“Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 83 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 83

Konuya Başlarken

Soru: Şerri az etmek değil mi hayrı çok Hayrı çok etmek değil mi hayrı çok Yunus Emre’nin dizelerinden hareketle bu dünyada şerri azaltıp hayrı çoğaltmak için nelere dikkat etmek gerekir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

  • Cevap: Şerri azaltmak için yalandan, haksızlıktan ve insanlara zarar veren davranışlardan uzak durmalıyız. Hayrı çoğaltmak için dürüst ve adaletli davranmalı, ihtiyaç sahiplerine yardım etmeli ve iyiliği yaygınlaştırmalıyız.

Yunus Emre’nin hayatı hakkındaki bilgiler çok azdır (Görsel 2.11). XNI-XIV. yüzyıllarda, Anadolu’nun siyasi kargaşa, savaş, kuraklık ve kıtlık içinde olduğu bir dönemde yaşamıştır. Böyle bir ortamda şair, şiirleriyle halka umut aşılamaya çalışmıştır. Tasavvuf edebiyatının öncülerinden olan şair; şiirlerinde çoğunlukla ilahi aşk, sevgi, hoşgörü gibi temaları işlemiştir. Hoca Ahmed Yesevi’den etkilenmiş, kendinden sonra gelen pek çok şairi güçlü söyleyişiyle etkilemiştir. Çağına göre yalın dille söylediği şiirleri, özellikle ilahileri, halkın arasında yayılmıştır. Şiirleri ahenk, anlam ve düşünce yönünden zengindir. Yunus Emre’nin Türkçenin bir medeniyet dili olmasında önemli katkıları olmuştur. Risâletü’n-Nushiyye adlı mesnevisi ile diğer şiirlerini topladığı Divan’ı vardır (Görsel 2.12).

Risâletü’n-Nushiyye, Yunus Emre’nin dinî nasihatler içeren ve Türkçe yazmış olduğu mesnevi türündeki bir eseridir. “Nasihatler Kitabı” anlamına gelen ve dervişleri eğitmek amacıyla yazılan eser, nasihatname türünün Anadolu’daki ilk örneklerinden biri olarak gösterilmektedir. Bireyin nefis ile olan mücadelesinin anlatıldığı kitapta, İslami ögeler ve semboller, Anadolu insanında somutlaştırılarak anlatılmaya çalışılmıştır. Eser, aruz ölçüsüyle yazılmış olup 573 beyitten oluşmaktadır. 13 beyitlik başlangıcın ardından Aklın Tarifi adlı bir düzyazı, bu düzyazıdan sonra da Akıl ve Ruh, Kibir, Öfke ve Gazap, Sabır, Haset ve Cimrilik, İftira ve Gıybet adlı altı manzum destan gelmektedir.Bu bölümlerden biri olan Akıl ve Ruh Destanı’nda Yunus Emre, nefisle kuşatılan insanın iki sultanından söz eder. Bu iki sultan da bedeni zapt etmek ister. Bunlardan biri rahmani, diğeri ise şeytanidir. Rahmani, Allah katından gelen ve her anlamda hayırlı olandır. Şeytani ise “kin” katından gelen ve şer olandır. Nefis kibirlidir ve Yaradan’ı tanımaz. Fakat ruh, ay gibi saf ve temizdir; Yaradan’ın ışığından ayrılmaz. Nefsin büyük çocuğu hırstır. O, tüm insanlığın esir olduğu bir istektir. Nefis aklı çeler. Açgözlülük de nefsin bir özelliğidir ve doyumsuzdur. İnsan, nefsinden Allah’a sığındığı zaman, kendisine öğütlerde bulunur. Aklıyla tartıp biçen insan, aklını ve ruhunu nefisten arındırır. Kanaat- kâr olur, hırsa karşı galip gelir.

Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 83 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.