin ve sevgisinin de bir remzi, bir sembolik ifadesidir. “Savaşlarda Kur ’an okuyanlar Ayı parçalara ayırırlar İki ay parçasından İner ordular, iner asker” Şiirde Ay bölünmesi üzerinden peygamber efendimizin sevgi, şefkat ve merhamet peygamberi oluşu fikri kuvvetle telkin edilmektedir. Peygamberimizin, çocukluk yıllarında kuzu çobanlığı da yapmış oluşuna gönderme yapan şu bölüm ise bütün şiirin belki en nahif, en coşku verici bölümüdür: “Çoban vardır Kayalara oturur Kuzulara değmiş çubuğuyla Ayı böler Ay bölünür Açılırken güller” Burada yine görsellik öndedir fakat biz sadece olayın dış çizgilerini ve biçimsel unsurlarını değil; ruhunu da görürüz. “Kayalara oturuş’taki o büyük görev için pozisyon alışın ve konumlanışın anlamını da “Kuzulara değmiş çubuk”tan yayılan o ilahî enerjiyi de görürüz. Son iki mısrayı yine ayrı bir kadraj içinde görmek gerekir. “Ay bölünür Açılırken güller” Gül, Peygamber Efendimiz’in en bilinen remzidir. Ay da öyledir. Edebiyatımızda ve genel olarak halk kültürümüzde Güneş, vahyin ve vahiy kaynağının, Güneş’ten aldığı ışığı dünyaya yansıtan Ay ise Tanrı’dan aldığını insanlığa aktaran peygamberliğin remzi gibi kabul edilmiştir. Bayraklardaki ay ve güneş (yıldız) simgeleri de bu kültürün bir diğer yansımasıdır. Şair Ay’ın bölünüşü ola yının Gül’ün açıldığı sırada gerçekleşeceğini söylerken modern anlamda bir tür «tarih düşürmeyle» bu mucizeyi gerçekleştirecek olan Peygamber’in kimliğini söylemiş ve bu tarihsel simgeselliği de hatırlatmış olmaktadır.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 216 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.