“İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Sayfa 49 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 49

İsar: İşar, şefaat ve merhametten kaynaklanan bir duygudur. İhtiyaç içinde olsa dahi kardeşini kendine tercih etme anlayışıdır. Geniş anlamda cömertlik ve diğerkâmlık demektir. İnsanın elindeki kaynak ve imkânları başkalarının yararına kullanmasıdır. Hz. Peygamber, insanların en cömertiydi. Temel ihtiyacından fazlasını daima muhtaçlara dağıtırdı. O, cimrilikten sakınılması gerektiğini çünkü cimriliğin helak edici olduğunu ifade etmiştir.52 Başkasını düşünmeyen, yalnızca kendini değerli gören, kendi menfaatini önceleyen bireyciliğin ve cimriliğin, insan tabiatına aykırı olduğunu bildirmiştir. 3.3. İnsan-Toplum İlişkisi Kurumlaşma ferdin şahsiyet kazanması ve toplum dayanışması için önemlidir. İslam medeniyeti, insanın maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılayan çok sayıda özgün kurumlar oluşturmuştur. Bu sosyal kurumlardan bazıları mescit, vakıf, fütüvvet ve Ahilik'tir. "Cahiliye Dönemi'nde, aralarında baba tarafından kan bağı bulunan akrabanın oluşturduğu topluluğa "asabe”, bu topluluğun bütün fertlerini birbirine bağlayan ve herhangi bir dış tehlikeye karşı koymak veya saldırıda bulunmak söz konusu olduğunda bütün topluluk üyelerinin harekete geçmesini sağlayan birlik ve dayanışma ruhuna da "asabiyet” denilmekteydi. Asabiye, bugün anlaşıldığı manadaki ırkçılığa göre daha dar çerçeveli ve kabilevi bir karakter arz etmektedir. Düzenli bir siyasi birlikten ve hukuki yapıdan mahrum olan Cahiliye Dönemi'nde, bir kabilenin veya kabileden bir kişinin başka kabile tarafından -hangi sebeple olursa olsun- tecavüze uğramasını önleyen veya herhangi bir tecavüzün vukuu hâlinde, bunun doğurduğu maddi ve manevi zararın telafisini sağlamaya sevk eden en önemli ve tesirli amil asabiyet kanunu idi. Saldırıya maruz kalan tarafın kendi kabilesini yardıma çağırması hâlinde bütün kabilenin galeyana gelerek bu çağrı uyarınca hareket etmesi asabiyet kanununun kaçınılmaz bir gereği idi ki Cahiliye Dönemi'nde ardı arası kesilmeyen kabileler arası savaşların temelinde bu kanun vardı. Kur'an'da bu zihniyetin temelini teşkil eden soy üstünlüğü, kabilecilik ve kavmiyet davalarının tümüyle reddedildiği, samimi dindarlık ve ahlaki hassasiyet demek olan takva dışında bir üstünlük sebebi görülmediği, gruplar arasında baş gösterebilecek çekişmeleri -asabiyet gayretiyle daha da arttırmak yerine- öncelikle adalet ve hakkaniyete dayanan uzlaşma yoluna gitme ve her durumda haksız tarafın karşısında olma vecibesinin getirildiği açıkça görülmektedir.” Aile: Yeryüzünde ilk aile Hz. Âdem ve Havva tarafından kurulmuştur. Aile medeniyetlerin gelişmesinde ve varlığını korumasında belirleyici olan kurumdur. İslam toplumunun temel taşı ve sosyal hayatin çekirdeğidir. İslam toplumunda aile birliğine büyük önem verilir. Ailenin tarafları olan erkek ve kadın birbirinin destekçisi, koruyucusu53 ve huzur kaynağıdır. Aile yuvası sevgi, şefaat ve merhamet üzerine kurulur. Kur'an ve hadislerde evlilik tavsiye ve teşvik edilir.54 Hz. Peygamber, İslami bir yaşantının hâkim olduğu ailelerin kurulmasını ve ümmetinin sayıca artmasını istemiş, hesap gününde ümmetinin çokluğuyla övüneceğini ifade etmiştir.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 49 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.