Kemal’in Değişimi Hikaye
"Kemal’in Değişimi Hikaye" okumak için aşağıdaki yayınımızı inceleyiniz.
Kemal’in Değişimi Hikaye
Kemal, sekiz yaşında hem afacan hem hareketli bir çocuktu. Aynı zamanda müthiş bir bilgisayar uzmanıydı. Farklı kişiliklere girer, sanal alemlerde saatlerce gezinirdi. Annesi Selda Hanım ve babası Seyit Bey oğullarının durumundan çok şikâyetçiydi ama öğretmenlerinin parmakla gösterdiği bir çocuktu. Her gün eve gelir gelmez annesinin "Hoş geldin" sözüne hızlıca "Hoş bulduk"diyerek odasına gider, çantasını fırlatır, doğru bilgisayarının başına geçerdi. Saatlerce bilgisayarında oyalanır, ödevleri hep uyku saatine kalırdı. Sınavlarına çalışmayı da hep son güne bırakır, istediği ve beklediği notu alamazdı. Ev hanımı olan annesi Selda Hanım oğluna her türlü desteği vermesine rağmen oğlunu bilgisayar bağımlılığından kurtaramazdı Babası Seyit Bey başarılı bir pilottu ve oğlunu çok severdi ama oğlunun o hâline bir şey yapamazdı. Yine bir gün okuldan eve geldi Kemal. Hemen odasına gitti ve bilgisayarını açmak için düğmeye bastı ama açılmıyordu. Bilgisayar kablosuna baktı, prize takılıydı. Yani bir bilgisayarın açılması için gerekli olan tüm özellikler tamamdı. Bunlarla uğraşırken Kemal'in birden uykusu geldi. Yatağa yatması ile gözlerinin kapanması bir oldu. Gözlerini açtığında annesi ile babasının nerede olduğunu merak etti. Annesi zaten evdeydi. Babasının da gelmiş olabileceğini düşündü . Onları bulmak için salona gitti ama garip bir şeyler olmuştu. Her yer, herkes bambaşkaydı. Annesi ve babası sanki birden yüz kilo olmuşlardı. Nasıl olurdu da bir iki saatte bu kadar şişmanlayabilirlerdi? İkisi de gözlerini hiç ayırmadan televizyona dikmişlerdi. Kemal ne kadar onları çağırdıysa da onlar hiç cevap vermemişlerdi. Yalnızca Kemal bir perde gibi televizyonu kapatınca bakabildiler Kemal'e. Kemal: -Neler oluyor burada? Neden bu kadar şişmanladınız? -Sadece bir akşam yemeği yedik. -Ama anne, sadece bir akşam yemeği ile bu hâle gelmiş olamazsınız, dedi ama maalesef ailesi daha fazla konuşmadı. Ne yapacağını bilmiyordu. Karnı acıkmıştı. Doğruca mutfağa yöneldi ama o da ne? Mutfaktaki tüm teknolojik aletler çalışıyordu. Buzdolabı, fırın, elektrikli mutfak aletleri hatta elektrik süpürgesi bile...Hemen odasına kaçtı Kemal ve tekrar bilgisayarını açmayı denedi. İşin içinden çıkamadığında hemen bilgisayarına sığınırdı, yine öyle yaptı. Bu sefer açılmıştı. Bundan daha iyi ne olabilirdi? Ama nedense bilgisayarı açtığı gibi kapattı Kemal çünkü ailesine ne olduğunu merak ediyordu. Salona tekrar gittiğinde teyzesi ve eniştesini gördü fakat onlar da en az yüz kilo olmuşlardı. Neler oluyordu ailesine? İşte tam olarak bunu çözmeliydi Kemal. Hem bildiği kadarıyla babasının bu gün uçuşu vardı. Neden evdeydi? Üstelik annesi çok tutumlu biriydi. Neden tüm teknolojik aletleri çalıştırıp açık bırakmıştı? Bunu öğrenmek için başladı araştırmaya. Önce mutfağa gidip çalışan tüm gereksiz teknolojik aletleri kapattı. Daha sonra salona gitti. Bu sefer teyzesi ve eniştesi de televizyona gözlerini dikmiş bakıyordu. Ona göre onlarla konuşmanın tek yolu televizyonu kapatmaktı. Nitekim Kemal de öyle yaptı ama aldığı tepki beklediğinden daha büyük oldu. -Ne yapıyorsun sen? -Çekilsene önümden! -Hemen aç televizyonu! Açıkçası Kemal böyle büyük tepkiler beklemiyordu ama bu işi çözmek için konuşmaya devam etti: -Ama kapatmazsam benimle konuşacağınız yok. -Ne diyorsun sen? -Hemen aç televizyonu! Ancak Kemal ne kadar çabaladıysa da onlarla doğru düzgün bir iletişim kuramadı. Mecburen odasına gitti ve düşünmeye başladı: Ailesi ne kadar da agresif olmuştu. Peki ya neden? Bunun cevabını veremiyordu. Bugün okulda teknoloji ve insan ilişkilerini işlemişlerdi.Yoksa teknoloji yüzünden miydi ailesinin o davranışları? Ama olamazdı çünkü teknoloji daima iyi bir şeydi. Yani Kemal böyle düşünüyordu. Sonra aklına annesi geldi. Ona göre annesi çok tutumlu biriydi. Evde ışıklar boşuna yanınca küplere binerdi. Peki niye mutfaktaki teknolojik aletleri açık bırakmıştı? Hem babasının üç günde bir uçuşu olurdu. Neden iki gün üstüste evde kalmıştı? Bu soruların cevabını arıyordu. Ailesi hâlâ aynı mı diye bakmaya salona gitti. Durum pek iç açıcı değildi. Hatta oldukça iç karartıcıydı. Bu sefer annesi, babası, teyzesi ve eniştesi bağıra bağıra kavga ediyordu. Ne söylediklerini duyabiliyordu Kemal. -Sen nasıl benim telefonuma dokunursun? -Benim tabletimi kullanamazsın! -Bizim evimizde televizyon izleyemezsiniz! Hiç karışmak istemedi Kemal. Gerisin geriye odasına çekildi. Niçin anlayamıyordu neler olduğunu? Bu konuyu danışabileceği kimse yoktu. Daha doğrusu vardı ama onlarla iletişim kurabilmek mümkün değildi. Kendi başına çözmeliydi ama nasıl? İşte tam bunları düşünürken bilgisayarına bir mesaj geldi. "Ailene ne olduğunu mu merak ediyorsun?" Ama kimin gönderdiği belli değildi. Kemal hemen "Evet" yazdı. Aldığı cevap şuydu: "İpuçlarını birleştir" fakat Kemal'e göre ortada bir ipucu yoktu. Tam o sırada aklına bir şey geldi. Neden bu konuyu teknoloji konusunu işledikleri Seval Öğretmenine sormuyordu? Ertesi gün okulda öğretmeniyle konuşmak üzere uykuya daldı. Sabah okula gittiğinde ilk işi Seval Öğretmen'ini bulmak oldu. Sanki onda da bir gariplik vardı. Dikkati dağınık gibiydi. Konuşurken odaklanamıyordu. Ama en azından onunla iletişim kurulabiliyordu. Tüm olayları anlattı Kemal, öğretmenine ve bir de kimden geldiği belli olmayan mesajdan bahsetti. Seval Öğretmen Kemal'e birkaç şey söyledi ama Kemal tatmin olmamıştı. Ne olmuştu böyle herkese? O gün okul ona aylar gibi geldi. Eve gelince yine aynı manzarayı buldu. Annesi ve babası televizyon karşısında oturuyordu ve yine mutfaktaki tüm teknolojik aletler çalışıyordu. Önce onları kapattı, sonra acıktığı için buzdolabını açtı ama içinde bir toz parçası dahi yoktu. Mecburen odasına çekildi. Odasına gittiğinde bilgisayarına bir mesaj geldi. Yine kimden geldiği belli değildi. Şöyle yazıyordu: İpuçlarını bulamıyor musun? Kemal de "Bulamıyorum" diye cevap yazdı. Yeni mesajda şöyle yazıyordu: "Dikkatli bak!" ama Kemal daha nereye bakacağını bilmiyordu. Üstelik kimdi bu mesajları gönderen? Kemal bunları düşünürken salondan bir ses geldi. Bu bir bağırma sesiydi. Şimdi de annesi ve babası kavga ediyordu. Bilgisayarındaki mesajları hatırladı "İpuçlarını birleştir, dikkatli bak." Düşünmeye başladı: Ailesi önce kilo almışlardı, sonra kavga etmeye başladılar. Tanıdığı herkes ve her şey birdenbire değişmişti. Annesi ve babasının kavga ederken ki sözleri aklına geldi. Sürekli tablet, telefon, televizyon gibi aletlerden bahsediyorlardı ve sürekli mutfaktaki aletler çalışıyordu. Aslında teknolojik aletler ölçülü kullanılınca çok faydalıydılar ama üç gündür bu aletlerde bir aşırılık vardı ve bunları düşünürken bir şey hatırladı Kemal. Son zamanlarda bilgisayar başında çok kalmış, derslerini aksatmıştı. Şimdi de abartma sırası ailesine gelmişti. Ne yapacağını bilemez hâldeydi. Olayları çözmüştü ama şimdi de ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Kime sormalıydı? Aklında tek bir isim belirdi: Seval Öğretmen. Ertesi gün okula gittiğinde yine her şeyi öğretmenine anlattı ve aldığı cevap şuydu: "Olanları kendin anladığına göre sorunları da kendin çözebilirsin." Bu sözler Kemal'e güven vermişti. Ayrıca bilgisayarına o mesajları kimin attığını, ailesinin bir anda nasıl şişmanladığını merak ediyordu. Böylelikle doğruca evin yolunu tuttu. Kemal evde yine aynı manzarayla karşılaşacağını sanıyordu ama durum öyle olmadı. Bu sefer annesi ve babası evde yoktu. Onların nereye gidebileceğini düşünürken aklına bilgisayarı geldi. Neredeyse dört gündür bilgisayarını hiç açmamıştı. Aslında ona göre bilgisayarsız bir hayat düşünülemezdi. Annesi hep ondan yakınırdı. "Sürekli bilgisayardasın; bu, senin davranışlarını da değiştiriyor" derdi. Kemal bu sözleri anlamazdı. Kemal düşündü ve teknolojinin aşırı kullanımı sırasının ailesine geçtiğini fark etti. Annesinin "Davranışların değişiyor." sözünü anlamıştı. Demek ki teknolojinin aşırı kullanımı insan davranışlarını olumsuz yönde etkiliyordu. O yüzden annesi ve babası sürekli kavga ediyordu. Olanları gerçek anlamda anlamıştı. Bir tek iş ailesini nasıl eski hâline döndüreceğini bulmaktı. Kapıda dönen anahtar sesini duydu Kemal. Annesi ve babası gelmişti ama bir tuhaflık vardı. Eski hallerine geri dönmüşlerdi. Zayıftılar ve kavga etmiyorlardı. Hatta yanlarında teyzesi, eniştesi ve Seval Öğretmen de vardı. Onlarda zayıf ve güler yüzlüydü. Televizyon ve mutfaktaki aletler kapalıydı. Rüya mıydı yani hepsi? Hayır, rüya değildi, uyanıktı. Ne olmuştu da her şey eski haline dönmüştü. İşte bu soruların cevabı ailesindeydi. "Siz nasıl zayıfladınız?" diye sordu Kemal ve her şeyi anlattılar ona: "Her şey seni bilgisayar bağımlılığından kurtarmak içindi. Bu plan sayesinde olaylarla uğraşmaktan bir türlü bilgisayarını açacak vakit bulamadın. Ayrıca aşırı teknoloji insanları yıpratır ve birçok sağlık problemlerine yol açar. İlişkileri zedeler, insanları agresifleştirir. Biz sana bunu anlatmak istedik ve galiba sen de dersini almışsın. Kemal çok şaşırmıştı. Olanların bir oyun olabileceği aklına hiç gelmemişti. Ayrıca teknolojinin bu aşırı boyutları onu ürkütmüştü. Sonra kendine geldi ve sordu: -Peki, o mesajları bilgisayarıma kim gönderdi? -Ben gönderdim, dedi Seval Öğretmen. Anlaşılan ailesi Kemal'in durumunu Seval Öğretmen'e anlatmış, ondan yardım istemişti. Seval Öğretmen de böyle bir yol izlemişti ve annesi devam etti: "Mutfakta çalışan teknolojik aletleri ben açmıştım çünkü senin görmeni istiyordum. Üzerimize de kalın giysiler giyip şişman bir görüntü sergiledik. Şimdi de o giysileri çıkardık." Ailesine çok teşekkür edip odasına gitti Kemal. Sonra şunu anladı: Teknolojik aletlerin aşırı kullanımı kötü sonuçlar doğurabiliyor ama eğer ölçülü kullanılırsa gerçekten harika bir şey. O günden sonra Kemal teknolojiye ayırdığı zamanın bir kısmını derslerine ayırdı ve sadece davranış bakımından değil, ders notları olarak da öğretmenlerinin örnek gösterdiği bir çocuk oldu."Kemal’in Değişimi Hikaye (Çocuklardan Ev Yapımı Öyküler)" ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok