“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 195 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 195

Mavi çanakta cacık. Peynirli pide getirdiler, —İstanbuldayım sanki— peynirli pide getirdiler, susamlı, sıcak sıcak, yumuşacık... Varna’da bu yaz günü, çok hasta, çok muhacir şair için bile, bütün büyük lâflardan uzak Bir bahtiyarlık — yaşamak. (Balkon) Ama kendi evin kardeş evinde bile unutulmuyor. Şu gurbetlik zor zanaat zor... (Sofya’dan I) Nâzım’dan bir tek şiir seçmek, onun şiiri ve kişiliği konusunda bir tek şiirle düşünmek, yazmak zor; hattâ imkânsız. Bütün şiirlerinde, başlangıcından beri büyük bir tutarlılık gösteren bir şair için bir tek şiirinden çıkarak yargılara varmak hem haksızlık olur hem de yanıltıcı. Nâzım’ın şiirinin taşıdığı bu özellik, bu bütünlük özelliği, bir bakıma, şiirini hayatından çekip çıkarmasından gelmektedir. Bu yüzden tamtamına bir destan şairidir o. Hayatında ne varsa şiirinde de vardır. Aşkları, işleri, kavgaları. Hiçbir özentiye kapılmadan somutlukları yaşar ve yazar. Kitaplarının adında bile: “Pirâye’ye yazılmış: Saat 21-22 Şiirleri”. Bu yüzden şiirlerine arada bir notlar düşmek gerekmektedir. Bu davranışı, takınma bir içtenlik, yapay bir duygu tavlaması değildir. Şiirini onun şiiri yapan, kendiliğinden bir oluştur. Halk’tan bir kişi olmanın, insan olmanın erdemini ve zaaflarını birlikte taşımanın güvenidir. Tekniği bu yüzden çağdaştır ama savruktur biraz. Nâzım’ın şiir tekniği birtakım aşırılıklar, bile bile yapılan ilk abartmalar dışında, olağandır, insanidir. Hiç düşünülmeden seçilmiş —daha doğrusu seçilmeden alınıvermiş— bolca, sorumsuz ve kolay kafiyeye dayanır, geleneksel halk şiiri kolaylığına. Bu kolaylığı bir ayrıcalık durumuna getiren; Nâzım’ın dünyaya bakışındaki ayrılık ve bu ayrılığa uygun duyarlığıdır. Görüntülerini, açısına uygun izlenimlerden, büyük bir rahatlıkla çıkarıp kurar. Onun zayıf, hattâ çoğu zaman sudan ve komik olan kafiyeleri, görüntü tazeliği ve kurma ustalığı yüzünden göze batmaz; gerekli hale bile gelir. Çerçevede resim: çerçevede resmin gözleri yanıyor yanıyor. Çerçevede resim: canlanıyor. Ve birden atlıyormuş gibi boşluğa bir pencereden fırlayıp çıktı resim çerçeveden; ayakları yere vurdu. Daha ben haykırırken adını karşıma dikilip durdu: muazzam bir kavganın dev kadını... (Jokond ile Si-ya-U)
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 195 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.