“İslam Ahlakı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 27 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

İslam Ahlakı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 27

yaratıcısına olumsuz davranışlarla görünmek istemez. İnsanın iradesini akıiselim (sağduyu) ile kontrol etmesini böylece erdemli kalabilmesini sağlar. Sonuç olarak iffet ve hayâ müminin hayatını güzelleştiren vazgeçilmez değerlidir.

1.3. Adalet

Adalet, İslam'ın en çok üzerinde durduğu toplumsal değerlendidir. Sözlükte “denge, hak sahibine hakkını vermek, yerince ve yeterince davranmak, ifrat (ölçüyü aşma) ve tefritten (yeterli ölçüde olmama durumu) uzak kalmak” gibi ifadelerle tanımlanır.²⁴ Dini terim olarak adalet; “farzları işlemek, tutarlı olmak, hakka uygun davranmak, ayrım yapmamak ve her türlü kötülükten uzak durmak” demektir.²⁵ Evrensel ve nesnel bir ölçüt olan “hak” kavramıyla açıklanır.²⁶ Bu bağlamda evrensel hukuk ilkelerine bakıldığında görülür ki suçun kanuni boyutu, suç ve cezanın şahsi oluşu²⁷ yargılama yapılırken her iki tarafa da adil davranmak gerektiği gibi ilkeler İslami kurallarla örtüşür.

Kazanımla ilgili içeriğe bu karekod ile ulaşabilirsiniz.

Kur'an'ı bize yaşayarak öğreten Hz. Peygamber'in hayatına bakıldığında adalet ve hakkaniyet konusunda birçok örnek olduğu görülür. Mekke'de haksızlığa uğrayan kişilere yardımcı olmak için kurulan Erdemliler Topluluğu'na (Hilfülfudul) üye olarak adaletin sağlanmasında etkin görev almıştır. Şehrin ileri gelenleri aralarında anlaşmazlığa düşükleri birçok konuda onun hakemliğine ve adaletine başvurmuştur.²⁸

OKUMA PARÇASI

Peygamberimiz kuralların eşit uygulanması konusunda son derece hassas davranmıştır. Mühataplar kim olursa olsun hakkaniyetli davranma konusunda Allah'ın (cc) emrine uyarak net bir duruş sergilemiştir.

“Mahzum kabilesinden Müslüman olmuş bir kadının, ziynet eşyası çaldığı için cezalandırılması gerekmektedir. Mekke'nin fethi sırasında gerçekleşen bu olay sonucu kabilenin ileri gelenleri gurur meselesi yaparak olayın dillendirilmeden kapatılması ve cezanın affı için Hz. Peygamber'e aracı göndermişlerdir. Hz. Peygamber bu teklifi duyduğu anda mübarek yüzü kizarmış ‘Allah’ın verdiği bir cezanın affı için mi şefaat istiyorsun?’ diyerek öfkesini belli etmiştir. Tarihe geçecek şu sözlerle de ashabına nasihatte bulunmuştur:

‘Sizden önceki milletler, hırsızlık yapan soyluları bağışlayıp söylü olmayanları hemen cezalandırmaları sebebiyle helak edildiler. Allah’a yemin ederim ki Muhammed’in kızı

Fatıma hırsızlık etseydi onu da cezalandırırdım.” (‘Buhari, “Hüdud”, 13.) (Nişa süresi, 135. ayet.)

Peygamberimizin bu uygulaması Rabbimizin şu emriyle de örtüsmektedir: “Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tütün, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktadır.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

Meb Yayınları İslam Ahlakı Ders Kitabı Sayfa 27 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.