Bir Hayalim Var Hikaye
"Bir Hayalim Var Hikaye" okumak için aşağıdaki yayınımızı inceleyiniz.
Bir Hayalim Var Hikaye
Pencereden sızan güneş, Ece'nin okula vaktinde gidebilmesi için bir fırsattı. Yüzüne düşen güneş ışığı, Ece'nin bir ya da iki kez gözlerini ovuşturduktan sonra kalkmasına sebep oluyordu çünkü. Sanki tam vaktinde kurulmuş bir çalar saat gibi, güneş de ışınlarını vakitlice gönderiyordu. Kalktı, yüzünü yıkadı, okul formasını giyindi ve kahvaltı yapmak için mutfağa geldi. Bugün pazartesi olmasına rağmen çok mutlu görünüyordu. Normalde kalkmak istemez, huysuzlanırdı. Aslında mutlu olmasının tek sebebi ilk dersinin Türkçe olmasıydı. Hem dersi hem de öğretmenini çok seviyordu. Vereceği ödevleri merakla ve istekle bekliyordu. Kahvaltısını oyalanmadan yapmak zorundaydı çünkü çok az bir zamanı kalmıştı. Hemen çantasını aldı ve hızla evden çıktı. Okula geldiğinde herkes İstiklal Marşı'nı okumak için sıra olmuştu. Az da olsa geç kaldığının farkındaydı. Belli etmemek için hemen koşup sıraya girdi. İstiklal Marşı'nı okudular ve içeri girdiler. Sınıf genelinde dün akşam oynanan Beşiktaş maçının pozisyonlarını konuşan erkekler, pazartesi uykusuzluğunu çeken kızların isyanları vardı. Bir de bu kadar sesten ötürü elleri ile kulaklarını kapatan bir Ece vardı. Tam şu anda öğretmeninin gelmesi en büyük dileği olabilirdi. Artık dayanamayacaktı çünkü. Anlamadığı tek şey vardı, haftanın ilk günü, günün de ilk dersi olmasına rağmen bu kadar enerjiyi nereden bulduklarıydı. Tam da bunları düşünürken kapı açıldı ve sınıfa Erdem hoca girdi! Bir güneş gibi doğmuştu, bütün sesler kesilmişti. Sınıfta inanılmaz bir sessizlik oluşmuştu. İşte bu sessizliğe bayılıyordu Ece. Öğretmenlerinin günaydın demesiyle herkes sırasına oturmuştu. Ece de diğerleri gibi defterini, kitabını çıkardı ve Erdem hocanın anlatacağı konuyu dinlemeye koyuldu. Dersin bitmesine bir beş dakika falan kalmıştı. Bu beş dakika da Erdem hocanın ödev vermesi için yeterdi. Öğrencilerinden hayallerini yazıp yarınki dersleri için hazırlamalarını istemişti. Öğrencilerin sevindikleri gözlerinden belli oluyordu. Çünkü hepsinin büyük, kocaman hayalleri vardı. Biri dünyayı kurtarmayı hayal ediyor, diğeri altınlarla kaplı bir sarayda yaşamayı. Hepsinin yazacak bir yazısı vardı. Peki, aynı şey bizim kahramanımız için de geçerli miydi? Ece, donup kalmıştı. Hiç hayali olmayan bir çocuk mu olurdu? Acaba hayalleri vardı da o mu bilmiyordu? Bu sorular kafasının içinde dolanıp durdu, ta ki zil çalana kadar. Eğer yarına kadar hayalini keşfedemezse ilk defa en sevdiği dersin ödevini yapmamış olacaktı. Bu Ece için o kadar kötü bir durumdu ki... Belki de ilgi duyduğu alanları, içinde bulunmak istemediği durumları göz önünde bulundurarak hayalini ortaya çıkarabilirdi. Çünkü her insanın bir hayali kesinlikle varmış. Ya büyük, olağanüstü bir hayal ya da küçük, ufak bir hayal fark etmezmiş. Bunu da Erdem öğretmeniyle konuştuktan sonra anlamıştı. Yazısına ve hayalini bulmaya başlamadan önce güzelce bir karnını doyurmalıydı, çok acıkmıştı. Yemeğini yemek için sofraya geçti. Ama ekmeğin sonunu sabah kahvaltıda yediğini unutmuştu. Ekmek almak için aceleyle evden çıktı. Her zamanki gittiği yere gidecekti. Mahalle bakkalına. Çünkü çok yakın bir yerdi ve Ece'de çok acıkmıştı. Ekmeği almıştı, eve dönerken kaldırım kenarında oturan küçük bir kız çocuğu gördü. Çocuğun ailesinin olmadığı, evsiz olduğu çok belliydi. Üstünde ince bir kazak vardı sadece. Ne kadar üşüdüğünü tahmin etmek bile istemiyordu. Ekmeğinin yarısını o kıza verdi. Ece'nin gözleri dolmuştu. Ne yapacağını bilmiyordu. Bu yüzden babasını aradı ve babası gelene kadar kızın yanında bekledi. Babası geldiğinde küçük kızı gördü ve o da Ece kadar üzülmüştü. Bir süre düşündü ve küçük kızı yuvaya götürmenin en doğru yol olacağına karar verdi. Kızı kucağına aldı ve arabaya götürdü. Ama babası Ece'nin çok üzüldüğünü görmüştü ve bu yüzden Ece'nin gelmesini istememişti. Ece de babası ve küçük kız gidene kadar bekleyip, sonra da eve geçmişti. Hiç iştahı kalmamıştı. Getirdiği ekmek de öylece duruyordu. Bu kız bu yaşıyla sokakta nasıl kalmıştı? Nasıl karnını doyurmuştu? En önemlisi de anne ve babasız ne yapmıştı? Kendini bir de o küçük kızın yerine koymuştu. Annesiz, babasız, evsiz... Bu küçük yaşta ne kadar ağır olmalıydı ona diye düşünürken Ece bir anda hayalini bulmuştu. Bunu da o küçük kıza borçluydu. Neden mi? Ece o kızı gördüğünde çok üzülmüştü ve ona yardım etmek istemişti. Hayali de buydu işte. Hiçbir çocuğun annesiz, babasız, evsiz kalmasını istemiyordu. Herkesin sıcacık bir yuvası ve bir ailesi olsun istiyordu. Belki diğer arkadaşlarına göre çok önemsiz, küçük bir hayaldi bu. Ama Ece bunun her büyük için, her çocuk için, kısacası herkes için çok önemli olduğunu biliyordu. Erdem öğretmeninin de kendisini kesinlikle anlayacağını düşünmüştü. Bu yüzden hiç tereddüt etmeden yazmaya başlamalıydı. Ve ödev göz açıp kapayana kadar bitti! Ece derin bir rahatlama içerisindeydi. Hem en sevdiği dersin ödevini tamamlamıştı hem de küçük bir kıza az da olsa yardım etmişti. Erkenden yatıp hemen sabah olmasını istiyordu. Ece bu sefer güneşin kendisini uyandırmasına izin vermeden erkenden uyanmıştı. Hemen kahvaltısını yaptı ve bir roket gibi evden fırlayıp okula gitti. Zaman su gibi akıp geçmişti. Çoktan dördüncü saate gelip ödev okumalarına başlamışlardı bile. Ece'nin de tahmin ettiği gibi hepsinin hayalleri birbirine benziyordu ve çok büyüktü. Sıra Ece'ye gelmişti. Baştan sona yazdıklarını, ne hissettiğini, her şeyi okudu. Diğer arkadaşlarının küçümser bir ifadeyle kendisine baktığını gördü. Ama onları görmezden gelmeye çalıştı. Sadece öğretmeninden gelecek olan değerlendirmeyi duymak istiyordu. Erdem hoca ayağa kalktı ve Ece'nin yanına geldi. Onu tebrik etti. Çok güzel bir hayalinin olduğunu ve sınıfa çok güzel bir yazı sunduğunu söyledi. Ece o kadar mutlu olmuştu ki... Kim öğretmeninden böyle güzel sözler duyunca mutlu olmazdı ki. Eve geldiğinde her şeyi babasına anlattı. Ece artık herkesin bir hayalinin olduğunu anlamıştı. Küçük ya da büyük nasıl bir hayal olursa olsun fark etmiyordu. Hayalim yok diyen kişiler de, daha hayalini keşfedememiş insanlardı."Bir Hayalim Var Hikaye (Çocuklardan Ev Yapımı Öyküler)" ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok