“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 145 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 145

Soru: Mehmet Akif Ersoy’un manzum hikâye türünde yazılmış Seyfi Baba adlı metnini eleştirel okuyunuz. Okuma esnasında ilgili yerlerdeki uyarıları dikkate alınız. SEYFİ BABA* Geçen akşam eve geldim. Dediler: — Seyfi Baba Hastalanmış, yatıyormuş — Nesi varmış acaba? — Bilmeyiz, oğlu haber verdi geçerken bu sabah. — Keşki ben evde olaydım... Esef ettim, vah vah! Bir fener yok mu, verin... Nerde sopam? Kız çabuk ol... Gecikirsem kalırım beklemeyin... Zîrâ yol Hem uzun, hem de bataktır... — Daha a’lâ, kalınız: Teyzeniz geldi, bu akşam, değiliz biz yalınız. Sopa sağ elde, kırık camlı fener sol elde; Boşanan yağmur iliklerde, çamur ta belde. Hani, çoktan gömülen kaldırımın, hortlayarak, “Gel!” diyen taşları kurtarmasa, insan batacak. Saksağanlar gibi sektikçe birinden birine, Boğuyordum müteveffâyı bütün âferine. Sormayın derdimi, bitmez mi o taşlar, giderek, Düştü artık bize göllerde pekâlâ yüzmek! Yakamozlar saçarak her tarafından fenerim, Çifte sandal, yüzüyorduk, o yüzer, ben yüzerim! Çok mu yüzdük, bilemem, toprağı bulduk neyse; Fenerim başladı etrafını tek tük hisse. Vâkıâ ben de yoruldum, o fakat pek yorgun... Bakıyordum daha mahmurluğu üstünde onun: Kâh olur, kör gibi çarpar sıvasız bir duvara; Kâh olur, mürde şuâ’âtı düşer bir mezara; Kâh bir saksı çökük hânenin altında koşar; Kâh bir ma’bed-i fersûdenin üstünden aşar; Vakt olur pek sapa yerlerde, bakarsın, dolaşır; Sonra en korkulu eşhâsa çekinmez sataşır; Gecenin sütre-i yeldâsını çekmiş, üryan, Sokulup bir saçağın altına gûyâ uyuyan Hânüman yoksulu binlerce sefîlân-ı beşer; Sesi dinmiş yuvalar, hâke serilmiş evler; Kocasından boşanan bir sürü bîçâre karı; O kopan râbıtanın, darmadağın, yavruları; Zulmetin, yer yer, içinden kabaran mezbeleler; Evi sırtında, sokaklarda gezen âileler! — Ihlamur verdi demin komşu... Bulaydık şunu, bir... — Sen otur, ben ararım... — Olsa içerdik, iyidir... Aha buldum, aramak istemez oğlum, gitme... Ben de bir karnı geniş cezve geçirdim elime, Başladım kaynatarak vermeye fincan fincan, Azıcık geldi bizim ihtiyarın benzine kan. — Şimdi anlat bakalım, neydi senin hastalığın? Nezle oldun sanırım, çünkü bu kış pek salgın. — Mehmed Ağ’nın evi akmış. Onu aktarmak için Dama çıktım, soğuk aldım, oluyor on beş gün. Ne işin var kiremitlerde a sersem desene! İhtiyarlık mı nedir, şaşkınım oğlum bu sene. Hadi aktarmayayım... Kim getirir ekmeğimi? Oturup kör gibi, nâmerde el açmak iyi mi? Kim kazanmazsa bu dünyâda bir ekmek parası: Dostunun yüz karası; düşmanının maskarası! Yoksa yetmiş beşi geçmiş bir adam iş yapamaz; Ona ancak yapacak: Beş vakit abdestle namaz. Hastalandım, bakacak kimseciğim yok; Osman Gece gündüz koşuyor iş diye, bilmem ne zaman Eli ekmek tutacak! İşte saat belki de üç Görüyorsun daha gelmez... Yalınızlık pek güç. Ba’zı bir hafta geçer, uğrayan olmaz yanıma; Kimsesizlik bu sefer tak dedi artık canıma! — Seni bir terleteyim sımsıkı örtüp bu gece! Açılırsın, sanırım, terlemiş olsan iyice. İhtiyar terleyedursun gömülüp yorganına... Atarak ben de geniş bir kebe mangal yanına, Başladım uyku taharrîsine, lâkin ne gezer! Sızmışım bir aralık neyse yorulmuş da meğer. Ortalık açmış uyandım. Dedim, artık gideyim, Önce amma şu fakîr âdemi memnûn edeyim. Bir de baktım ki: Tek onluk bile yokmuş kesede; Mühürüm boynunu bükmüş duruyormuş sâde! O zaman koptu içimden şu tehassür ebedî: Ya hamiyyetsiz olaydım, ya param olsa idi! Soru: Metindeki duygu, düşünce ve görüntülere odaklanarak metni okuyunuz. Soru: Metni anlamak ve anlamlandırmak amacıyla metindeki anahtar kelimeleri belirleyiniz.
  • Cevap:

Metni okurken anahtar kelimeler:

  • Seyfi Baba
  • Yoksulluk
  • Fedakarlık
  • Dayanışma
  • Yardımseverlik
  • Kimsesizlik
  • Gece
  • Çamur
  • Mangal
Soru: Yeni öğrendiğiniz kelime ve kelime gruplarıyla Mehmet Akif Sözlüğü adında bir sözlük oluşturunuz.
  • Cevap:

Mehmet Akif Sözlüğü:

  • Sefalet: Yoksulluk, fakirlik.
  • Fener: Geceyi aydınlatmaya yarayan taşınabilir lamba.
  • Tehassür: Üzüntü ve özlem duygusu.
  • Perişanlık: Dağınık, zor durumda olma hali.
  • Yordam: Bir işi zor şartlarda yapmak için geliştirilen yöntem.
Soru: Geçmiş bilgi ve deneyimlerinizle metinde anlatılanlar arasında ilgi kurunuz.
  • Cevap: Metinde anlatılanlar, toplumdaki dayanışma ve yardımlaşma duygusunun önemini hatırlatmaktadır. Geçmişte büyüklerin komşularına yardım edişine, zor durumda olanlara karşı gösterilen duyarlılığa benzer örnekler hatırlanabilir.
Soru: Metinde anlatılanları zihninizde canlandırınız. Metnin yazarı, anlatıcısı, olay kişileri ile empati kurunuz.
  • Cevap: Karanlık bir gecede yağmur altında zorlu bir yolculuk yapan bir kişinin, yoksul ve hasta bir dostuna yardım etme çabasını göz önünde canlandırabilirsiniz. Evin kasvetli ortamı, fakirlik ve Seyfi Baba’nın mangal başındaki görüntüsü sahneyi tamamlar. Seyfi Baba’nın yalnızlığı ve geçim derdi içindeki mücadelesi, okurda şefkat ve anlayış uyandırır. Anlatıcı ise dostuna yardım etmek için zorlu bir yolculuk yapan bir insanın fedakarlığını hissettirir.
Soru: Metni okurken devamı için çıkarımlar yapıp tahminde bulununuz. Metinde kullanılan betimlemelerin ve noktalama işaretlerinin metnin anlamına, anlatımına katkısını belirleyiniz.
  • Cevap: Metin, yardımseverlik ve toplumsal duyarlılık üzerine bir mesaj vermektedir. Seyfi Baba’nın içinde bulunduğu durum, yazarın toplumu bu konuda düşündürmek istediğini gösteriyor. Betimlemeler, olayların duygu yüklü ve gerçekçi bir şekilde canlandırılmasını sağlar. Noktalama işaretleri ise vurguları ve anlatımın akıcılığını güçlendirerek okuyucunun dikkatini olayın ana temalarına çeker.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 145 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.