“İslam Ahlakı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 86 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

İslam Ahlakı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 86

2.7. Çevre Bilinci ve Duyarlılık

Çevre, “bir şeyin yakını, yöresi, etrafı, bölgesi ve içinde yaşadığımız ortam” demektir.³⁰ Hava, toprak, bitki ve hayvanlar başta olmak üzere insanın doğrudan veya dolaylı etkileşim içinde olduğu canlı cansız tüm unsurlar çevre kapsamına girer. Farklı açılardan dinli çevre, ekonomik çevre, sosyal çevre, kültürel çevre gibi kavramlarla da ifade edilir.

Kazanımla ilgili içeriğe bu karekod ile ulaşabilirsiniz.

Bitkiler, hayvanlar ve insanlar birbirleriyle bir bütün olarak ve denge içinde yaşamlarını devam ettirirler. Allah (cc), yarattıkları arasında bir denge oluşturduğunu şöyle açıklar: “Şüphesiz biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.” Bir başka ayette de bu dengeyi korumamız ister: “Göğü O yükseltti, denge ve ölçüyü O koydu ki dengeden sapmayasınız."³² Dengeyi sağlayan unsurlardan birine zarar verildiğinde diğerleri de bundan zarar görür. Canlı türlerinden birini yok etmek Allah'ın (cc) kurduğu düzeni bozmaya çalışmak anlamına geldiği için aynı zamanda O'na karşı gelmektir.

İslam, bütün varlıkların yaratılıştan itibaren değerli olduğunu benimser. Çevreyi en değerli olan insana emanet eder. Çünkü insan, canlılar içinde çevreyi en üst düzeyde algılayabilen varlıktır. Yeryüzünde emaneti yüklenen varlık olması $ ^ sebebiyle Allah (cc) insanı sorumlu tutar. Öyleyse insanın iman ve ibadetlerle ilgili olduğu kadar çevreyi korumakla ilgili de sorumlulukları vardır. Peygamberimiz bir hadisişerifinde dünyanın tertemiz yaratıldığını şöyle açıklar: “Benim için yeryüzü temiz ve namaz kılmaya uygun kılınmıştır.” Bu temiz hâlin korunması her Müslümanın aslı görevleri arasındadır. Bunlar yerine getirildiğinde tüm yaşam alanları tertemiz olur.

Ekolojik dengenin bozulması insanların yanlış davranışlarının sonucudur. Günümüzdeki doğal felaketlerin çoğu insanların doğaya verdiği zararlardan kaynaklanır. Toprağın ve suyun kirletilmesi sağlıkları tarım ürünlerine ve temiz suya ulaşmada sıkıntıların yaşanmasına sebep olur. Ormanların tahrip edilmesiyle veya kimyasal gazların etkisiyle ozon tabakası zarar görür, sera gazı oluşarak küresel ısınmaya sebep olur. Bu da iklim değişikliklerine, yer altı ve yer üstü su kaynaklarının azalmasına ve çölleşmeye sebep olur. Sonuçta bütünüyle ekolojik dengenin bozulmasına yol açan bu olumsuzlukların tamamı insanların hatalı davranışlarından kaynaklanır. Konu Kur'anı Kerim'de şöyle anlatılır: “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah (yaptıklarından dönüşünler diye) işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.” 

Toprağın, suyun, biyolojik çeşitliliğin ve diğer doğal varlıkların tahrip edilmesi insanın ve doğanın dengesini bozar. İnsanın çevreye duyarlı olabilmesi için öncelikle kendi türüne duyarlı olması gerekir. Bütünüyle duyarlılık kültürüne sahip olmadan hayatın bir bölümü olan çevreye duyarlı olunması beklenemez.

Çevre sorunu sadece yukarıda sayılan fiziki mekânlarla sınırlı değildir. İsrafın yaygınlaşması, insanın canlılara bakışı ile hayat felsefesindeki olumsuz değişmeler gibi ahlaki erdemlerin yok olması da çevre sorunlarına sebep olan etkenlerdendir.³⁸

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

Meb Yayınları İslam Ahlakı Ders Kitabı Sayfa 86 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.