“İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Sayfa 28 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 28

Sözlükte "bilmek" anlamına gelen ilim (ilm) genellikle "bilgi" ve "bilim" karşılığında kullanılır. Klasik sözlüklerde "bir şeyi gerçek yönüyle kavramak, gerçekle örtüşen kesin inanç (itikad), bir nesnenin şeklinin zihinde oluşması, nesneyi olduğu gibi bilmek, nesnedeki gizliliğin ortadan kalkması, tümel ve tikellerin kavranmasını sağlayan bir sıfat" gibi değişik şekillerde tarif edilmiştir. "Bilgisizliğin (cehl) karşıtı" biçiminde de tanımlanır. İslam kültüründe ilâhî ve beşerî bilgi yanında bilim için de kullanılan kapsamlı bir terimdir. Müslümanlar, peygamberlerin yönlendirmesiyle ilmin önemini ve faydasını kavramış, bilgiye ulaşmada gayret göstermişlerdir. İlmî çalışmalarda gösterilen gayret; manök, kelam, felsefe, hadis, tefsir, fıkıh, tarih, dil, fizik, kimya, matematik, tip ve astronomi gibi ilimlerin gelişmesini sağlamıştır. Medeniyetin kimliğini, bilginin kullanım ve yorumlama yöntemi belirler. Bilginin medeniyetteki işlevi, insanlara kendi dünya görüşünü kazandırmasıdır. İslam Müslümanlara tevhit eksenli bir dünya görüşü kazandırır. Müslümanlar tevhit bilinciyle bilginin kaynağıyla güçlü bir irtibat kurarak edindikleri yeni tecrübelerle İslam kültür ve medeniyetini zirveye taşımışlardır. 1.4. Özgünlük İslam kültür ve medeniyeti, karşılaştığı İran, Yunan ve Hint gibi medeniyetlerden aldıklarını İslam potasında eritmiştir. Devraldığı mirasın, tevhide uygun olanını kullanmış; aykırı olanını ise ya ıslah etmiş ya da reddetmiştir. İslam medeniyeti eklektik, taklitçi ya da öykünmeci tutum içinde olmamıştır. İslam kültür ve medeniyeti paylaşımcı ve çok kültürlü bir medeniyettir. İslam, toplumu ayrıştirıcı değil bütünleştiricidir. Kur'an, muhataplarına Âdem'in (as) soyundan gelmeleri nedeniyle "Ey insanlar" şeklinde hitap eder. Onları ırk, dil, bölge, inanç, sınıf gibi farklılıklarından ötürü üstün ya da aşağı görmez. Müslümanlar "Halka hizmeti, Hakk'a hizmet" olarak görmüşler ve yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevmeyi kendilerine düstur edinmişlerdir. YORUMLAYALIM Soru: "Şüphesiz o zikri (Kur'an'ı) biz indirdik! Onun koruyucusu da elbette biziz." Yukarıdaki ayette Kur'an'ın hangi yönüne vurgu yapılmıştır?
  • Cevap: Ayette Kur'an'ın Allah tarafından korunacağına ve tahrif edilmeden insanlara ulaşacağına vurgu yapılmıştır. Bu, Kur'an'ın ilahi bir koruma altında olduğunu ifade eder.

İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 28 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.