“Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 51 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 51

Bazı Müslüman düşünürler, klasik ahlak metinlerinde insanda akıl, arzu ve öfkeden oluşan üç temel güç olduğunu kabul eder. Bu güçlerin dengelenmesiyle erdeme ulaşılır. Bu bağlamda aklın erdemi hikmettir, yani sağlıklı düşünmesidir. Erdem için pratik de gereklidir. İradeli eylemler içinde insanı mutlu kılacak olan sadece “iyi” eylemlerdir. Arzular dengelenerek iffet erdemi elde edilir. Öfke gücünün erdemi ise öfkeyi dengede tutmaktır. Öfke dengelenerek şecaat (yiğitlik) erdemi elde edilir. Bu erdemlerin bütününden adalet meydana gelir. Adalet, her şeyin yerli yerinde ve dengede olması demektir. Bir davranışın adil olup olmadığı akılla anlaşılır. Bu erdemlere ancak aklın kılavuzluğunda ulaşılır. Erdemli davranışlar insanları mutluluğa, mutluluk da huzura kavuşturur. Sosyal bir varlık olan insanının birçok ihtiyacını karşılayabilmesi için toplumsal yaşama dâhil olması gerekir. Örneğin fırıncı manavdan, kasap marketten, doktor berberden ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Sosyal ilişkilerde kişilerin hikmet, iffet, şecaat ve adaletle davranmaları toplumun huzur ve mutluluğunda belirleyici olur (Görsel 2.2). Bu bağlamda kişinin kendine, ailesine, çevresine, topluma ve yaratıcısına karşı ahlaki sorumlulukları vardır. Kişilerin insanlara güven vermesi, çalışması ve üretime katkıda bulunması topluma karşı sorumluluklarındandır. Peygamberimiz ahlaklı Müslüman kişiyi şöyle tarif etmiştir: “Sizin en hayırlınız ahlakı en güzel olanınızdır.” (Buhârî, Edeb, 38.) “Sizin en hayırlınız, kendisinden hayır umulan ve asla kötülük beklenmeyendir.” (Buhârî, Edeb, 57.) “Müslüman, elinden ve dilinden diğer insanların güvende olduğu kimsedir.” (Buhârî, İman, 4-5.) Kişinin dürüst, yardımsever, sabırlı, hoşgörülü, saygılı ve ölçülü davranması ahlaki sorumluluğudur. Ahlaki kurallar, insanların ne zaman nasıl davranacağını belirlediği için toplumsal düzeni sağlar. İnsanlar bu düzende kendilerini güvende hissederler. Hukuk, örf, âdet ve ahlak kaynaklı kuralların pratiği yoksa bu kurallar bir değer ifade etmez. Bir toplum dünyanın en iyi kanunlarını çıkarıp adalet, dürüstlük, sevgi, saygı ve sorumluluk gibi değerleri en güzel şekilde tarif etse de kurallar ancak yaşandığı takdirde bir anlam kazanır. Bu anlamda ahlaki olan bir davranış uzun uzun düşünmeye ve herhangi bir zorlanmaya ihtiyaç olmaksızın gerçekleştirilmelidir. Çünkü bütün ahlaki davranışlar, içselleştirilmiş yatkınlıklardır. Zira bir beklenti ile veya zorla yapılan davranışlar ahlaki davranış olamaz. Bu bağlamda toplumun her bir üyesinin ahlaki kurallara dikkat ederek toplumsal huzur ve mutluluğa katkı sunması gerekmektedir.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 51 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.