Karakuşi Hükmü Hükm-ü Karakuşi Deyiminin Anlamı, Hikayesi, Öyküsü, Açıklaması Kısaca
Karakuşi Hükmü Hükm-ü Karakuşi Deyiminin Anlamı, Hikayesi, Öyküsü, Açıklaması Kısaca
Akla , mantığa, kanuna, kitaba, deftere., hasılı her bir şeye ters düşen hüküm ve kararlara Karakuşî hükmü yahut hükmü Karakuşî denir. Karakuşî, asıl adı Sait Bahaattin olan bir kimsedir. Tarihî kayıtlara göre, İslâm kahramanı Selahattin Eyyubî’nin veya onun kardeşi Sirkûh’un kölesi iken, her ne meziyeti var ise, yükselmiş ve önemli mevkilere gelmiştir. Karakuşi’nin önemli hizmetleri, başarılı işleri olmuştur. Fakat, iyi bir eğitimi olmadığı ve garip bir yaratılışa sahip olduğu için zaman zaman tuhaf hükümler verdiği de olmuştur. Elbette, tarih o önemli ve faydalı işlerden çok, o tuhaf hükümleri günümüze kadar taşımıştır. Çünkü hükümler hakikaten çok tuhaftır. İşte size birkaç örnek:
Karakuşî her senenin Muharrem ayında (Hicrî takvime göre) fakirlere sadaka verirmiş. Yine bir Muharrem ayında bütün sadakayı dağıttıktan sonra, yaşlı bir kadın, kapısını çalmış ve:
“Kocam öldü, fakat kefen alacak param yok!” demiş.
Karakuşî ne demiş peki:
“Bu sene sadakayı dağıttım. Sen git, seneye bu vakitlerde gel. Ben kocanın kefenini alacağım söz!”
Birgün, uzun sakallı iki kişi, yanlarına saçsız sakalsız bir adamı alarak, Karakuşî’nin huzuruna gelmişler ve:
“Bu köse bizim saçımızı sakalımızı yoldu!” diye şikayette bulunmuşlar.
Karakuşî bakmış, suçlunun ne sakalı var, ne de saçı. Hemen hükmünü vermiş:
“Bu kösenin saçı sakalı çıkanı kadar, sizi hapsedeceğim. Çıktığında, siz de onun saçını sakalını yolacaksınız !”
Tabi, o ikisi hemen davalarından vazgeçmişler.
Yine mübalağalı bir rivayete göre, Karakuşî’ nin çok güzel bir şahini varmış, kafesinden kaçmış. Karakuşî emretmiş ve şahin kaçmasın diye şehrin bütün kapılarını kapatmışlar.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok