“Bu performans görevinde sizlerden öğretici bir metni edebî metne dönüştürmeniz beklenmektedir. Aşağıdaki adımları takip ederek çalışmanızı gerçekleştiriniz.” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Bu performans görevinde sizlerden öğretici bir metni edebî metne dönüştürmeniz beklenmektedir. Aşağıdaki adımları takip ederek çalışmanızı gerçekleştiriniz.

Soru: Bu performans görevinde sizlerden öğretici bir metni edebî metne dönüştürmeniz beklenmektedir. Aşağıdaki adımları takip ederek çalışmanızı gerçekleştiriniz.

  • Cevap: 

Performans Görevi: Öğretici Metinden Edebî Metne

Seçilen öğretici metin türü: Günlük

Seçme gerekçem: Günlükler kişisel gözlemler ve düşünceler içerdiği için duygusal yönü güçlüdür. Bu özellik, onu edebî bir metne dönüştürürken samimi ve etkileyici bir anlatı kurmak açısından uygun kılar.

Yazma amacı: Günlükteki içsel düşünceleri bir hikâye formuna dönüştürerek okuyucuda empati uyandırmak, duyguların ortaklığını göstermek.

Hedef kitle: Lise öğrencileri – duygularını ifade etmeyi öğrenen gençler.

Yazma stratejisi: Günlükteki iç ses, anlatıcı konumuna getirilerek olay örgüsüne ve duygusal yoğunluğa sahip bir kısa hikâye hâline dönüştürülecek.

İleti: İnsan, iç dünyasındaki korkuları ve yalnızlığı fark edip onları kabul ettiğinde güçlenir.

Belirlenen edebî metin türü: Hikâye

Dil ve anlatım: Sade, içten, duygusal; betimlemelere, iç konuşmalara ve imgelere yer verilecek.

Kullanılan anlatım biçimleri: Öyküleyici ve betimleyici anlatım.

Düşünceyi geliştirme yolları: Tanımlama, örnekleme, benzetme.


EDİBÎ METİN: “GÜN BATIMI DEFTERİ”

Bugün, yine aynı banka oturdum. Güneş, denizin üzerinden yavaşça kaybolurken rüzgâr saçlarımı savurdu. Defterimi açtım. Kalemim, uzun süredir yazılmayı bekleyen kelimelerle doluydu. “Yorgunum.” diye başladım. Yorgundum çünkü kelimeler bile artık beni anlamıyor gibiydi.

Geçen hafta arkadaşlarım arasında konuşurken bir an sessiz kaldım. Herkes gülüyordu, ben sadece izliyordum. Gülümsemek istedim ama içimden gelmedi. O an, içimdeki yalnızlığı fark ettim. Belki de kimse fark etmeden içimde büyüyen bir sessizliği taşıyordum.

Bugün o sessizliğe ses vermeye karar verdim. Yazdıkça içimdeki karanlık dağılır gibi oldu. Kalem, kalbimle konuşmaya başlamıştı. Cümleler, bir dostun omzuna başımı koymak gibiydi. Rüzgâr biraz sertleşti, sayfalar kendiliğinden çevrildi.

“Belki de yalnızlık kötü bir şey değil.” diye yazdım. Çünkü yalnızlık, insanın kendini tanıdığı aynaydı. O an güneş tamamen battı ve gökyüzü mora döndü. Sayfayı kapatırken artık daha hafiftim. Defterimin kapağını yavaşça kapadım ve içimden dedim ki: “Her gün batımı, yeni bir başlangıcın habercisidir.”


Kullanılan görsel-işitsel öğeler: Gün batımı, deniz, rüzgâr ve sessizlik atmosferi.

Söz sanatları: Benzetme (cümleler, bir dostun omzuna başını koymak gibiydi), kişileştirme (kalem kalbimle konuştu).

Eksiltili cümleler: “Yorgunum.”, “Belki de yalnızlık kötü bir şey değil.”

Anlam bütünlüğü: Metin, başlangıçta içsel sıkıntıyı, sonunda kabulleniş ve huzuru işler.

Sonuç:

Bu çalışma ile öğretici bir günlük türü, hikâyeleştirilerek edebî bir metne dönüştürülmüştür. Duygular, imgeler ve betimlemelerle desteklenerek okuyucuya örtük bir ileti verilmiştir: Yalnızlık, insanın kendine açılan kapısıdır.

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 126 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.